Ayaklarınızı yere basmanızı sağlayan şey yer çekimi kuvvetidir. Bu nedenle Dünya'da yaşayan ortalama bir insan yerden sadece 0,5 metre yükseğe sıçrayabilir. Fakat güneş sistemindeki gezegenlerin yer çekimi kuvveti değişir. O yüzden aynı sıçrayışı Merkür, Venüs ya da Mars'ta yapacak olsaydınız çok daha yükseğe sıçrayabilirdiniz.

Venüs güneş sistemindeki gezegenlerin yer çekimi kuvveti listesinde ilk sırada yer alıyor.

Venüs

Atmosferini kapatan bulut kümesi olmasaydı Venüs'ten Dünya'yı görebilirdiniz. Bu bulutlar berbat bir sera etkisi yapar ve devasa bir atmosferik basınç oluşturur. Burada zıplamak isteseydiniz sadece 0,6 metre yükseğe çıkardınız. Çünkü Dünya'nın ve Venüs'ün kütlesi neredeyse aynıdır. Sıcaklığıysa aynı alevler içinde yanan bir volkan gibidir. Burada yağan yağmurlar da kimseyi ferahlatmaz. Çünkü bulutları sülfürik asitten oluşur.

Merkür'de sıçramak çok daha zor olurdu, çünkü yer kabuğu oldukça sıcaktır.

Merkür

Merkür'deki yer çekimi kuvveti Dünya'dakinin yarısı kadardır. Bundan dolayı yerden yaklaşık 1,2 metre yükseğe sıçrayabilirdiniz. Ama sıcağına dayanamazdınız. Çünkü gezegenin güneşli tarafındaki sıcaklık 427 dereceye ulaşır. Burada olmak bir yanardağın yamacında bulunan koyu, kırmızı lava boynunuza kadar batmak gibidir. Ayrıca gece rahatlayacağınızı da söylemem. Zira kavurucu havanın sıcak gece olunca -138 dereceye kadar düşer.

Mars'ın yer çekimi o kadar güçlü değildir, o yüzden daha yukarı sıçrayabilirsiniz.

Mars

Mars'ta dikey yönde zıplarsanız havada yaklaşık 1,2 metre yükselirsiniz. Yani bahsedebileceğim bir havası olsaydı öyle olurdu. Mars'ın atmosferi vardır, fakat çok daha incedir. Mükemmel ve masmavi gün batımı sizi büyüler. Ayrıca burada muhtemelen bir dağ da görebilirsiniz. Bu dağ güneş sistemindeki en yüksek dağ olan Olympus Mons'tur. Everest Dağı'ndan neredeyse üç kat daha uzundur ve aynı zamanda bir yanardağdır.

Plüton cüce bir gezegendir ve yer çekimi yok denecek kadar azdır.

Plüton

Plüton bir zamanlar dokuzuncu gezegen olarak biliniyordu. Ancak şu an sadece bir cüce gezegen olarak kabul ediliyor. Burada sadece 7,6 metre yükseğe zıplayabilirdiniz. Çünkü Plüton gerçek bir gezegen olamayacak kadar küçüktür. Hatta pek çok uydudan daha ufaktır. Atmosferi ise zaman zaman ortaya çıkıp kaybolur. Güneş'e yaklaştığında yüzeyindeki buz atmosfere dönüşür. Ancak uzaklaştığında gaz tabakası yeniden kaybolur.

Jüpiter tamamen gazdan oluşur, bu yüzden katı bir yüzeye sahip değildir.

Jüpiter

Bir gaz devi olduğu için Jüpiter'in katı bir yüzeyi yoktur. Bu yüzden burada zıplamak mümkün değildir. Fakat illa denemek isteseydiniz sadece 0,2 metre yükseğe zıplayabilirdiniz. Zira Jüpiter, Dünya'dan 10 kat geniştir ve hacmi 300 kat daha büyüktür. Bu nedenle yer çekimi çok fazladır. Ayrıca yüzeyinde en az 400 yıldır bir fırtına devam etmektedir. Fırtına zamanla küçülse de etki ettiği alan gezegenimiz kadardır.

Uranüs çok ama çok soğuktur, hiçbir canlı o soğukta hayatta kalamaz.

Uranüs

Uranüs tamamen buzdan oluşur. Aslında çoğunlukla Jüpiter ve Satürn'e benzer. Ancak atmosferinde ve mantosunda çok daha fazla buz vardır. Burada zıplarsanız yaklaşık 0,6 metre yukarı çıkarsınız. Fakat zıplar zıplamaz donarsınız. Zira Uranüs tüm gezegenler arasındaki en düşük minimum sıcaklığa sahiptir. -227 derece olan sıcaklığıyla sıvı nitrojenden bile daha soğuktur. Bu yüzden buradaki her şey buzdan ibarettir.

Neptün bir buz gezegenidir ve en az Uranüs kadar soğuktur.

Neptün

Neptün, Venüs'ün ikiz kardeşidir. Bu gezegende bir buz devidir ve boyutu biraz daha küçük olmasına rağmen kütlesi çok daha büyüktür. Kütlesi nedeniyle buradaki yer çekimi de etkileyici bir seviyededir. Bu yüzden burada sadece 0,4 metre yükseğe zıplayabilirdiniz. Neptün'de 1 yıl neredeyse 165 gün kadar sürer. Ancak Güneş'e bizim olduğumuzdan 30 kat daha uzaktır. Ayrıca güneş sistemindeki resmi olarak kabul edilen son gezegendir.

Eris cüce gezegenlerden biridir, zaman zaman Kuiper Kuşağı'na girip çıkar.

