Beechcraft tipi turboprop nakliye uçağıyla Nassau'dan Miami'ye doğru yola çıkan 37 yaşındaki Walter Wyatt Jr, birkaç saat içinde köpek balıklarıyla yüzmek zorunda kalacağından habersizdi. Uçağın sağ motoru öksürmeye başladığında işlerin kendisi için iyi gitmediğini anlamıştı.

Pilot Walter Wyatt Jr. uçağı denize düştüğü için köpek balıklarıyla 15 saat yüzmek zorunda kaldı.

37 yaşındaki uçak mühendisi Walter Wyatt Jr. yağmurlu bir Aralık gününde Bahamalar'ın başşehri olan Nassau'dan Miami'ye doğru uçuyordu, iki motorlu Beechcraft uçağında tek başınaydı.

37 yaşındaki uçak teknisyeni yağışlı bir günde Bahamaların başkenti olan Nassau'dan Miami'ye yolculuk yapıyordu. Çift pervaneli Beechcraft uçağında yalnız başınaydı. Maalesef bu sakin bir uçuş değildi. Zira Nassau'da navigasyon teçhizatı çalınmıştı. Elinde yalnızca bir radyo ve bir pusula kalmıştı.

Hava aniden kararıp pusulanın yön göstericisi hızla dönmeye başladığında uçak Andros adasını geçmişti. Pilot güzergahından şaşmamak için kendisine yol gösterebilecek bir referans noktası bakınmaya başladı. Bir an Bahanalar'ın en batısındaki Bihimi'ye doğru sıralandıklarını düşündüğü bir dizi taş gördü.

Ama taşları izlemek için istikametini kuzeye döndürdüğünde iki şey fark etti. İlki Bihimi bu arsız dalgaların arasından görünmüyordu. İkincisiyse kesin bir şekilde kaybolmuştu. Sakin kalmaya çalışan Wyatt radyosunu açtı ve mayday imdat sinyali gönderdi.

Beechcraft tipi uçağının sağ motoru durmuştu, akabinde diğer motoruda arızalanmıştı.

İmdat çağrısına Jamaika ve Miami uçuşundan anında yanıt gelmişti, ancak kurtarma uçağı şiddetli fırtına yüzünden Wyatt'ın Beechcraft'ına 1 saat sonra ulaşabilmişti.

İmdat sinyaline Air Jamaika, Miami uçuşlarından anında yanıt aldı. Çağrısı sahil güvenliğe aktarıldı. Ama sonra işler biraz karıştı. Bir Falcon keşif uçağı, Wyatt'ın yardım isteğine hemen yanıt vermiş olmasına rağmen sert fırtına ve başka bir yardım talebinin daha gelmesi üzerine karışıklık yaşanmıştı.

Sonuç olarak kurtarma uçağı Wyatt'ın Beechcraft'ına ancak 1 saat sonra ulaşabildi. Beyaz-turuncu renklerdeki sahil güvenlik geldiğinde gece çoktan çökmüştü ve Beechcraft Wyatt'ın uçağının sağ motoru öksürmeye başlamıştı. Falcon'un pilotu yakınlarda bir acil iniş pisti olduğunu söyleyerek Wyatt'a cesaret vermeye çalıştı.

Sadece 10 kilometre gittikten sonra buraya varacaklardı. Beechcraft'ın sakinleşen pilotu Falcon'u peşinden gitmeye başladı. Durumunun kötüye gittiğinden henüz haberi yoktu. Ansızın uçağın sağ motoru öksürerek kapandı. Ardından sol yakıt tankı bitti. Wyatt endişe içinde her iki motorunda durduğunu anladı.

Walter Wyatt Jr kimdir sorusu, kullandığı Beechcraft tipi uçak suya çakılınca daha sık sorulmaya başlandı.

Her şey göz açıp kapayıncaya kadar olmuştu, Falcon'un pilotu Wyatt'ın uçağının denize çakıldığını ve dalgaların arasında kaybolduğunu görmüştü.

Her şey bir anda oldu. Uçak anında irtifa kaybetmeye başladı ve hızla düşüşe geçti. Wyatt düştüğünü haykırdı. Falcon'un pilotu şok içinde uçağın denize düştüğünü ve dalgaların arasında yok olduğunu gördü. Kaza alanının üstünde dolaşıp uçağı bulmaya çalışsada ne uçak ne de pilot görünürde yoktu.

Birkaç çember çizdi ama görünürde bir cankurtaran salı, işaret fişeği ya da imdat çağrısı yoktu. Bunun tek bir anlamı vardı; Wyatt düşüşten kurtulamamıştı. Falcon ekibi yinede aramaya devam etmek istedi ama yakıtları bitmek üzereydi. Akşam saat 6 olduğunda geri dönmekten başka yapacak bir şeyleri kalmamıştı.

