Hannibal Barca'nın en büyük amacı Roma'yı yok etmekti. Bu uğurda buzlarla kaplı Alpler boyunca savaşarak ilerlerdi ve toprağı on binlerce güçlü Romalı savaşçısının kanıyla suladı. Sadece 1 günde 70 bin Roma askerini katlederek, adını tarihe Kartacalı en büyük komutan olarak yazdırmayı başardı.

Hannibal Barca, Roma'ya ikinci bir saldırı yapmak için hazırlıklara başlamıştı.

Hannibal Barca yakıp yerle bir ettiği Saguntum'da Roma'nın vereceği yanıtı bekliyordu, yanmış Romalı asker cesetlerinin arasında Roma'yı tekrar ezmek için sabırsızlanıyordu.

Hannibal, Roma şehri Saguntum'u yakıp yerle bir ettiğinde için için yanan ateş kısa süre sonra Avrupa'yı içine alacak büyük bir yangının başlangıcı olmuştu. Çünkü korkusuz Kartacalı komutan, Roma'yı yerle bir etmek için kanlı bir intikam seferine hazırlanıyordu.

Ana vatanı olan Kartaca, Afrika'nın kuzey kıyısında bir ticaret merkeziydi. Ticari ve askeri etkisi tüm Akdeniz boyunca hissediliyordu. Kartaca'dan 400 mil uzakta ise Roma bulunuyordu. Henüz büyük bir imparatorluk olmamasına rağmen askeri gücü Kartacalılar'ın bölgedeki ticari hakimiyetini tehdit ediyordu.

Saguntum'u kişisel ihtirasları için acımasızca yok etmesi Roma'ya elden teslim edilen kanlı bir davet olmuştu. Kavrulmuş topraktan ve yanmış cesetlerden çıkan kokular arasında Roma'dan gelen yanıtı dinledi. Senato yaptıklarının bedelini çok ağır şekilde ödeteceğini bildirmişti.

I. Pön Savaşı hem Kartaca hem de Roma için oldukça kötü sonuçlanmıştı.

Kartaca ve Roma, I. Pön Savaşı olarak bilinen savaşta Akdeniz'i kana bulamıştı. Savaş beraberlikle sona ermesine rağmen barış antlaşması özellikle Kartacalılar için çok daha ağır olmuştu.

Kartacalılar, Romalılarla savaşmayı seçmişti. Bu tohumları yarım yüzyıl önce atılmış bir savaş olacaktı. O zaman Kartaca ve Roma, I. Pön Savaşı denilen katliam karşılaşmasında Akdeniz'i kana boyamışlardı. Pön adı Latince Kartaca anlamına geliyordu. Savaş sonunda bir beraberlikle bitmişti.

Ticari filolarının çoğunu kaybeden ve hazineleri boşalan Kartacalılar, İspanya'nın zenginliklerine göz dikti. Kartaca'nın en başarılı komutanlarından Hamilcar Barca, İspanya'ya saldıran orduların başındaydı. Genç Hannibal örnek aldığı babasını bu şiddetli ve kanlı savaşlarda savaşırken izlemişti. Acımasızlık ve savaş sanatı eğitimini, gerçek savaş alanlarında öğrenmişti.

Savaşın dehşetine onun yanında girmeye hazır bir ordu kurmak için bazen adamlarını cezalandırması gerektiğini biliyordu. Ama Hannibal aynı zamanda adamlarını onlarla aynı yerde yatarak, onlarla birlikte yemek yiyerek ve onlarla birlikte savaşarak motive ediyordu. Roma'ya karşı intikam arzusunun peşinden birlikte gidiyorlardı. Ama Hamilcar Barca intikamın tadına hiç bakamayacaktı. Çünkü M.Ö. 228 yılında aniden öldü.

Pön savaşları oldukça kanlı geçiyordu, her iki tarafında ciddi derecede kayıpları vardı.

M.Ö. 219 yılında Kartaca ordusunun başına geçen 26 yaşındaki Hannibal, Roma'ya karşı kendi seferini başlatmıştı. II. Pön Savaşı ya da bilinen diğer adıyla Kartaca Savaşı böyle başlamış oldu.

