Kimi fikri kimi şansı kimi de tesadüf eseri zengin oldu. Ama hepsi yaptığı işten milyonlar kazandı. İnsanların ihtiyaç duyduğu şeyleri sunarak zengin olan bu kişiler, çok da uzun sayılmayacak bir sürede sıfırdan başlayıp zengin olanlar arasına katıldı.

Guy Laliberte sirk işletmeye başladığında beş parasızdı, sirki devletin yardımıyla açmıştı.

Guy Laliberte benzersiz bir sirk kurma fikri ilk aklına geldiğinde sıradan bir sokak sanatçısıydı, 1984 yılında devletten yatırım desteği alarak kendi sirkini kurdu.

Guy Laliberte benzersiz bir sirk açma düşüncesi aklında belirdiğinde alışılagelmiş bir sokak sanatkarıydı. 1984 senesinde devletten yatırım kredisi alarak kendi sirkini oluşturdu. Herkes günümüzde bu sirki Cirque Du Soleil olarak tanıyor. Cirque Du Soleil başlangıç aşamasında 1 yıllık bir projeydi.

Ancak öyle mükemmel şovlar yaptılar ki Quebec idarecileri sirkin diğer vilayetlerde de gösteri sergilemesi gerektiği kararını verdi. Tahmin edebileceğiniz gibi Guy en başından beri tüm Cirque Du Soleil gösterilerinin oluşturulmasında rol almıştı.

Bu çılgın fikir Guy'a birkaç milyon dolar kazandırdı ve Guy bu sayede ilk Kanadalı uzay turisti oldu.

Joy Mangano kendi plastik paspasını tasarlayarak kısa sürede zengin oldu.

Joy Mangano, 90'lı yıllarda bir hava yolu şirketinde rezervasyon direktörlüğü yaparken kendi plastik Miracle Mop paspasını icat etti ve bunları fuarlarda satmaya başladı.

90'larda özel bir hava yolu firmasında rezervasyon idareciliği yapan Joy Mangano normal paspaslardan bıkmıştı. Bu nedenle kendi plastik Miracle Mop paspasını tasarladı. Böylece ellerini hiç ıslatmadan paspas kullanabilecekti.

Biraz kendi birikimini birazda arkadaşlarının yardımını kullanarak 100 tane paspas üreterek bunları fuarlarda pazarlamaya başladı. Azmi ve sabrı netice verdi. 1995 senesinde ilk milyonunu kazanmıştı. Bu başarı ona ilham kaynağı oldu ve sonradan yüzün üzerinde kullanışlı ürünün daha patentini aldı.

Huggable Hangers ve Forever Fragant patentini aldığı bazı başarılı ürünlerdendi. Öyle ki Amerikalı ünlü yönetmen David O. Russell, Mangano hakkında Joy isimli bir biyografik belgesel bile çekti.

Richard T. James stres yayı verilen oyuncağı keşfeden kişidir, günümüzde de bu oyunca hala mevcuttur.

Richard T. James sıradan bir günde germe yaylarıyla uğraşırken bunlardan birini yanlışlıkla yere düşürdü ve bu ona yepyeni bir oyuncak fikri verdi.

90'ları düşününce ilk akla gelen şeylerden biri rengarenk stres yaylarıdır. Onlara hatırladınız mı? Aslında bunlar deniz mühendisi Richard T. James tarafından 1943 yılında icat edildi. Sıradan bir günde germe yaylarıyla boğuşurken Richard bunlardan bunlardan tekini kazara yere düşürdü.

Yere düşen yayın düştükten sonraki hareketinden çok etkilendi ve bu ona yepyeni bir oyuncak fikri verdi. Eşi stres yayı ismini buldu ve Noel'e kadar çift bu oyuncaklardan 400 tane üretmişti. Satışları inanılmaz gidiyordu. Oyuncaklar çok sevilmişti ve hepsi 90 dakika içinde tükendi.

Stres yayları günümüzde de hala popülaritesini koruyor. Günde yaklaşık çeyrek milyon tane satılıyor.

Gary Dahl evcil taşlar satarak 0'dan başlayıp zengin olanlar arasına girmiştir.

Gary Dahl'ın başarı hikayesi aslında basit bir şakayla başladı, arkadaşlarının evcil hayvanlarından dert yandıkları sırada aklına taş besleyebilecekleri geldi.

Pet Rock'ın yükseliş öyküsü aslında basit bir espriyle başladı. Firmanın gelecekteki kurucusu Gary Dahl dostlarıyla bir barda takılırken, arkadaşlarının evcil hayvanlarından dert yandığını gördü. Gary tam o esnada mükemmel evcil hayvanın sadece bir taş olabileceğiyle ilgili bir şaka yaptı.

O günden sonra Gary evcil hayvan olarak taş satmaya başladı. Yanında taşa nasıl bakılacağına dair eğlenceli ve esprili bir kullanım kılavuzu bile veriyordu. Ne zaman yürüyüşe çıkarılacağı, eğer hastalanırsa ya da ölürse ne yapılacağı hesi yazıyordu.

Gary Dahl'in iş fikri sadece 6 ay hayatta kaldı. Ancak yine de onu milyoner yapmayı başardı.

