La Peregrina incisi, 300 yıl öncesine kadar dünyadaki en büyük incilerden biriydi. 50 karattan daha hafifti ve yaklaşık 11 gramdı. Aynı zamanda armut biçimindeki incilerin en güzeliydi. Ancak bu incinin uğursuzluk saçan bir yanı vardı. Öyle ki takan herkesin evliliği bozulmuştu.

La Peregrina incisi, 300 sene öncesine kadar dünyanın en büyük incilerinden biriydi.

La Peregrina incisi 1500'lerin başında Panama'daki bir köle tarafından bulundu, Panama o zamanlar İspanyol kolonisi olduğundan inci hemen İspanya Prensi II. Philip'e teslim edildi.

Anlatılanlara göre inci 1500'lerin başında bulundu. İnciyi bulan Panama'daki bir köleydi. Ama adam inciyi alıp kaçmadı. Yetkililere teslim etti. Belki de bu hazine sayesinde serbest kalacağını umuyordu. Yaptığı çok mantıklı bir hareketti. Çünkü gerçekten de onu özgürlüğüne kavuşmuştu.

Panama o dönemlerde İspanyol kolonisi olduğu için, La Peregrina incisi derhal İspanya Prensi II. Philip'e teslim edildi. Prens daha sonra kral oldu ve İngiltere Kraliçesi I. Mary'le evlendi. I. Mary, Prens Philip'in ikinci eşiydi. İlk eşiyle olan evliliği yürümemişti.

Prens Philip göz alıcı inciyi müstakbel eş adayına düğün armağanı olarak verdi. Fakat evlilikleri hiç huzurlu geçmemişti. Mary ve Philip resmi olarak ayrılmasa da, kralın evlendikten sonra onunla aynı sarayda yaşamadığı biliniyor. Mary çok hastalandığında onu görmek için yanına gelmemişti.

İspanya Prensi II. Philip ve Kraliçe Mary'nin beraber çizilmiş bir tablosu.

İspanya Prensi II. Philip'in yeni eşinden ayrılmaya karar vermesinin pek çok nedeni vardı, zaten Philip kraliçe Mary'le sadece stratejik amaçları için evlenmişti.

Philip'in ayrılma kararı almasının arkasında pek çok neden vardı. Mary'i ona gösterdikleri tablolardaki kadar güzel olmaması da bu nedenlerden biriydi. Kraliçe, Philip'in resmini gördükten sonra ona adeta aşık olmuştu. Ama kral onunla yalnızca stratejik hedefleri için evlenmişti.

O zamanlar bu monarşiler arasında yaygın görülen bir durumdu. Philip hem İspanya hem de İngiltere kralı unvanını aldığında resmen tabana kuvvet kaçmıştı. Kralın gitmesinde rol oynamış olabilecek küçük bir ayrıntıda Mary'nin oldukça aksi biri olmasıydı. Sevmediği pek çok insanı idam ettirdiği için Kanlı Mary olarak anılırdı.

Philip, Mary'nin ürkütücü bakışlarından, daha çok kurbanının olacağını bilmesinden ya da incinin lanetini göstermesinden dolayı ondan uzak duruyor olabilirdi. Ama her şeye rağmen Mary hediyesini beğenmişti ve onu gerdanlık olarak takmayı seviyordu. Öyle ki inci boynundayken yapılmış olan tabloları bile vardı.

Bu lanetli kolye takan hiçbir kadına mutluluk getirmedi, tam aksine hep mutsuz olmalarına vesile oldu.

Mary 1558 yılında vefat edince inci Philip'e geri iade edildi, İspanya Kralı Philip bu defa inciyi Mary'nin üvey kız kardeşi I. Elizabeth'e evlilik telif etmek için sundu.

Kraliçe Mary, 1558 senesinde ölünce inci Philip'e geri verildi. İspanyol Kral, La Peregrina incisini bu kez Mary'nin üvey kız kardeşi ve varisi I. Elizabeth'e evlilik teklifi etme niyetiyle verdi. Eğer I. Elizabeth hakkında bir şeyler biliyorsanız, Philip'i ve ona evlenme teklif eden diğer herkesi reddettiğini biliyorsunuzdur.

Bu yüzden kral göz alıcı incisini saklamak zorunda kaldı. İnci 250 yıl boyunca İspanyol Krallığı'nda muhafaza edildi. Philip üçüncü ve dördüncü kez evlendi. Bu evlilikler sadece incinin aşk konusunda uğursuzluk getirdiğini doğrulamaya yaradı. Yıllar sonra Philip'in torunu IV. Philip, La Peregrina'yı ikinci karısı Mariana'ya hediye etti.

Mariana, 1696 yılında vefat ettikten sonra inciden yüzlerce yıl pek haber alınamadı. Ta ki tarih sahnesine Joseph Bonaparte ile tekrar girene kadar. Napolyon Bonaparte kendini Fransa'nın hükümdarı ilan ettikten sonra ağabeyi Joseph'i İspanya Kralı olarak atamıştı. Bu da karısı Julie Clary'i kraliçe yapmıştı.

Bu kolye ucu o zamanlar yaklaşık 47 bin dolar değerindeydi, şimdiyse fiyatı milyon dolarları buluyor.

Julie Clary incinin hediye edildiği bir diğer şanssız kadındı, Julie'nın kocası Joseph Bonaparte kendi isteğiyle La Peregrina incisini yeğeni III. Napolyon'a bırakmak zorunda kaldı.

