1765'lerde kadınların deniz yolculuğuna çıkması yasaktı. Fakat Jeanne Baret dünya turuna çıkmak üzere olan doğa bilimci sevgilisi Philibert Commerson'u yalnız bırakmak istemiyordu. Bu yüzden erkek kılığına girerek aynı gemiye binmişti. Farkında değildi ama dünyanın çevresini gemiyle dolaşan ilk kadın denizci olacaktı.

Aslında Jeanne Baret dünyanın çevresini gemiyle dolaşan ilk kadın denizci olmak için yola çıkmamıştı.

Jeanne Baret, 1740 yılında Burgonya'da yaşayan fakir bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmişti. Babası okuma yazma bilmiyordu, tüm bildiklerini annesinden öğrenmişti.

Jeanne Baret, 1740'da Fransa'nın Burgonya eyaletinde yoksul bir ailenin kızı olarak doğdu. Babasının okuması yazması yoktu. Ki o zamanlarda bir köylü için bu gayet olağan bir durumdu. Ancak şaşırtıcı bir şekilde genç Baret, temel eğitimini almıştı. Nadir okuryazar köylülerden biri olan annesi kızına tüm bildiklerini öğretmişti.

20'li yaşlarına geldiğinde her iki ebeveynin de kaybetmişti. Çok ihtiyaç duyduğu bir gelir kaynağı arıyordu. Sonunda bulduğu işin dünyayı dolaşmasını sağlayacağını ve onu dünyanın çevresini gemiyle dolaşan ilk kadın denizci yapacağını bilmiyordu. Ta ki Fransız doğa bilimci Philibert Commerson hayatına girene kadar!

O zaman 35 yaşında olan Philibert bir memurun oğluydu. Tıp okumuştu ve dünyayı keşfe çıkmadan önce kısa bir süre doktor olarak çalışmıştı. Bilimsel çevrelerce kendi adına bir isim yapmaya başlamıştı. Hatta modern Taksonomi'nin babası olarak da bilinen ünlü botanikçi Carl Linnaeus gibi bilim adamlarıyla çalışmıştı.

Philibert Commerson sağlık sorunları nedeniyle bir yardımcıya ihtiyaç duyuyordu.

35 yaşındaki doğa bilimci Philibert Commerson, o zamanlar 22 yaşında olan Jeanne Baret'ı hem evi idare etmesi hem de kişisel hemşireliğini yapması için işe almıştı.

Commerson'ın karısı trajik bir şekilde 1762 yılında vefat etmişti ve kendisininde sağlığı iyi değildi. İşte bu noktada o zamanlarda 22 yaşında olan Jeanne Baret hayatına girmişti. Philibert, Jeanne'i evi yönetmesi ve kişisel bakıcılığını yapması için işe almıştı. İkisinin hangi ara aşık olduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Ancak 1764'e gelindiğinde bu durum netlik kazanmıştı. İkili sonrasında Paris'e taşınmıştı. Baret, Commerson'un ev işlerini yapmaya devam ediyordu. Commerson ertesi yıl, 1765 yılında ünlü Fransız kaşif Louis Antoine de Bougainville'in dünya çapında yapacağı bir geziye davet edilmişti. Botanikçi olarak dünyadaki vahşi yaşam ve bitkiler üzerinde çalışacaktı.

Başta Commerson teklifi kabul edip seferlere katılmakta tereddüt etmişti. Yeni bitki ve hayvan türlerini keşfetmeye kesinlikle çok istekliydi. Ama hala sağlığı iyi değildi. Fakat yanına bir yardımcı alabileceği söylendiğinde fikrini değiştirmesi oldukça kısa sürmüştü. Ama bu onun sevgili Jeanne'i olamazdı.

Erkek kılığına giren bir kadın olarak rolünü gayet başarılı şekilde oynamıştı.

18. yüzyılda kadınların deniz yoluyla bilimsel keşif gezilerine çıkmalarına müsaade edilmiyordu. Bu yüzden Baret erkek kılığına girerek geziye katılma kararı almıştı.

1701 ile 1800'lü yıllar arasında kadınların deniz yoluyla seyahatlerine izin verilmiyordu. Commerson'u başkasının gözetimine bırakmak istemeyen Baret, erkek elbiseleri giyerek yolculuğa katılmaya karar vermişti. En nihayetinde gemiye bir erkek olarak binebilmişti.

