Dünyanın en büyük köpek balıkları 22 metre uzunluğundaki megalodonlardı. Fakat yaklaşık 2,5 milyon önce yıl ortadan yok oldular. Yine de günümüzde yaşayan bazı büyük köpek balıkları da yok değil. Öyle ki bazıları, "Megalodonun Nesli Gerçekten Tükendi Mi?" sorusunu akıllara getiriyor.

Bu fotoğraf megalodon köpek balıklarının nesli gerçekten tükendi mi sorusunu akıllara getirmektedir.

Megalodon köpek balıkları, dinozorlar dünya üzerinden silinip yok olduktan çok sonra okyanuslarda amaçsızca dolaşan ve etraflarındaki her şeye saldıran devasa canlılardı.

Megalodonlar şimdiye dek yaşamış en büyük ve acımasız avcılardı. Okyanusların çoğunda özgürce yüzen ve tüm denizlerin kralı olan bir türdü. Ancak daha sonra, yaklaşık 2,5 milyon önce türünün sonuncusu da sonsuza dek ortadan kayboldu ve ardında ancak günümüzdeki arkeologlar tarafından bulunan devasa dişlerini bıraktı.

Başlarda bilim insanları, megalodonun neslinin tükenmesinin deniz hayatının tamamen yok olması nedeniyle meydana geldiğini düşünüyorlardı. Dünyaya yaklaşık 150 ışık yılı mesafede bir Süpernova'nın patladığını ve onun yaydığı kozmik radyasyonun dünyamıza ulaşarak iklimini değiştirdiğine inandılar.

Olası bir süpernova patlaması da bu canlıların yok olmuş olmasında pay sahibi olabilir.

Böyle bir yıldızın yaydığı ısının bir kısmı dünyaya ulaşmışsa bu suları fazlasıyla ısıtmış ve megalodon dahil birçok canlı türünü yok etmiş olabilirdi. Ancak 2019 yılında tuhaf bir şey keşfedildi.

Bu devasa köpek balıklarından geriye kalan kimi fosiller daha eski bir döneme aitti. Bu onların bir Süpernova patlamasından çok daha evvel yok oldukları anlamına gelebilirdi. Buna yeni bir anlam yüklenmeliydi ve bu açıklama büyük beyaz köpek balıklarından geldi. Evrimlerinin zirvesindeki megalodonlar uç yırtıcılardı. Yani diğer okyanus canlıları arasında rakipleri yoktu.

En sevdikleri avlar balinalar ve diğer deniz memelileriydi. Küçük köpek balıklarını bile avlayabilirlerdi. Megalodonlar yalnızca boyu 18 metreye ve ağırlığı 50 tona ulaşan bir dev değil, aynı zamanda dünyanın en güçlü şekilde ısıran yaratığıydı. Bir megalodonla kavga eden hiçbir canlı yara almadan kurtulamazdı.

Yetişkin bir megalodon dişi, diğer köpek köpek balığı dişlerinden katbekat daha büyüktür.

Megalodon hakkında bilinenlerin çoğu dişlerine dayanıyordu. Çünkü bu canlının nesli tükendikten sonra geriye kalan yegane kalıntısı 7 santimetrelik dişlerinden ibaretti.

Köpek balıklarının vücudu çoğunlukla kıkırdaktan oluşur. Bu nedenle iskeletlerinde çok az kemik bulunur. Bir sürü kıkırdak, bu canlıların çok çevik ve esnek olmasını ve ağızlarını muazzam genişlikte açmalarını sağlar. Bir noktada köpek balıklarının avlarını daha iyi ısırabilmeleri için dışarı doğru çıkan çeneleri gelişti, ki bu günümüzdeki goblin köpek balığının en bariz özelliğidir.

