Japon oşinografik keşif gemisi Kaiyo Maru, 9 Japon gemisinin esrarengiz şekilde ortadan yok oluşunu incelemek için en son görüldükleri Ejderha Üçgeni'ne yollandı. Fakat bu görevinde başarısız oldu. Çünkü Kaiyo Maru'da arkasında hiçbir iz bırakmadan bir anda yok oldu.

Bermuda Şeytan Üçgeni pek çok uçak ve gemi kazasının meydana geldiği yer olarak bilinir.

Denizlerde kaybolan gemilerle ilgili gizemler arasında Bermuda Şeytan Üçgeni'nin çok özel bir yeri vardır, pek çok geminin ve uçağın yok olmasının sebebi bu noktadır.

Denizlerde yok olan gemilere dair muammalar arasında Bermuda Şeytan Üçgeni'nin çok önemli bir yeri vardır. Birçok geminin ve uçağın kaybolmasına neden olan şey hep bu nokta meydana gelmiştir. Ancak benzer şekilde kötü üne sahip takriben 12 küçük bölge daha bulunmaktadır.

Bunlara Uğursuz Vorteks'ler denmektedir. Bu terim açıklanamayan gizemleri araştırmak isteyen bir topluluğun kurucusu olan İskoç biyolog İvan Sanderson tarafından ortaya atılmıştır. Biyolog bu 12 Uğursuz Vorteks'e geometrik bir anomali demişti. Çünkü hepsi birbirinden eşit derece uzaktı ve toplu halde dünya haritasına bakıldığında ortaya çıkan şekil neredeyse mükemmel bir ikosahedron'a benziyordu.

Bütün bu noktalar gemilerin kaybolması hakkındaki öykülerle kötü bir sahipti. İvan Sanderson bariz bir örüntü olduğunu görmüş olsa bile uzun süredir bu kaybolmaların sebebini izah edememişti. Bir süre sonra Uğursuz Vorteks'lerin genellikle gözle görülür bir ortak niteliği olduğunu fark etti. Bunlar sıcak ve soğuk hava akımlarının ya da sıcak ve soğuk deniz akıntılarının birbirleriyle buluştuğu yerlerdi.

Ejderha Üçgeni'de oldukça tehlikeli bir bölgedir, pek çok gemi bu bölgede batmıştır.

Ejderha Üçgeni, Bermuda Şeytan Üçgeni'ne göre dünyanın diğer yakasındadır, Japon halkı bu bölgeye şer denizi anlamına gelen "Ma No Umi" demektedir.

Sanderson'a göre bu tür çarpışmalar, henüz bilimsel olarak açıklanamayan elektromanyetik düzensizliklerden meydana geliyordu. Tabi ki Sanderson'ın iddiaları dünyada pek kabul görmedi. Böylesine olaylar basit bir batıl inançmış gibi görmezden geliniyordu. Ta ki araştırma gemisi Kaiyo Maru, Ejderha Üçgeni'nde kaybolana kadar!

Bu bölge Bermuda Şeytan Üçgeni'ne kıyasla dünyanın öteki tarafında, Japonya'nın Tokyo şehrine yakın bir konumdadır. Geçmiş boyunca burası Şeytan Denizi, Pasifik Bermuda Şeytan Üçgeni ve Ejderha Üçgeni gibi pek çok korkucu adla isimlendirilmiştir. Japonlar bu bölgeye şer denizi demektedir.

Japon adalarının etrafındaki birçok yer bu adı hak etse de Ejderha Üçgeni hepsinden daha çok bilinen ve korkulan bölge olmaya devam etmektedir. Yeteri kadar araştırma yapılmaması nedeniyle Ejderha Üçgeni'nin nerede başlayıp bittiği tam olarak bilinmemektedir. Ancak Tokyo'nun güneyindeki Izu Adaları bölgesinden başladığına dair çeşitli söylentiler bulunmaktadır.

