Dünyanın farklı bölgelerinde görülen devasa köpek balıkları, "Megalodonlar hala yaşıyor mu?" sorusunu akıllara getirdi. Bilim insanlarının bu konudaki açıklamaları dahi görgü tanıklarını ikna etmeye yetmedi. Çünkü yaşayan gerçek bir Megalodon gördüklerinden oldukça eminlerdi.

Megalodon milyonlarca yıl önce yaşamış en büyük köpek balığı türüdür.

Büyük diş anlamına gelen Megalodon dünyanın en iri köpek balığıydı. 2 ila 3,6 milyon yıl önce yaşadığı ve anormal bir iklim değişikliği yüzünden soyunun tamamen tükendiği düşünülüyor.

Isırma gücü bir Tyrannosaurus rex'inkinden bile daha güçlüydü. Bu canlıların sadece süper güçlü çeneleri yoktu. Aynı zamanda dişleri de 18 santimetre uzunluğuna ulaşıyordu. Bu küçük bir kirpinin boyuna eşittir. Daha da iyisi Megalodon'un en az 6 sıra halinde çıkan yaklaşık 300 dişi vardı ve yıpranır yıpranmaz o dişlerden kurtulurdu.

Köpek balığının kendisi de 18 metreye kadar büyüyebiliyordu. Bu Londra'daki çift katlı otobüslerin iki kat uzunluğundadır. Yetişkin bir Tyrannosaurus rex yaklaşık 8 ton ağırlığındayken büyük bir Megalodon'un ağırlığı 50 ila 60 tona ulaşırdı. Yani 9 tane yetişkin Afrika Fili ağırlığındaydı. Hiç rakibi olmayan bu muazzam köpek balığı okyanusların gerçek kralıydı ve balinaları bile avlardı.

Bu köpek balığı oldukça heybetli görünüyordu, dişleri 18 santimetre uzunluğundaydı.

Megalodon gibi görkemli bir canlı iz bırakmadan yok olamazdı. Aslında bazı insanlar Megalodon'u gördüklerini söyledikleri birkaç olay yaşamıştı. Ancak bu olaylar fazlasıyla abartılıydı.

1916 yılının Temmuz ayında Amerika'nın New Jersey kıyıları, bir dizi köpek balığı saldırısı sonucu dehşeti yaşadı. Bir sıcak hava dalgası yüzünden yüzlerce kişi kendini plajlara attığında olanlar olmuştu. İnsanlar yaşanan kargaşaya neden olan şeyin sıradan bir köpek balığından çok daha büyük, dev bir köpek balığı olarak tarif etmişlerdi. O zamandan beri bilim insanları bu olaylardakinin hangi köpek balığı türü olduğunu tartışıyor.

En popüler olan tahminler, bu canlının boğa köpek balığı ya da büyük beyaz köpek balığı olduğu yönündeydi. Çünkü dünyanın herhangi bir yerinde yüzerken bile bu köpek balıklarına rastlayabilirdiniz ve bu hayvanların uzunlukları yaklaşık 12 metreye kadar ulaşabilirdi.

Balina köpek balığı da oldukça büyük bir deniz canlısıdır, buna rağmen oldukça zararsızdır.

Megalodon zannedilen en büyük köpek balığı 19 metre uzunluğundaydı, bu dört büyük su aygırının uzunluğuna eşitti. Bu yaratığın ayrıca 1,5 metreye kadar açılan devasa bir ağzı vardı.

Fakat bu zannedildiği gibi gerçek bir Megalodon köpek balığı değildi, sadece büyükçe bir balina köpek balığıydı. Etkileyici cüssesine rağmen bu yaratık yavaşça hareket ediyordu ve tamamen uysaldı. Bu hayvan çok eski çağlarda Megalodon'un büyüdüğü kadar büyüyebiliyordu. Ancak yine de onun kadar ağır değildi.

Balina köpek balığı genellikle deniz suyunu filtreleyerek beslenir ve en sevdiği şey planktonlardır. Bu hayvan ayrıca soğuk sulardan nefret eder. 21 derecenin altındaki sular bu köpek balığı için oldukça soğuktur.

Megalodon köpek balığı zannedilen başka bir canlı, Guadalupe Adası'nın etrafında görülmüştü.

Pasifik Okyanusu'nda Guadalupe Adası'nın çok da uzağında olmayan sularda dolaşan oldukça büyük bir köpek balığı görülmüştü. Megalodon zannedilen bu yaratığa Derin Mavi adı verildi.

Gri renkteki sırtıyla ve beyaz karnını birbirinden ayıran dalgalı deseniyle türünün diğer üyelerinden ayırt edilebiliyordu. Ancak bazı insanlar bunun meşhur Megalodon olabileceğini iddia etti. Uzmanlar ise bunun şimdiye kadar gördükleri en büyük dişi beyaz köpek balığı olduğu sonucuna vardı.

Erkek bir beyaz köpek balığının ortalama uzunluğu 3-4 metredir. Dişileriyse 4,5-5 metreye ulaşan boylarıyla daha iridir. Ama Derim Mavi'nin boyu 7 metre uzunluğundaydı. Bu yüzden insanların kafasının karışması şaşırtıcı değil. Derin Mavi son kez 2013 yılında Meksika'daki Baja Kaliforniya'nın batı kıyısına yakın bir yerde tespit edildi.