Eris

Eris, Kuiper Kuşağı'na girip çıkan cüce bir gezegendir. Bu gezegenin yüzeyinde zıplasaydınız 15,5 metre yukarı çıkardınız. Çünkü yer çekimi yok denecek kadar azdır. Bu nesne, cüce gezegen teriminin ortaya çıkmasına neden olay şeydir. Gök bilimciler onu güneş sisteminin onuncu gezegeni yapmak istemişlerdi. Ancak bu kararı sonradan yeniden değerlendirdiler. Eğer böyle yapmasalardı güneş sistemimizdeki onuncu gezegen olacaktı.

Satürn gazdan oluşan bir gezegendir, ayak basabilecek herhangi bir yüzeyi yoktur.

Satürn

Satürn güneş sisteminde ikinci büyük gaz devidir. Jüpiter'den sadece biraz ufaktır. İçine yaklaşık 9,5 Dünya sığabilir, ancak kütlesi daha küçüktür. Eğer zıplamaya elverişli bir yüzeyi olsaydı, havada sadece 0,4 metre yükselebilirdiniz. Yani bu açıdan gezegenimizle neredeyse aynıdır. Bu gezegen halkalarıyla ünlüdür. Bu halkalar farklı uzay nesneleriyle çarpışması sonrasında oluşan toz ve buz parçalarının kalıntılarıdır.

Ceres bilinen en büyük asteroitti, fakat şimdi cüce bir gezegen olarak sınıflandırıldı.

Ceres

Ceres güneş sistemindeki en büyük asteroittir. Fakat sonrasında cüce gezegen olarak sınıflandırılmıştır. Ana asteroit kuşağında Mars ve Jüpiter'in neredeyse tam ortasında bulunur. Eğer burada zıplasaydınız yaklaşık 16 metre yukarı çıkıp yavaşça geri yere inerdiniz. Bazı durumlarda uzaya savrulmanız da söz konusu olabilirdi. Ama yine de burada zıplamak nispeten güvenli sayılırdı ve zıplayan kişi için oldukça eğlenceli gelirdi.

Ay bilinen diğer adıyla Luna, Dünya'ya nispeten daha az yer çekimine sahiptir.

Ay

Ay'ın diğer ismi Luna'dır. Buradaki yer çekimi Dünya'daki yer çekiminin beşte birinden azdır. Bu yüzden burada zıplasaydınız havada neredeyse 2,74 metre yükselirdiniz ve birkaç saniye boyunca havada kalırdınız. Uzayda süzülen bu tenha kayanın, Dünya'da gelgitler yarattığına inanmak zor olabilir. Ama Ay'ın üzerinde yeterince uzun bir süre yaşasaydınız Dünya üzerindeki etkilerini kendi gözlerinizle de görebilirdiniz.

Phobos'ta çekim gücü yok denecek kadar azdır, o yüzden burada zıplamak tehlikeli olabilir.

Phobos

Phobos'ta yer çekimi çok zayıftır. Muhtemelen burada zıplarsanız yere tekrar basamayabilirsiniz. Güneş sistemindeki diğer uydulara kıyasla çok küçüktür ve büyük bir asteroid kadardır. Aynı zamanda Mars'a, Ay'ın Dünya'ya olduğundan 100 kat daha yakındır. Nihayetinde de Mars'a çok yaklaşıp parçalanmaya mahkumdur. Bilim insanları bu gerçekleştikten sonra Mars'ın da Satürn gibi halkaları olabileceğini söylüyorlar.

Titan, Satürn'ün bir diğer uydusudur ve düşük bir yer çekimi kuvvetine sahiptir.

Titan

Titan, Satürn'ün en büyük uydularından biridir. Burada zıplasaydınız 3,3 metre yükseğe yükselirdiniz. Zira bu uydunun atmosferi çok gariptir. Ağırdır ve çoğunlukla nitrojenden oluşur. Bu nedenle yüzeyi puslu gibi görünür. Aynı zamanda yüzeyi neredeyse tamamen buzla kaplıdır. Fakat alt kısmı kayalıktır. Bu uydudaki suyun yalnızca derinlerde, çekirdeğe yakın bir yerde olduğu düşünülmektedir. Yüzeyinde ise birçok garip volkan vardır.

Ganymede uydusunun en tehlikeli özelliklerinden biri de düşük yer çekimidir.

Ganymede

Ganymede, Jüpiter'in en büyük uydusudur. Bu uydunun yüzeyi katıdır. Bu nedenle burada kolayca zıplayarak 3 metreden yükseğe çıkabilirsiniz. Merkür'den daha büyük olsa da kütlesi çok daha küçüktür. Bu yüzden yer çekimi oldukça zayıftır. Kalın bir buz tabakasıyla kaplıdır ve buzun altında sıvı metalden oluşan bir çekirdeği vardır. Oldukça güçlü bir manyetik alana sahip olan tek uydu olmasının sebebi de bu çekirdeğidir.

Triton uydusu, Neptün'ün etrafında döner ve düşük bir çekim gücü vardır.

Triton

Triton, Neptün'ün uydularından biridir. Buradaki yer çekimi yeterince güçlüdür. Bu yüzden zıplayarak sadece 5,8 metre yukarıya çıkabilirdiniz. Zira Triton ters yönde dönen tek uydudur. Yani Neptün'ün kendi etrafındaki hareketinin ters yönünde döner. Ayrıca kavuna benzerliği nedeniyle kantalup arazisi adı verilen özel bir yüzeyi vardır ve jeolojik tarihi oldukça karmaşıktır. Yüzeyinin göreli olarak daha genç olduğu düşünülmektedir.