Deniz ejderhası eski bir Japon efsanesidir, pek çok yaşlı Japon hala bu efsaneye inanmaktadır.

Eski denizciler Ejderha Üçgeni'nde beliren garip ışıkları ve ansızın oluşan devasa dalgaları, denizin altında yaşayan öfkeli bir ejderhanın çıkardığına inanmaktaydı.

Yaşlı denizciler, bu bölgede garip ışıkların ve deniz yüzeyinde aniden meydana gelen türbülansların olduğunu söylerlerdi. Ansızın çıkan devasa azgın dalgalar bölgeden geçen denizcilerin en büyük korkusuydu. Bu bölgede gökyüzü berrakken bile tayfunlar meydana gelebiliyordu.

Yöredeki balıkçılar tüm bunları suyun dibinde yaşayan bir deniz ejderhasının yaptığına inanıyordu. Ejderhanın tayfunlara sebep olduğunu, dev dalgalar meydana getirdiğini, denizin yüzeyinde beliren garip ışıklar oluşturduğunu ve gaz kabarcıkları çıkardığını düşünüyordu.

Ama gerçek bambaşkaydı. Burasının bu kadar kötü anılmasının nedeni denizcilerin anlattığı bu korkunç hikayeler değildi. Bilakis Charles Berlitz'in Bermuda Şeytan Üçgeni'ni konu alan kitabıydı.

Kubilay Han'ın Japonya seferi bu bölgeyi geçemedikleri için başarısız olmuştur.

13. yüzyılda Japon adalarını istila etmek için yola çıkan 900 gemi dolusu Moğol askeri Ejderha Üçgeni'ni geçememişti, ansızın çıkan bir tayfun tüm Moğol gemilerini batırmıştı.

13. yüzyılda Cengiz Han'ın soyundan gelen Moğol Kubilay Han, Japon adalarına saldırmayı planlıyordu. Bu amaçla Ejderha Üçgeni'ni geçmek için bölgeye 900 gemi dolusu asker ve denizci gönderdi. Kıyıya yaklaştıklarında aniden öngörülemeyen tayfunlardan biri başladı.

Tayfun Kubilay Han'ın gemilerinin hepsini batırdı ve planlarının suya düşmesine neden oldu. Hatta Kamikaze kelimesi bu tayfunu tanımlamak için ilk defa orada kullanıldı. Kamikaze ilahi rüzgar anlamında kullanılmıştı. Ki bu sözcük fırtınanın ne kadar korkutucu olduğunun çok iyi bir kanıtıdır.

Moğollar çok tecrübeli göçebe savaşçılardı. Yay, ok ve at kullanmakta çok ustaydı. Fakat denizcilikte hiç iyi değillerdi. Japonya çevresinde meydana gelen tayfunları aşamamışlardı. Ejderha Üçgeni, Moğollar'ı adeta yutmuştu. 900 gemi dolusu Moğol askeri Japon denizinde son nefesini vermişti.

Charles Berlitz'in Bermuda Üçgeni adlı kitabı, o dönemin en çok satılan kitaplarından biri olmuştu.

Ejderha Üçgeni korkutucu şöhretinin büyük bölümünü Charles Berlitz'in Bermuda Üçgeni adlı kitabını yayınlamasıyla kazanmıştı, Berlitz'e göre bölgede doğaüstü olaylar meydana geliyordu.

Ejderha Üçgeni ürkütücü ününün büyük bölümünü, metafiziksel konularda kitaplar yazan araştırmacı Charles Berlitz'in Bermuda Üçgeni isimli kitabını yayınlamasıyla kazandı. Berlitz'e göre 1950'lerde Ejderha Üçgeni'nin bulunduğu yerde 9 tuhaf kaybolma hadisesi yaşanmıştı.