Commerson bile onu ilk başta tanımamıştı. Bu yüzden ona yabancı biri gibi davranmıştı. Botanikçinin bir sürü teçhizatı olduğundan kendisine ve yardımcısına büyük bir kabin verilmişti. Bu durum Baret için harikaydı. Çünkü aksi takdirde yeteri kadar mahremiyete sahip olamayacaktı.

Kendine ait özel tuvaleti bile vardı. Bütün zorluklar adeta onun lehine dönmüş gibiydi. Yolculuk sırasında tekrarlayan ülser, Commerson'ın bacağında sorun olmaya başlamıştı. Ayrıca bir keresinde çok kötü deniz tutmuştu. Bu yüzden Baret zamanının çoğunu onunla ilgilenerek geçiriyordu.

Keşif gezisi sıkıcı bir sürece girmişti, gemide yapacak hiçbir şey bulamıyorlardı.

Philibert Commerson anılarında keşif gezisi sırasında yapacak pek bir şeyleri olmadığını anlatmıştı. Sadece Montevideo'ya vardıklarında çalışmaları gerekecekti.

Commerson hatıralarında, araştırma gezisinin ilk bölümünde yapmaları gereken pek fazla bir şeyleri olmadığını anlatmıştı. Sadece gemiler yeni dünyaya, yani Uruguay'ın başkenti olan Montevideo'ya ulaştıklarında meşgul olacaklardı. Bilimsel çalışmaların büyük bir kısmı orada başlayacaktı.

Montevideo'ya vardıklarında toprağı, denizleri ve oradaki yaşamı incelemeleri gerekiyordu. Ki nihayetinde onun onuruna, kendi isminin verildiği bir Yunus türü keşfedecekti. Yalnız o sırada bacağı gerçekten kötü durumdaydı. Ancak Baret'ın sadece eşine iyi bakan bir köylü kızı olmadığı ortaya çıkmıştı.

Bu sefer de büyük bir rol üstlenecekti. Kadın harika bir doğa bilimci olup çıkmıştı. Commerson'ın bacağı hareketlerini engellediği için Baret işin çoğunu kendisi yapmıştı. Yağmur, rüzgar, kar dinlemeden dağlarda buldukları bütün örnekleri ve kullandıkları malzemeleri o taşıyordu.

Pek çok kadın korsan gibi o da verilen görevleri kendi bildiği gibi yerine getiriyordu.

Breziya'ya ulaştıklarında Commerson gemiyi hiç terk etmemişti. Ağrıyan bacağı yüzünden gemide kalarak gerekli örnekleri Jeanne'in toplamasını beklemişti.

Breziya'ya vardıklarında Commerson gemiden hiç inmemişti. Sızlayan bacağının iyileşmesini beklemek zorunda kalmıştı. Çaresiz bir şekilde gemide kaldığından sadece yardımcısı örnekler toplayabiliyordu. Baret bu sırada keşif gezisinin ünlü liderinin onuruna Commerson'ın Begonvil adını verdiği güzel çiçekli asmayı keşfetmişti.

İkinci kez Montevideo'ya ulaştıklarında gemilerin Macellan Boğazı'ndan geçmesini sağlayacak rüzgarları beklerken, Patagonya'da bitki örnekleri toplamışlardı. Bacağı hala çok fazla ağrı yapmasına rağmen Commerson gemiden inerek bazı işleri yapmaya karar vermişti.

Berat'da bütün yol boyunca ona eşlik ederek örnekleri, kabukları ve taşları toplamasına yardım etmişti. Görev çok zordu ve bu görev gösterdikleri metanet ve cesaret sayesinde kısa zamanda ün kazanmalarını sağladı. Bu sayede diğer tüm kaşiflerin yanı sıra Begonvil'in saygısını da kazanmışlardı.

Eski bir çizgi roman sayfasında bu olay işte böyle çizilmişti.

1768 yılının Nisan ayında keşif zaferleri Tahiti'ye ulaştığında Jeanne'in gerçek kimliği ortaya çıkmıştı. Tahitililer onun erkek olmadığını hemen anlamıştı.