Julie Clary, La Peregrina incisinin hediye edildiği bir diğer şanssız kadındı. Bu çift de birbirlerine karşı oldukça soğuktu. Julie kocasıyla yaşamak yerine ailesiyle kendi şatolarında yaşamayı tercih etti. Bu onun kaçak gelin takma adını almasına neden oldu. Mary ve Philip'de olduğu gibi lanet bu çifti ayrılacak kadar etkilemedi.

Ancak ikisi tamamen farklı hayatlar yaşadı. Joseph kendi isteğiyle La Peregrina'yı yineği III. Napolyon'a bıraktı. İnci gezgin anlamına gelen La Peregrina ismini bu zamanlarda aldı. Maalesef III. Napolyon'nun eşi Eugeie de Montijo ile olan evliliği de mutlu bir evlilik değildi.

1848 yılında II. Napolyon inciyi James Hamilton isminde bir İngiliz düküne sattı. İngiliz dükü inciyi müstakbel eşine armağan etmek için almıştı. Bu çiftin aşkı herhangi bir lanetle bozulmayacak kadar güçlüydü. İyi ve mutlu bir evlilikleri vardı. Belli ki incinin başka planları vardı.

Richard Burton inciyi almak için 47 bin dolar ödemişti, ama inci ona da huzur getirmedi.

IV. dük inciyi 1969 yılının sonlarına doğru Londra'daki bir kuyumcuya sattı, kuyumcu mücevheri açık artırmaya çıkarınca aktör Richard Burton 47 bin dolar ödeyerek inciyi satın aldı.

Louisa mücevheri az daha kaybediyordu. Bir defasında kanepede bir keresinde de baloda düşürmüştü. Ancak bu düşesin hatası değildi. İnci çok ağırdı ve kolyeden kolaylıkla düşebiliyordu. Mücevher en büyük oğullarına miras kaldı. O da eşi kolyeyi düşürmeden takabilsin diye inciyi deldirerek kolye yaptırdı.

IV. dük sonunda inciyi 1969 senesinde Londra bulunan bir kuyumcuya sattı. Kuyumcu mücevheri açık artırmaya çıkardı ve aktör Richard Burton tarafından 47 bin dolarlık şaşırtıcı bir fiyata alındı. Burton mücevheri eşine sevgililer gününde hediye etti. Burton eşi Elizabeth Taylor ekranlardaki rolleriyle ünlüydü. Aynı zamanda aşk konusundaki en şanssız insanlardan biri olmasıyla da biliniyor.

Elizabeth, 1964'de Burton ile evlenmeden önce dört kez evlenmişti. Burton'un güzel eşine lanetli inciyi sunarken, evliliklerinin kaderini belirlemiş oldu. Elizabeth sanki bu noktaya kadar yeterince şanssız değilmiş gibi inciyi aldığı gece, inci kayboldu. Belki de evren çaresizce bu lanete son vermeye çalışıyordu.

Elizabeth Taylor kolyesini sık sık boynunda taşırdı, hatta birkaç filminde dahi kullanmıştı.

Elizabeth Taylor'da tıpkı Louisa gibi La Peregrina incisini kaybetmek üzereydi, Pekinez köpeklerinden biri 47 bin dolarlık incisini çiğnemeye çalışmıştı.

Elizabeth Taylor'da aynen Louisa gibi La Peregrina incisini neredeyse bulamıyordu. Belki de bu sefer incinin tamamen kaybolma zamanıydı. Elizabeth her yere bakmasına rağmen inciyi bulamadı. Fakat tam umudunu kaybetmek üzereyken Pekinez köpeklerinden birinin beyaz bir şeyi çiğnediğini gördü.

Elizabeth bunun kemik olduğunu düşündü ama aslında yeni incisi olduğunu görünce çok şaşırdı. Köpek 47 bin dolarlık inciyi tükürdü ve Elizabeth'in kaderi mühürledi. La Peregrina'nın bu iki meşhur oyuncunun talihsiz evliliğinin sorumlusu olduğuna dair somut bir delil yoktu. Ancak sorumlu olmadığının delili de yoktu.

Hatta bu olaydan sonra Burton ve Elizabeth iki kez evlenip boşandılar. Fakat bunu Elizabeth'in en başarılı evliliği olarak görenler de vardı. Çünkü Burto, Elizabeth'in yedi erkek içinde iki kez ilişkiyi sürdürmeyi denediği tek kişiydi. Elizabeth Taylor, Burto'u gerçekten seviyordu.

Christie's Müzayede Evi incinin son durağı oldu, birkaç içinde inci başka bir alıcıya satıldı.

Taylor yedinci kocasından boşandıktan sonra inciden tamamen vazgeçti, inci Christie's Müzayede Evi tarafından ismi açıklanmayan bir alıcıya 11,8 milyon dolara satıldı.

1976'da ikinci kez boşandıktan sonra Elizabeth inciden vazgeçmedi. Onu başka inciler, pırlantalar ve yakutlarla beraber yeniden tasarlattı. Sonra tekrar ve tekrar evlendi. 1996 yılında yedinci kocasından boşanmasından sonra, Taylor evlilik oyunundan tamamen vazgeçmeye karar verdi.

Sonuç olarak La Peregrina incisi kimseye yar olmadı. Köleden krallara, krallardan kraliçelere ve Hollywood oyuncularına giderek kıtaları aştı. Ardında bitmiş evlilikler bıraktı. Son olarak Christie's Müzayede Evi aracılığıyla adı paylaşılmayan bir alıcıya 11,8 milyon dolar karşılığında satıldı.

Alan kişinin nasıl bir aşk hayatı olduğu bilinmiyor. Lanetin bittiğini ve mutlu olduklarını umalım.