Sonunda Hannibal Barca'nın saati gelmişti. Henüz 26 yaşındaydı ama tüm Kartaca ordusuna komuta ediyordu. Acımasızdı, savaş tecrübesi vardı ve azimliydi. M.Ö. 219 yılında içinde yanan intikam ateşiyle Roma'ya karşı kendi savaşını başlattı. II. Pön Savaşı böylelikle başlamış oldu.

50 bin askerden oluşan ordusunu İspanya'dan almış ve Akdeniz kıyısı boyunca ilerleterek Roma'ya doğru taşımaya başlamıştı. Zorlu geçen 2.5 aydan sonra Rhone Nehri'ne ulaşmışlardı. Ama Kartaca ordusunu büyük bir şok bekliyordu. Romalılar ilerlemenin haberini almışlardı ve yollarını kesmek için Romalı general Publius Cornelius Scipio'yu göndermişlerdi.

Scipio'nun 10 bin askerlik gücü Akdeniz kıyısındaki Roma müttefiki Marsilya'da bekliyordu. 5 katı büyüklükteki gücüyle Kartaca ordusu, Rhone Nehri'ni geçmişti. Fakat Scipio, Hannibal'a planını değiştirmek zorunda bıraktı. Artık Akdeniz kıyısından ilerlemek yerine, kuzeydeki Alpler'den ilerleyecekti.

İkinci Pön Savaşı, Roma için iyi gitmiyordu ama bir an olsun geri çekilmeyi düşünmemişlerdi.

Hannibal, M.Ö. 218 sonbaharında 50 bin askerlik gücüyle Alpler'e ulaşmıştı. 30 zorlu günün ardından, ordusunun üçte birini kaybederek Alpler'den geçmeyi başarmıştı.

Kartacalılar, Alpler'e M.Ö. 218 sonbaharında ulaştı. Bu rakımda 50 bin askerlik gücü, dondurucu soğuklarda ve kayalık patikalarda donma riski yaşıyordu. Adamları açtı ve erzakları kısıtlıydı. Emri altında ayrıca 9 bin süvari ve 37 fil vardı. Alpler'i bu kadar büyük bir güçle geçmek zor bir askeri operasyondu. Öyle ki Hannibal ve ordusu için de korkunç sonuçları olmuştu.

30 zorlu günden sonra Hannibal ve adamları Alpler'den çıkmayı başarmışlardı. Sonunda İtalya'nın kuzey ovalarına vardıklarında ordusunun üçte birini kaybetmişti. Ama Hannibal bu geçişin zorlu olacağını biliyordu. Savaşın başından beri güçlerini yenilemek için bir planı vardı ve bu plan fillerine dayanıyordu. Hannibal'ın filleri Kuzey İtalya'da fırtına gibi esiyordu. Kısa sürede Galya kabilelerini kendi tarafına çekmeyi başarmıştı.

M.Ö. 218 Kasım'ında Kartaca ordusunun asker sayısı neredeyse 40 bine çıkmıştı. Roma bu tehdide kendi 40 bin askeriyle yanıt verdi. Her iki orduda antik dünyayı sarsacak ve tarihi yeniden yazacak bir çarpışma rotasındaydı. Bu birbirinden çok farklı olan ordular Ticinus Nehri'nde bir şiddet fırtınasında çarpıştı. Ölen 2000 Roma askerinin kanı toprağı sulamıştı. Bu şok edici bir yenilgiydi.

Kartacalı büyük komutan Hannibal Barca, Trebia Savaşı'nda Roma'ya ağır kayıplar verdirdi.

Hannibal'ın Roma kampına saldırmasına öfkelenen Longus, 40 bin kişilik Roma piyadesini nehrin karşı kıyısına göndermişti. Fakat bu Hannibal'ın Romalılar için kurduğu bir tuzaktı.

Romalılar Scipio'nun yerine güçlü ama bir o kadar da çabuk öfkelenen Tiberius Sempronius Longus'u getirdi. İki düşman ordusu Trebia Nehri'nin karşı kıyılarında kamp kurmuştu. Aralarında sadece 65 metre vardı. Hannibal sabahın erken saatlerinde Roma kampına saldırmaları için 2, 3 bin kadar süvari göndermişti.