Jeanne ilerleyen haftalarda Philibert'in aldığı notları ve topladıkları örnekleri bir katalog haline getirmesine de yardım etti. 1768 senesinin Nisan ayında Tahiti'ye ulaşmışlardı. Jeanne'in gerçek kimliği de orada ortaya çıkmıştı. Tahitililer onun kadın olduğunu anında fark etmişti.

Ama ondan öncede zaten gemide şüpheler artmıştı. Begonvil daha sonra anılarında diğer kaşiflerin ve mürettebatın Baret'ın vücudunda hiç kıl olmamasını, sesini ve mahremiyete düşkünlüğünü sorgulamaya başladıklarını yazmıştı. Gemideki cerrah, botanikçinin yardımcısının kadın olduğunu zaten keşfetmişti.

Ne olursa olsun artık gerçek ortaya çıkmıştı. Ancak Commerson yardımcısının kadın olduğu söylentisini reddetti. Ama bu zaten önemli değildi. Kadının onlarla devam etmesi gerekiyordu. Gemi daha sonra Madagaskar'ın doğusundaki küçük bir ada ülkesine doğru yelken açtı.

 Louis Antoine de Bougainville sert mizaçlı bir adamdı, kurallarına uymayanı ağır şekilde cezalandırıyordu.

Gemisinde bir kadınla Fransa'ya dönmek istemeyen Begonvil, Commerson ve Baret'ı Mauritius'da bırakmak zorunda kalmıştı. Aksi takdirde ceza alması kaçınılmazdı.

Gemisinde kadın taşıdığı için ceza almak istemeyen Begonvil, Commerson ve Baret'ı Mauritius'da bırakmıştı. Bu sayede sorundan kurtulmuştu. Aynı zamanda arkadaşlarını da olası bir cezadan kurtarmıştı. Bir süre sonra Commerson, ada valisinin tanıdık bir arkadaşı olduğunu keşfetmişti.

Böylece adaya yerleşerek çalışmalarına devam etmişlerdi. Birlikte seyahat edip yakındaki Reunion Adası ve Madagaskar'da bitki örnekleri toplamışlardı. Ancak Philibert, 1773 yılında sağlık durumunun kötüye gitmesi sebebiyle ölmüştü. Jeanne parası ve arkadaşı olmadan orada yalnız başına kalmıştı.

Vali çoktan Fransa'ya geri gönderilmişti. Ona bir iş bulma konusunda yardım edemezdi. Kendi başının çaresine bakmak zorundaydı. Bu yüzden Mauritius'un başkenti olan Port Louis'de bir hanın idaresini üstlendi. Orada Fransa'ya dönmek üzere olan Fransız subay Jean Dubernat ile tanıştı.

İlk kadın denizci olmasının ardından hakkı olan saygıyı hiçbir zaman görmemişti.

Jeanne, 1774 yılında dünyayı dolaştığı seferini tamamlayıp Fransa'ya geri dönmüştü. Farkında olmadan dünyanın çevresini gemiyle dolaşan ilk kadın denizci olmuştu.

Jeanne ve Dubernat birbirlerini vurulmuşlardı. Ertesi yıl, 1774'de evlenme kararı aldılar. Mutlu yeni evliler daha sonra Jeanne Baret'ın dünyayı gezdiği turunu tamamlayarak Fransa'ya geri dönmüşlerdi. Yakın zamanda tarihe böyle bir seferi tamamlayan ilk kadın denizci olarak geçecekti.

1776 yılına Commerson'dan kendisine kalan parayı nihayet alabildi. Ona kalan para Baret ve Dubernat'ın, Saint Aulaye köyüne yerleşmesi için yeterliydi. Ama Begonvil seferinde hak etmiş olduğu itibarı hala alamamıştı. Fakat 1785 yılında, 45 yaşındayken botanik bilimine katkısı sebebiyle kendisine mütevazi bir emekli aylığı bağlandı.

Birçok bitki ve hayvan türü Commerson adıyla anılsa da Jeanne Baret'a yaşamı boyunca hiçbir onur ödülü verilmedi. Fakat 2012 yılında yeni keşfedilen bir çiçek türüne, dünyanın çevresini gemiyle dolaşan ilk kadın denizci olmasında ötürü Jeanne Baret adı konuldu.