Derin denizlerde yaşayan pek çok tuhaf canlı var. Fakat hiçbiri Barreleye Balığı, Fırfırlı Köpek Balığı, Siyah Deniz Şeytanı, Dumbo Ahtapotu, Balta Balığı, Kırmızı Denizanası, Zombi Solucanı, Amfipot ve Ctenophora kadar tuhaf değil. Zira bu dip canlıları oksijenin ve yiyeceğin çok az olduğu yerlerde bile yaşamlarını sürdürebiliyor.

Barreleye Balığı derin deniz canlıları arasındaki en tuhaf görünüşe sahiptir.

Barreleye Balığı

Işığın zor bulunduğu ve değerli olduğu ortamlardaki hayvanların hayatta kalabilmek için alışılmadık özellikler geliştirmeleri gerekir. Buna en iyi örnek Barreleye Balığı'dır. Bu balığın saydam bir kafaya sahip olmasının nedeni yaşadığı ortamdır. Varile benzeyen gözleri ortama uyum sağlayacak şekilde evrim geçirmiştir.

Siyah Deniz Şeytanı son derece korkutucu görünür ve göründüğü kadar da tehlikelidir.

Siyah Deniz Şeytanı

Kızgınmış gibi görünen ve denizin derinliklerinde yaşayan Siyah Deniz Şeytanı'nın en belirgin özelliği, doğrusal bir omurga parçasına sahip olmasıdır. Bu anten sadece dişilerde bulunur. Ağızlarının üzerinden yükselir ve bir oltaya benzer. Ucunda bir yem vardır. Bu yem parlak bir et parçasıdır ve avı tuzağa düşürür.

Dumbo ahtapotu diğer ahtapotlardan farklı görünür ve etçil bir canlıdır.

Dumbo Ahtapotu

Dumbo ahtapotu insanların bildiği kadarıyla en derinde yaşayan ahtapottur ve normal ahtapotlara benzemez. Şemsiyeye benzeyen bu hayvan 4.000 metre derinlikte yaşar. Gözleri kıvrımlıdır, ağızları büzüşüktür ve gövdeleri 30 santimetre uzunluğundadır. Bu canlı etçildir ve avını bütün olarak yutmayı tercih eder.

Fırfırlı köpek balığı, yılan balığını andırır ama tam anlamıyla bir köpek balığıdır.

Fırfırlı Köpek Balığı

Fırfırlı köpek balığı fazla büyümüş bir yılan balığına benzer ve kenarları kırmızı fırfırlarla kaplı solungaçları vardır. Adını da bunlardan almıştır. Bu yaratığın korkunç ağzında jilet gibi keskin ve arkaya doğru bakan 25 sıra diş vardır. Toplam diş sayısıysa 300'dür. Bu köpek balığı daha çok bir yılan gibi hareket eder.

Balta Balığı'nın oldukça büyük gözleri vardır ve son derece hassastır.

Balta Balığı

Balta balıklarının çok ince bir vücudu ve yukarı doğru bakan boru şeklinde büyük gözleri vardır. Bu balıklar çok hassasmış gibi görünürler. En büyükleri 15 santimetre uzunluğuna ulaşır. Fakat 1.500 metre derinlikte yaşayabilirler. Ayrıca çevresindeki ışık miktarlarına bağlı olarak ne kadar parlayacaklarını ayarlayabilirler.

Goblin köpek balığı korkutucu görünür ve derin denizlerde yaşayan en tehlikeli canlıdır.

Goblin Köpek Balığı

Goblin köpek balığı başka bir gezegenden fırlamış gibi görünür. Bu canlının korkunç çenesi, elastik bağ dokularıyla vücudunu bağlıdır. Yaklaşan avını yakalamak için çenesini öne doğru fırlatır. Dar bir burunu ve sivri dişleri vardır. Genellikle okyanusun dibindeki kıta sahanlıklarında yaşar ve 3.66 metreye kadar büyüyebilir.

Salyangoz Balığı adının hakkını verecek bir görünüme sahiptir ve oldukça ürkektir.

Salyangoz Balığı

Salyangoz balığı şimdiye kadar keşfedilmiş tüm balıklar arasındaki en derinde yaşayan balıktır. Pembedir, kördür ve o kadar saydamdır ki karaciğeri bile görülebilir. Bu balık 8.000 metre derinlikte yaşar. Bilim insanları ensek kemiklerinin derinlerde yaşamasına ve bu baskıya dayanmasına yardımcı olduğunu söylüyorlar.

Ejder balığı son derece büyük dişlere sahiptir ve tam olarak bir ejderi andırır.

Ejder Balığı

Ejder balığı çok büyük dişleri olan ve gelişmiş bir yılan balığı gibi görünür. Balığın vücudundaki kimyasal döngüler kırmızı renkli ve ürkütücü bir parıltı üretir. Bu parıltıyı diğer balıklarla iletişim kurmak için kullanır. Boyu yaklaşık 15 santimetredir ve 1.800 metre derinlikte yaşar. Burada su çok soğuktur ve hiç ışık yoktur.

Kırmızı Denizanası oldukça ürkek bir canlıdır ve son derece nadir görünür.