Ancak dişlerin kıkırdaktan daha sert olması gerekiyordu. Bu yüzden köpek balıkları adeta bir tür diş fabrikasına dönüştü. Dişleri genellikle çengel gibi içe dönüktür ve çabuk yıpranır. Artık ihtiyaç kalmadığında da düşerek yeni dişlere yer açar. Tek bir köpek balığının çenesindeki dişlerin tümü ömrü boyunca 50 kez değişebilir.

Megalodon köpek balığı, büyük beyaz köpek balığına oldukça benzemektedir.

Megalodonlar genellikle büyük beyaz köpek balıklarının devasa bir türü olarak bilinirdi. Ancak bu canlıların akraba olduklarının düşünülmesi yaygın olarak yapılan bir hataydı.

Aslında megalodon daha çok günümüzdeki boğa köpek balıklarına benziyordu. Kısa burnu, düz alt çenesi ve göğsünün üstünde ağırlığını destekleyen uzun ve büyük yüzgeçleri vardı. Daha da önemlisi, günümüzdeki büyük beyaz köpek balıklarının ataları megalodonla aynı zamanda yaşamıştı. Ancak bu devasa boyutu hantallığı da beraberinde getiriyordu.

Megalodon devasa ve çok güçlü olmasına rağmen daha küçük ve hızlı büyük beyaz köpek balıkları kadar çevik değildi. Araştırmacılar büyük beyaz köpek balıklarının aslında av konusunda megalodonla rekabet ettiğine ve çeviklikleri sayesinde genellikle daha başarılı avcılar olduğunu söylüyordu.

Canavar köpek balığı olarak da bilinen bu deniz canlısı önüne çıkan her şeyi yiyordu.

Büyük beyaz köpek balıkları, megalodonla bariz bir şekilde kavgaya girişmezlerdi. Ancak megalodonun gözüne kestirdiği avları da elinden çalacak kadar hızlılardı.

Bu yine de megalodonların neslinin neden tükendiğini tam olarak açıklamıyordu. Büyük beyaz köpek balıkları daha küçük avları avlamış olabilirlerdi. Ama megalodonların en sevdiği yiyecek olan balinaları avlayamazlardı. Bu teoriyle çelişen bir başka gerçekte tek bir türün diğerinin yok olmasını muhtemelen sağlayamayacağıydı. Bunu tetikleyecek başka etmenler de olmalıydı.

Megalodonun kaderinde sadece büyük beyaz köpek balıklarının değil, kaplan ve mako köpek balıklarının da yer aldığını iddia eden yeni bir teori ortaya atıldı. Bu türlerin her ikisi de büyük beyaz köpek balıklarından dahi küçüktü ve hala da öyleler. Ama bu türler aynı zamanda çok etkili avcılardı. Hızlı ve acımasızlardı.

Bu büyük köpek balığı 2,5 milyon yıl önce tropik sularda terör estiriyordu.

Bu köpek balıkları, megalodonlara okyanuslarda fazla yiyecek bir şey bırakmıyordu. Daha güçsüz olmalarına rağmen avlanma konusunda daha beceriklilerdi.

Canavar köpek balığı avlarını küçük rakiplerinden kurtarmaya çalıştığında ise diğer köpek balıkları kavgaya tutuşmak yerine isteksizce oldukları yerden uzaklaşıyorlardı. Böylece megalodonlara, balinalar ve onlarla eşit derecede büyük deniz hayvanları kalıyordu. Yetişkin megalodonlar bu tür hayvanları kolayca avlayabilirdi. Ancak yavruları, ebeveynlerinden çok daha küçük ve savunmasızdı.

Bilim insanları diğer köpek balıklarının bunu kendi lehlerine kullandıklarına inanıyor. Megalodonlar henüz küçükken büyük beyaz köpek balıklarına, boğa ve kaplan köpek balıklarına av oluyordu. O zamanlarda bile büyük beyaz köpek balıkları 6 metreye ulaşabilirken, yavru megalodonlar bunun yarı büyüklüğünde olurdu.