Camgöz köpek balığı da sık sık acemi kimselerce Megalodon ile karıştırılmaktadır.

Megalodon zannedilen başka bir köpek balığı daha vardı. Bu köpek balığı 10 metre uzunluğunda ve yaklaşık 5 ton ağırlığındaydı. İriliğine bakılırsa Megalodon zannedilmesine şaşmamak gerekirdi.

Ancak bu gerçek bir Megalodon değildi. Bir camgöz köpek balığıydı. Bazıları daha sıcak bölgelere göç etse bile bu hayvanlar sıcaklığı 14 dereceden yüksek olmayan kutup altı denizleri tercih ederdi. Balina köpek balıkları gibi camgöz köpek balıkları da zarasızdır ve şnorkelle veya tüple dalan dalgıçları rahatsız etmez.

Camgöz köpek balıklarının bir sürü küçük dişi vardır. Ancak beslenirken bunları kullanmaz. Bunun yerine yüzerken bir metre çapındaki geniş ağızlarını açıp planktonları yutar. Yaklaşık 5 metre uzunluğundaki bir camgöz köpek balığı, saatte yaklaşık 500 ton suyu filitreleyebilir.

Sıradan bir Megalodon'un dişi bile neredeyse yetişkin bir kirpinin boyuna denk gelmektedir.

İnsanlar Megalodon'un varlığını 2 ila 2,6 milyon yıl öncesine dayanan fosilleşmiş dişleri sayesinde keşfetti. Ancak bilim insanları 2,6 milyon yaşından daha genç başka bir diş bulamadı.

Böyle bir diş normal köpek balığının dişinden çok daha büyük olmazdı. Ancak kolayca tanınabilir bir şekle sahip olurdu ki, bir uzman bu tip bir bulguyu gözden kaçırmazdı. Zaten tek bir Megalodon var olsaydı başkalarının da olması gerekirdi. Bu yaratık uç bir yırtıcıyıdı. Dolayısıyla bu köpek balığının korkacağı başka yaratıkların olmadığı anlamına geliyordu.

Muhtemelen diğer türlerle av için rekabet etmek zorundaydı. Ancak Megalodon'u avlayabilecek hiçbir canlı yoktu. Bu şartlar altında Megalodon nüfusunun artmaması garip olurdu. En azından birkaç tanesinin insanlar tarafından tespit edilmesi gerekirdi.

Dinozor köpek balığı olarak da bilinen bu balık, büyük omurgalı deniz canlılarıyla beslenirdi.

Megalodon besin zincirinin en üst noktasındaydı. Yedikleri arasında yunuslar, köpek balıkları ve balinalar gibi büyük omurgalı deniz canlıları vardı. Eğer Megalodonlar yaşasaydı kolaylıkla tespit edilebilirdi.

Bu köpek balıkları çok büyük oldukları için çok daha fazla kalori ihtiyacı vardı. Bir günde bir tondan fazla avı midesine indirirdi. Çok sayıda büyük deniz omurgalısının aniden ortadan kaybolması da araştırmacıların kesinlikle dikkatini çekerdi.

Bu canlı dünyanın bütün tropik bölgelerinde yaşıyordu. Fosilleri Güney ve Kuzey Amerika, Avrupa, Avustralya ve Afrika dahil olmak üzere gezegenimizin birçok köşesinde bulundu. Yani bu köpek balıkları nadir değildi. Dolayısıyla tespit edilmeleri de imkansız olmazdı. Zaten günümüzde de yeni türler ya çok özel ve keşfedilmemiş yerlerde yaşadıkları için ya da çok az sayıda oldukları için kolaylıkla keşfedilebiliyorlar.

O dönemim en büyük balıklarından biriydi, onun boyuna yetişebilen çok az deniz canlısı vardı.

Megalodonlar okyanusun derin ve keşfedilmemiş bölgelerinde saklanamazdı. Çünkü bu derinlikler onlar için fazlasıyla soğuktu. Zaten uzmanlar da hala var olmalarının imkansız olduğunu söylüyor.

Megalodon'un insanların gözünden kaçma ihtimalinin olmamasının bir diğer nedeni de bu dev köpek balıklarının tropikal suları tercih etmesidir. Eğer yaşayan bir Megalodon olsaydı, suyun sıcak olduğu yüzeye yakın bir yerlerde gizlenirdi. Ayrıca dünyanın okyanusları çok farklı görünürdü. Çünkü büyük deniz canlılarının ekosistemler üstünde büyük etkisi vardır. Bunun yanı sıra Megalodon'un yıllar önce soyunun tükenmesinin sebebini ekosistemi değişen okyanuslara bağlayan bir teori de var.

Zaten günümüzde de okyanusların bunu sağlayabileceğine veya bu dev köpek balığının yaşamını destekleyebileceğine dair bir kanıt yok. Bilim insanları üstünde Megalodon ısırıklarıyla, yarıkları olan balina kemikleri keşfettiler. Ancak bu fosillerin en sonuncusu 2,6 milyon yıl öncesine dayanıyordu. Üstünde Megalodon köpek balığının ısırık izleri olan daha yeni bulgular da mevcut değil. Zaten 2 milyon yıldan daha genç başka fosiller de bulunamadı.