Uçaktaki kimse az önce şahit oldukları trajediye inanamıyordu. Yakıt doldurup arayışa devam etmek için geri dönmeyi planlıyorlardı. Çünkü Wyatt hala hayatta olabilirdi. Uçak su yüzeyine değdiğinde Wyatt'ın kafası ön panele çarpmıştı ve neredeyse bayıltmıştı. Şansına bilincini kaybetmemişti.

Okyanusa düşen uçak kısa sürede bulundu ama hava şartları nedeniyle pilotuna ulaşılamadı.

Onu arayan kurtarma uçağını gördüğünde rahatlamıştı, hemen düşen uçağının kanadına çıkarak yanına aldığı işaret fişeklerinden birini yakmayı denemişti ama fişek yanmamıştı.

Wyatt uçağının sekip tekrar suya çarptığını hissetti. İki işaret fişeğini aldıktan sonra kanadın üstüne çıktı ve can yeleğini şişirdi. Kurtarma uçağının ışıklarını gördüğünde umutlanmıştı. İşaret fişeklerinden birini yakmak için hamle yaptı ve hiçbir şey olmadı. Bir vızıltı geldi ve söndü. İkinci fişekse elinde paramparça oldu.

Durum gittikçe daha kötü bir hal alıyordu. Wyatt üstünde dikildiği kanat bir anda altından kaydı. Uçak saniyeler içinde denize batmıştı ve Wyatt hırçın dalgaların arasında sürükleniyordu. Neyse ki pilot denizde nasıl hayatta kalması gerektiğini biliyordu. Mevcut enerjisini muhafaza etmesinin ne kadar önem kazandığının farkındaydı.

Tüm gayretine rağmen yarım saat sonra titremeye başlamıştı ve bacağında oluşan kramplarla başa çıkmaya çalışıyordu. Daha vahimi ise umudunun azalmaya başlamasıydı. Böyle karanlık ve fırtınalı bir havada bulunamayacağını biliyordu. Bu yüzden başka bir Bahama adasına doğru yüzmeye başladı.

Dalgalı denizde yüzmek oldukça yorucuydu, fakat hayatta kalabilmesi için yüzmekten başka çaresi yoktu.

Yüzmeye başlamasının üzerinden daha 1 saat geçmemişti ki güçlü dalgalar, şiddetli rüzgar ve kabaran deniz Walter Wyatt'a yönünü kaybettirmişti.

Daha 1 saat geçmeden sert dalgalar, haşin rüzgar ve şişen deniz yüzünden yönünü kaybetti. Onu en çok endişelendiren şeyse can yeleğinin sol kısmıydı. Yelek şişirme tüpünün yanındaki bir delikten hava kaçırdığı için yavaşça sönüyordu. Çok geçmeden tüp yelekten koptu ve sol kısım tamamen söndü.

Nafile bir şişirme çabası olarak Wyatt tüpün olduğu yere üfleyip parmağıyla deliği kapatmaya çalıştı. Bütün bunların üstüne pilot başını uçağın ön paneline çarptığında alnı yarılmıştı ve şiddetle kanıyordu. Hissettiği acı kötüydü ama kötüsüde vardı. Kanının metalik kokusu bölgede avlanan köpek balıklarını çekmeye başlamıştı.

Wyatt'ın pes etmeye niyeti yoktu. Havayolu kimliğini boynundan çıkarıp üstüne vasiyetini kazıdı. Kız arkadaşının isminin karşısına ev yazdı. Evini kız arkadaşı Trish'aya bırakmak istediğini anlayacaklarını umuyordu. Ailesinin geri kalanına sizi seviyorum anlamına gelen şifreli bir mesaj yazdı.

Köpek balıklarıyla yüzmek en son istediği şeydi ama en nihayetinde bu da başına gelmişti.

Kimliği yeleğin cebine sıkıca bağladıktan sonra saatine bakmıştı, saat tam o esnada 20:00'ı gösteriyordu ve bacağına kocaman bir köpek balığının çarptığını hissetmişti.

Kimliği yeleğine hızla düğümledikten sonra saatine göz attı. Akşam 20:00'ı gösteriyordu. O an bacağına kocaman bir şeyin çarptığını hissetti. Köpek balıkları ziyafete gelmişti. Wyatt gerçek bir panik atak krizinin eşiğindeydi. Köpek balığı ortadan kaybolmuştu ama Wyatt geri geleceklerini biliyordu.

Üstelik yeleğinin sağ kısmıda hava kaçırmaya başlamıştı. Sonra onunda şişirme tüpü koptu. Pilot tekrar deliğe üfleyip içerde kalan havayı korumak için deliğe bir başka parmağını soktu. Başını suyun üstünde tutmakta zorlanıyordu ve kurumuş ağzına yağmur suyu denk getirmeye çalışıyordu.