Sıradan köpek balıkları bu devasa canlılarla karşı karşıya gelmemeye çalışırdı.

Yavru megalodonlar kimi zaman diğer avcılarla savaşıp onları savuştururdu. Ama bunu her zaman başaramazlardı, çünkü yetişkin köpek balıkları onlardan daha güçlüydü.

Genç megalodonlarla daha küçük yetişkin köpek balıkları arasında bariz bir çatışma olmasa bile, megalodonlar yetişkinliğe ulaşana kadar büyüyüp gelişmek için kendi başlarına yiyecek bulamazdı. Bunun sebebi aynıydı. Diğer köpek balıklarının nüfusu artıyordu. Uygun avlar için birbirleriyle ve megalodonlarla rekabet ediyorlardı.

Ne kadar çok büyük beyaz köpek balığı varsa yavru megalodonlar için de o kadar az yiyecek var demekti. Nihayetinde genç megalodonlar açlıktan ölüyordu. Megalodonlarının soyunun tükenmesi için bu yeterli değilmiş gibi en sevdikleri devasa yiyecekleri olan balinalar da değişen koşullara uyum sağlamaya başlamıştı.

Yetişkin bir megalodonun boyu 21-23 metre arasında değişkenlik gösteriyordu.

Megalodonlar sıcak suları seven köpek balıklarıydı. Günümüzden yaklaşık 20 milyon yıl önce, ilk evrimlerini geçirdiklerinde dünyadaki iklim çok daha ılımandı.

Hem karalar hem de denizler daha sıcaktı ve bu nedenle megalodonlar istediği her yerde yüzebiliyordu. Güney ve Kuzey Atlantik'in yanı sıra, Pasifik Okyanusu'nda boy gösterebilirlerdi. Hatta günümüz Afrikası'nın çöllerinde bile megalodonun dişleri bulunmuştur. Ancak yıllar geçtikçe ilkim değişmeye devam etti. Kutuplara yaklaştıkça hava aşırı soğudu ve birçok deniz hayvanı ve balık sıcaklıktaki bu değişime uyum sağlamak zorunda kaldı.

Megalodon bu gidişata ayak uyduramadı. O hala ılık suları seviyordu. Bu yüzden kendini rahat hissettiği yerde kaldı ve var olduğu alan giderek küçüldü. Farkına varamadığı şey balinaların da soğuk havaya uyum sağlamış olmasıydı. Bu kocaman memeliler, hafif ürpererek düşmanları olan tek yırtıcıdan kurtulup özgürlüğün tadını çıkardılar ve daha kuzeye yüzdüler. Megalodonlar onları takip etmedi.

Bu megalodon resmi gerçeğine fazlasıyla benzemektedir, çünkü yapay zeka tarafından çizilmiştir.

Yaklaşık 3 milyon yıl önce dünya bugünküne benzer bir iklim döngüsüne girdi. Kuzeydeki buzullar kışın Kuzey Amerika'ya kadar indi ve böylece megalodonların sonunu getirdi.

Çubuklu balinaların en sevdiği yiyecek olan kril, kıyı bölgelerde koloniler halinde büyük bir çoğalma yaşadı. Balinalar bu ipucunu anladı ve avın en bol olduğu yere taşınıp önceki yerleşim bölgelerini terk etti. Bu onların rahatsız edilmeden istedikleri kadar beslenerek büyümelerine izin verdi. Bu arada kıyılar arasında hiç yiyecek bulunmayan geniş bölgeler vardı ve böylece muazzam yırtıcı megalodonlar meşum kaderine terk edildi.

Ana yemeği daha soğuk sulara göçmüştü ve daha küçük avlar daha çevik rakipleri tarafından tüketiliyordu. Denizin devasa avcılarının sayısı sulara hükmedecek bir tanesi bile kalmayana kadar hızla azaldı ve sonunda büyük beyaz köpek balıkları okyanustaki en korkutucu avcılar haline geldi.