Kaybolan bütün gemiler modern, tam donanımlı Japon gemileriydi ve hava güzeldi. O yüzden durup dururken hiçbir iz bırakmadan kaybolmaları mümkün değildi. Kısa süre sonra Japon yetkililer olay hakkında bir soruşturma başlattı ve 5 numaralı araştırma gemisi Kaiyo Maru bölgeye gönderildi.

Ancak Kaiyo Maru araştırma gemisi de kısa sürede ortadan kayboldu. Charles Berlitz'in olay hakkındaki açıklamalarına göre Kaiyo Maru, 100 kişilik mürettebatıyla birlikte Ejderha Üçgeni'ne girdikten hemen sonra sırra kadem basmıştı. Japon makamları daha sonra bütün araştırmalara bir kısıtlama getirerek olay yerini tehlikeli bölge olarak belirledi.

Larry Kusche, The Bermuda Triangle Mystery Solved adlı kitabında Ejderha Üçgeni Nedir sorusunun cevabını vermiştir.

Gerçekte Kaiyo Maru gemisinde o kadar kişi bulunmuyordu, Larry Kusche 1974 yılında çıkardığı kitabıyla Berlitz'in Ejderha Üçgeni hikayesini çürütmüştü.

Kaiyo Maru gemisinde aslında sadece 31 kişi bulunuyordu. Berlitz ayrıca bazı kayıp gemilerin 200 bin tonluk tankerler kadar büyük olduğunu ve binlerce yıl boyunca bu tip ortadan yok olmaların meydana geldiğini iddia etti. Ancak yine de bu iddialar hakkındaki en şaşırtıcı şey ona inanların sayısıydı.

Bu olaylara tereddütle yaklaşıp kendi kendine araştırmaya karar veren tek kişi kendi halinde bir olan kütüphaneci Larry Kusche'ydi. Kusche, 1974 yılında Bermuda Şeytan Üçgeni'nin gizemi çözüldü adında bir kitap çıkardı. Bu kitapta Bermuda Şeytan Üçgeni'yle bağlantılı birçok öyküyü çürüttü. Berlitz'in Ejderha Üçgeni'nin hikayesini de unutmamıştı.

Japon makamları ve gazetelerle iletişim kurmak için ısrarlı girişimlerde bulundu. Ancak Ejderha Üçgeni ile ilgili hiçbir şey bulamadı. Bu bölge ve bölgenin sözüm ona tüm tehlikeleri Japonlar tarafından neredeyse hiç bilinmiyordu. Ayrıca Kusche, 1950'lerde Izu Adaları yakınında ortadan kaybolan 9 geminin hepsinin küçük balıkçı tekneleri olduğunu ortaya çıkardı.

Kaiyo Maru nerede olduğu bile tam olarak bilinmeyen Şeytan Denizi'nde batmıştır.

Kaiyo Maru'nun Ejderha Üçgeni'ndeki amacı volkanik aktiviteleri araştırmaktı, gemi araştırma yaparken volkanik bir patlamanın tam ortasında kalmıştı.

Kaiyo Maru diğer gemilerin neden kaybolduklarını araştırmak için Ejderha Üçgeni'ne gönderilmemişti. Tam aksine bölgedeki volkanik aktiviteleri araştırmak için oradaydı ve beklenmedik volkanik bir patlama yüzünden batmıştı. Bu olayda da doğaüstü sayılacak hiçbir şey yoktu.

Yine de suda beliren ışıkları ve suyun yüzeyindeki garip olayları gözardı etmemişlerdi. Bunlarında bir açıklaması yapıldı. Bölgedeki tüm adalar, yeraltı faaliyetlerinin bir ürünü olarak ortaya çıkmışlardı. Japonya'yı çevreleyen okyanusun dibinde sayısız küçük volkanik gözenekler bulunmaktaydı.

Buralardaki patlamalar suda beliren parlamalar gibi görünmekteydi. Bölgedeki sularda gürlemeler meydana gelerek, kükremeyi andıran bir sesle çalkalanmaktaydı.