Kırmızı Denizanası

Mariana Çukuru'nun 760 metre derinliğinde yaşayan küçük, tuhaf bir denizanası vardır. Bu denizanasının çapı yaklaşık 2.5 santimetredir ve ortalama olarak 1.500 küçük dokunaca sahiptir. Saydam olan pek çok denizanasının aksine, bu denizanasının çanı kırmızımsıdır. Bu renk yuttuğu hayvanların parıltısını gizler.

Derin denizlerde yaşayan bu deniz hıyarı diğer akrabalarına göre daha büyüktür.

Deniz Hıyarı

Deniz hıyarları sığ suda yaşayan akrabaların daha büyüktür ve 11.000 metre derinlikte görüldükleri olmuştur. Bu canlılar zamanlarının çoğunu deniz tabanında geçirir. Ancak avcılardan kaçma zorunda olduklarında yüzerler. Derin deniz hıyarlarının rengi açık morumsudur. Minik ayakları ve ağızlarını çevreleyen dokunaçları vardır.

Teleskop ahtapotu adını gözlerinden alır ve gövdesinin tamamına yakını saydamdır.

Teleskop Ahtapotu

Zamanının çoğunu deniz tabanının yakınında geçiren diğer ahtapotların aksine Teleskop Ahtapotu yaklaşık 2.000 metre derinlikte takılır. Gövdesi neredeyse tamamen saydamdır ve dokunaçları arasında zarlı ince bir ağ vardır. Ayrıca teleskop benzeri çıkıntılı gözlere sahiptir. Bu gözleri ona çevresel bir görüş sağlar.

Ctenophora görünüş olarak denizanasını andırır, fakat denizanalarından oldukça farklıdır.

Ctenophora

Ctenophora göz alıcı ve oval şekilli bir canlıdır. Tarağa benzeyen sekiz sıra minik yüzgeç levhası vardır. Bu levhalar Ctenophora yüzerken ışığı dağıtır ve kendisine özgü olan gökkuşağı etkisini ortaya çıkarır. Görünüşün aksine bu canlının denizanalarıyla çok az ortak noktası vardır. Hatta genetik açıdan onlarla akraba bile değildir.

Tripod balığı zamanının çoğunu, yüzgeçlerinin üstüne tünediği deniz tabanında geçirir.

Tripod Balığı

Tripod balığı, Mariana Çukuru'nun zifiri karanlığına adapte olmuştur. Bu canlının deniz tabanına tünemesini sağlayan çok uzun ve tüylü yüzgeçleri vardır. Avını titreşim ve temas yoluyla hisseder. Sonra yüzgeçlerini kullanarak onu yakalar. Ömrünün çoğunu okyanus tabanında tüneyerek ve yiyecek arayarak geçirir.

Baykuş Balığı'nın devasa gözleri vardır ve bu balık derin sularda oldukça iyi görür.

Baykuş Balığı

Baykuş balıkları en küçük ışık parıltılarını bile yakalayabilen kocaman gözlere sahiptir. Bu balıklar 6.700 metre derinlikte yaşarlar ve burada pek ışık yoktur. Buna rağmen oldukça iyi görürler. Aynı zamanda oldukça iyi avcılardır. İri gözleri sudaki en ufak hareketliliği bile algılayabilecek şekilde evrimleşmiştir.

Amfipot, Karides'e benzer ama esasında ayrı bir türdür ve 4.572 metrede yaşar.

Amfipot

Amfipot adı verilen bu canlılar yüzeyin 10.000 metre altında yaşayabilir. En büyüklerinin boyu 30 santimetreye ulaşır. Dış kabukları kalsiyum karbonattan oluşur. İşin ironik tarafı bu maddelerin 4.572 metreden daha derin yerlerde çözülmesidir. Çünkü bu derinlikten sonra basınç çok fazladır. Sıcaklıksa çok düşüktür.

Bu dev amip, normal amiplerden daha büyüktür ve çapı yaklaşık 10 santimetredir.

Dev Amip

Dev amipler hayatta kalmak için koşullara uyum sağlamak zorundadır. Normal amipler ufacık tek hücreli organizmalar olsalar da, Mariana Çukuru'ndaki amiplerin çapı 10 santimetreye ulaşabilir. Bu da normal amipler için çok büyük bir rakamdır. Ayrıca bu amiplerin 10 kilometre derinlikte görüldükleri bile olmuştur.

Zombi solucanı adını diğer deniz canlılarının kemiklerini yemesinden alır.

Zombi Solucanı

Zombi solucanlarının boyu en fazla 5 santimetreye ulaşır. Ancak ürettikleri asit o kadar güçlüdür ki, en büyük canlıları bile parçalayabilir. Bu hayvanlar tüylüymüş gibi görünür. Bu da bitkiye benzemelerine neden olur. Balinalar da dahil olmak üzere dünyanın en büyük hayvanlarının taş gibi sert olan kemikleriyle beslenirler.

Ping pong ağaç süngeri etçil bir türüdür, kendinden daha küçük canlılarla beslenir.

Ping Pong Ağaç Süngeri

Bu canlı, yaklaşık 2.700 metre derinlikte yaşayan etobur bir süngerdir. Süngerin yumuşak görünümlü topları çok minik ve kanca şeklindeki sivri uçlarla kaplıdır. Bu süngerler dikkatsiz deniz sakinlerini tuzağa düşürerek onu ısırmalarını sağlar. Sünger tarafından yakalanan canlılar yarı saydam topların içinde eriyip gider.