Romalı general Tiberius Sempronius Longus bu duruma çok öfkelenmişti. 40 bin kişilik Roma piyadesine nehri geçip saldırmalarını emretmişti. Kartacalı askerleri kovalamak için buz gibi sulara dalmışlardı. Ama Hannibal'ın başka bir planı vardı. Romalılar farkında olmadan bu tuzağa düşmüşlerdi. Kartaca süvarileri, Romalılara hiç beklemedikleri bir anda saldırmışlardı. Nehre doğru sürdükleri Romalıları acımasızca katledilmişlerdi.

Trebia'da Kartaca ordusu da kayıp vermişti. Biri dışında fillerinin hepsi yorgunluk ya da açlıktan ölmüştü. Surus adındaki tek filede kendisi biniyordu. Trebia dehşeti, senatonun 20 bin askerlik yeni lejyon oluşturmasına sebep oldu. Roma ayrıca askerleri savaşta yönetmeleri için iki yeni konsül atadı. Hedefleri Roma'yı Trebia'da dize getiren komutan Kartacalı Hannibal Barca'yı bulup yok etmekti.

Kartaca ordusu durdurulamıyordu, Roma yeni bir ordu göndermesine rağmen başarılı olmamıştı.

M.Ö. 217'de Romalılar, Hannibal'ın ilerleyişini durdurmanın en iyi yolunun güçlerini bölmek olduğuna karar vermişti. Ama Hannibal bu iki Roma gücünün arasından sızmayı başarmıştı.

Milattan önce 217 ilkbaharında Romalılar, Kartaca ordusunun güneye doğru hareketini engellemek için birliklerini iki farklı gruba ayırmışlardı. Bir grup asker kıyıdaki Arminius'a doğru ilerledi. Diğer bir grup ise Arretium doğru gitti. Sadece Arno Nehri vadisinden geçen güney rotasını açık bırakmışlardı. Buna rağmen Kartacalılar bu iki Roma birliğinin arasından geçmeyi başardı.

Hannibal'ın planı bölgeyi Arretium'un surlarından izleyen Romalı general Gaius Flaminius'u kızdırmaktı. Suların arkasındaki Flaminius'a saldırmak yerine diğer Roma müttefiklerine bir mesaj gönderiyordu. Düşmanını iyi tanıyordu ve Flaminius'u savaş alanına çekmek istiyordu. Ordusunu önünden geçirerek alay ediyor, ona gücünü ve cesaretini gösteriyordu.

Flaminius sonunda yemi yuttu. Hızlı hareket eden Hannibal ve 30 bin adamı, Passignano köyünün yanından geçerek Trasimeno Gölü'nün kıyısındaki tepelik ormana vardı. Yol dağlarla çevrili, göl kıyısındaki dar bir geçide getirmişti. Flaminius vadiye ulaşmak üzereyken ürkütücü bir sis vadiye çöktü. Ama Kartaca ordusunun yaktığı kamp ateşleri her yerden görülüyordu.

Trasumennus Gölü Muharebesi'de Roma için iyi sonuçlanmamıştı, Kartaca ordusu muharebenin sonunda galip gelmişti.

Hannibal, Trasimene Gölü'nün kıyısında bir Roma ordusunu daha yok etmişti. 30 bin Kartacalı piyade ve süvari, şaşkınlık içindeki Roma ordusunu ezip geçmişti.

Flaminius, 6 bin Roma askerine tepeyi tırmanarak Kartaca ordusuna saldırmalarını emretti. Romalılar, Hannibal'ın artçı piyadeleriyle şiddetli bir çatışmaya tutuştu. Ama aniden piyadeler dönüp kaçmaya başlamıştı. Kartaca ordusu askeri tarihteki en ölümcül tuzaklardan birini uygulamaya koymuştu. 30 bin Kartacalı piyade ve süvari sabah sisinin içinden çıkarak, dehşete düşen Roma güçlerine saldırmıştı.

Savaş Kuzeybatı İtalya'da Trasimene Gölü'nün kıyısında şiddetlenerek devam ediyordu. İspanyol ve Afrika ağır piyade birlikleri Roma ön cephesine saldırıyordu. Vahşi Keltler ortadan saldırmıştı. Numidia hafif piyadeleri ise Romalılara arkadan darbe vurmuştu. Tarihin en başarılı pusularından birinde bir Roma ordusu daha yok edilmişti. Kartacalı Hannibal, 27 yaşında efsanevi bir taktikçi olmayı başarmıştı.