O esnada Falcon ekibi de yakıtını tazelemişti ve Beechcraft'ı son gördükleri yere doğru uçuyordu. Kurtarma uçağını bir donanma uçağı takip ediyordu. Görevi denize ışık tutmaktı. Ancak fırtına dinmiyordu ve görüş mesafesi sıfıra yakındı. Görev uçaktaki ekip için tehlikeli olmaya başladığından arama sabaha ertelendi.

Köpek balıklarıyla yüzen adam olarak da arkadaşları arasında şaka konusu ediliyordu.

Bitkin haldeki Wyatt köpek balığının bacağına tekrar çarptığını hissetmişti, panik içinde savurduğu tekme köpek balığını korkutup geri kaçırmıştı.

Denizde bitkin düşen Wyatt bacağına çarpan bir darbe daha hissetti. Hemen bir tekme savurdu ve panik yüzünden parmaklarını yeleğindeki deliklerden çıkardı. Yelek anında suyla dolmuştu. Wyatt bir anda suya batmıştı. Alelacele yeleği çekiştirip çıkardı ve yüzeye dönüp ciğerlerini havayla doldurdu.

Sakinleşmesi 1 saate yakın sürdü. Tekrar mantıklı düşünebildiğini hissettiğinde yeleğinin bölmelerine biraz daha hava doldurdu ve üstüne yattı. Dalgalarla ne kadar boğuştuğunu bilmiyordu ama sonunda gökyüzü aydınlanmaya başlamıştı. Pilot tam umutlanmaya başlamışken kabus gibi bir görüntüyle karşılaştı.

Birkaç metre ilerisinde bir sırt yüzgeci vardı. Sonra bir tane daha ve bir tane daha gördü. Wyatt köpek balıklarının sürü halinde geri döndüklerini ve kendisine yaklaştıklarını anladı. İlk köpek balığı suya dalarak bacaklarına doğru yaklaştığında Wyatt topuğuyla kafasının üstüne güçlüce vurdu. Köpek balığı acı içinde geri kaçtı.

Köpek balığı yüzgeçleri zaman geçtikçe çoğalıyordu, başının ciddi anlamda belada olduğunu anlamıştı.

Korkup kaçan köpek balıkları etrafında dönmeye başlamıştı, artık daha fazla dayanamayacağını düşünen Wyatt tam o sırada yaklaşan parlak ışığı fark etmişti.

Köpek balıkları Wyatt'ın çevresinde turlamaya başlamışlardı. İki köpek balığı daha Wyatt'a doğru hamle yaptı ve çılgın tekmelerle karşılaşıp geri çekilmek zorunda kaldılar. Mücadele bu şekilde devam etti. Bir köpek balığı yaklaşmaya çalıştığında Wyatt bütün gücünü toplayıp onu korkutuyordu.

Ama bu şekilde daha fazla devam edemezdi. Wyatt bulutların arasından parlak bir ışığın kendisine doğru yaklaştığını fark ettiğinde aklını yitirmeye başladığını düşündü. Birkaç dakika sonra bunun kurtarma uçağı olduğunu ve onu aradıklarını anladı.

Uçak kendisine yaklaştığında parlak turuncu can yeleğini sallayarak dikkat çekmeye çalıştı. Bir anlığına onu fark etmediğini sandı ama yanılıyordu. Yukarda kokpitte uçağın kaptanı çoktan sahil güvenlik gemisine haber vermişti. Gemi 12 dakikalık uzaklıktaydı. Sahil güvenlik botu hızla söylenen yöne hareket etti.

Kurtarma botu nihayet gelmişti, biraz daha geç kalsalardı köpek balıklara yem olacaktı.

Arama uçağının pilotu Wyatt'ı çevreleyen köpek balıklarını fark etmişti, kurtarma botundakilere haber vererek olabildiğince hızlı hareket etmelerini söylemişti.

Falcon'un pilotu Wyatt'ı çevreleyen büyük gölgeleri o an fark etti. Bota derhal haber verdi ve mümkün olduğunca hızlı gelmesini söyledi. Başlangıçta uçağın neden ona bir can kurtaran botu atmadığını merak ediyordu. Ama cevabını 1 dakika içinde aldı.

Gösterişli bir bot dalgaların arasından kendisine doğru geldi ve Wyatt bota tırmanmaya başladı. Vücudunda hiç kuvvet kalmadığı için bota binmesine iki kişinin yardım etmesi gerekti. Kurtarıldığında saat sabah 09:00'du ve yaklaşık 15 saat dalgalarla boğuşmuştu.

O an kurtarma ekiplerine neler olduğunu anlatmakta zorlanmıştı. Apar topar hastaneye kaldırılan Wyatt tedavisi tamamladıktan sonra başından geçenleri en ufak ayrıntısına kadar tüm kamuoyuyla paylaştı.