Bu yenilgi karşısında Roma senatosu cesurca, belki de çaresiz bir karar verdi. Hannibal'ın korku hükümdarlığına son vermek için ülkenin başına geçici bir diktatör getirmeyi kabul etmişlerdi. Quintus Fabius Maximus, 90 bin askerden oluşan bir ordu oluşturdu. Bu roma tarihinin en büyük orduydu. Ama onları Hannibal'a karşı doğrudan savaşta kullanmayacaktı. Fabius'un stratejisi, Kartaca ordusunu aç ve yorgun bırakmıştı.

80 bin kişiden oluşan dev Roma ordusu, Hannibal'ı bulup yok etmekle görevlendirilmişti.

Roma senatosu, Hannibal'ı durdurması için iki yeni konsül atamıştı. 80 binden fazla Romalı piyadenin komutasını alan Varro, Kartaca ordusunu yok etmek üzere harekete geçmişti.

Stratejisinin o güne kadar ki başarısına rağmen Roma senatosu, 6 ay sonra Quintus Fabius Maximus'u görevden aldı. İki sivil konsülün seçimiyle her zamanki yönetim biçimine dönüldü. Gaius Terentius Varro ve Marcus Claudius Lepidus seçildi ve kendilerinden Hannibal'ı en kısa sürede yenmeleri istendi. Varro, Kartaca ordusuyla topyekün bir savaşta karşı karşıya gelmek istiyordu. Lepidus ise savaşa çekilmek istemiyordu.

Hannibal'ın gücü yüz yüze savaştaydı ve Varro'nun istediği savaşı o da istiyordu. Hannibal istihbaratını toplamış bekliyordu. Varro komutayı devraldığı anda darbe kuvvetini göndermişti. Varro kurulmuş gibi hemen harekete geçti. Hannibal'ı İtalya'da Cannae yakınında karşılamak istiyordu. Varro'nun dev ordusu 80 binden fazla Romalı piyadeden ve 6 bin süvariden oluşuyordu. Bu aynı anda savaş alanına çıkan en büyük Roma ordusuydu.

Varro askerlerini tipik Roma bölük düzeninde yerleştirdi. Ama eski formüle yeni bir açı vermişti. Sadece 100 metre uzakta Hannibal, 35 bin askerden oluşan kendi piyade gücünü yerleştiriyordu. Ama kullandığı düzen daha önce hiçbir batı savaş alanında kullanılmamıştı. Ordusunu hattın ortasından kendisi yönetiyordu.

Cannae Savaşı, 70 binden fazla Roma askerinin öldüğü kanlı bir mücadele olmuştu.

İlk yıkıcı darbeyi vuran Kartaca süvarileri olmuştu, bu ölüm dalgasından kurtulmaya çalışan Romalılar teker teker yere düşüyordu. Gün battığında 70 binden fazla Romalı asker ölmüştü.

Piyade savaşı çok şiddetli geçiyordu. Ama ilk sarsıcı darbe Kartaca süvarilerinden geldi. Bu ölüm kapanından kurtulmak için çırpınan Romalılar bir bir yere düşüyordu. Bu tüm zamanların en büyük savaşlarından birinin başlangıcıydı. İki büyük ordu Cannae'da birbirini katlediyordu. Kartacalı Hannibal Barca ordusunu kendine özgü bir yarım daire şeklinde yerleştirmişti.

Kanattaki Kartaca süvari komutanı güçlerinin bir bölümünü savaş alanının diğer ucundaki Numidia hafif süvari birliğine yardım etmeye gönderdi. Fakat ortadaki Roma piyadeleri Hannibal'ı geri püskürtmeye başlamıştı. Ama bu hileydi, Hannibal bilerek geri çekiliyordu. Kartaca hatlarının ilk yay şekli artık V harfine benzemişti. V içine sıkıştırılan Roma piyadelerinin ileri gitmekten başka seçenekleri kalmamıştı.

Hannibal'ın işaretiyle Afrika birlikleri içeri doğru dönmeye ve Romalıları yanlardan ezmeye başladı. Hannibal önden yollarını kesmişti. Afrika piyadeleri ise yanlardan sıkıştırıyordu. Hannibal'ın büyük kardeşi Hasdrubal Barca süvarilerileriyle arkadan saldırıyordu. Romalılar tabiri caizse bir ölüm kapanının içine düşmüştü. Güneş batarken Kartacalılar, 70 binden fazla Romalı askeri acımasızca katletti.