Byron Reese, 10 dolar karşılığında gönderdiği mektuplar sayesinde bir servet kazandı.

Byron Reese her çocuğun hayali olan Noel Baba'dan mektup alma fikrini işe dönüştürdü, Kuzey Kutbu'nda gerçek bir adres edinerek 10 dolar karşılığında mektuplar göndermeye başladı.

Eskiden Noel Baba'dan bir mektup almak her çocuğun hayaliydi. Byron Reese'de bu nedenle kendi Santamail firmasını kurdu. Reese, Kuzey Kutbu'nda gerçek bir adres edindi ve dünyanın her bölgesindeki çocuklara mektuplar yollamaya başladı.

Mektuplar oldukça gerçekçi görünüyordu ve damgaları en şüpheci çocuğu bile ikna ediyordu. Hizmet sadece 10 dolardı. Öyle ki Reese her yıl ebeveynlerden talep toplamaya devam ediyor.

Roni Di Lullo tasarladığı köpek gözlükleriyle kısa sürede şirket sahibi olmuştu.

Roni Di Lullo bir gün köpeğinin parlak ışıkta rahatsız olduğunu fark etti, sıradan gözlükler işe yaramadığı için köpeklere özel güneş gözlükleri hazırlaması gerektiğini düşündü.

Roni Di Lullo günün birinde köpeğinin gözlerini parlak ışıkta kıstığını fark etti. Normal güneş gözlükleri hiçbir fayda sağlamıyordu. Bu nedenler köpekler için gözlük imal etmeye karar verdi ve adını Doggles koydu.

Lullo araştırmasını yaptı ve köpeklerin başına rahatça oturacak, aynı zamanda da gözlerini koruyacak ideal anatomik modeli oluşturdu. Köpek sahipleri bu ürüne aşık olmuşlardı ve Roni hızla ilk milyonunu kazandı. Ama orada durmadı. Şirketi hala büyümeye devam ediyor ve evcil hayvanlar için işe yarar şeyler üretiyor.

Ken Ahroni'nin başarı hikayesi, sıfırdan zengin olanların hikayeleri arasındaki en ilginç hikayedir.

Ken Ahroni popüler Şükran Günü geleneğinden bir iş modeli çıkardı, hazır lades kemikleri üreterek tanesini 3 dolardan satmaya başladı.

Muhtemelen Şükran Günü'nde Hindi'nin göğüs kemiğini kırma geleneğinden haberiniz vardır. Bir dilek tutularak kemik kırılır ve elde kalan parça büyük olansa dilek gerçek olur. Ken Ahroni'de bu sevilen adetten bir iş modeli yarattı. Tanesi 3 dolardan lades kemiği üreterek satmaya başladı.

Elbette kendisi şu an bir milyoner ve bolca mutlu müşterisi var.

Jonah White takma diş satarak sıfırdan zengin olanlar arasına girmiş bir kişidir.

Jonah White, Rich Bailey'nin çirkin dişlerinden para kazanabileceklerini düşündü ve Billy Bob Theeth Inc şirketini kurarak yapay dişler üretmeye başladı.

Jonah White, 1993 senesinde üniversitesindeki bir futbol karşılaşmasını seyretmeye gitti. Kalabalıkta gördüğü bir adam aşırı tuhaf dişleriyle kahkahalar artıyor ve kızlarla flört ediyordu. White adamın özgüveninden etkilendi ve ona bir merhaba demeye gitti.

Adamın adı Rich Bailey ve kısa zamanda dost oldular. Sonrasında çirkin dişler düşüncesinden yola çıkarak ticarete atılmaya karar verdiler ve Billy Bob Theeth Inc firmasını kurdular. O günden bu yana çeşitli şekillerde yaklaşık 20 milyon adet Billy Bob dişi sattılar ve sıfırdan başlayıp zengin olanlar arasına katıldılar.

Big Mouth Billy Bass, 80'li yılların en çok satan oyuncaklarından biriydi.

Joe Pellettieri hareket ederek şarkılar söyleyen bir balığın komik ve eğlenceli olabileceğini düşünerek Big Mouth Billy Bass isimli bir balık tasarladı.

Big Mouth Billy Bass adlı gülünç balığı büyük olasılıkla bir duvar asılıyken ya da bir internet videosunda görmüşsünüzdür. Bu balık 1989 senesinde Joe Pellettieri tarafından tasarladı. Aslında tahmin ettiğinizden daha fazla şey yapabiliyor.

Düğmesine basıldığında hareket ederek çeşitli şarkılar söylüyor. Popüler kültürün sevilen bir ürünü haline gelen Big Mouth Billy Bass, Pellettieri'yi başarılı ve zengin biri yaptı.

Gary Clegg'nin ürettiği kol delikli battaniyeler o döneme damga vurmuştu.

Gary Clegg herkesin ortak sorunu olan ellerini battaniyenin altından çıkaramama durumunu bir iş fikrine dönüştürdü ve kol delikleri olan battaniyeler tasarladı.

1997 yılında hepimizin ortak problemi olan elleri battaniyenin altından çıkarmak istememe sorunu çözüldü. Meyn Üniversitesine yeni başlamış olan Gary Clegg bir gece battaniyesinin altında öyle huzurluydu ki, altından çıkmak istemiyordu. Bu yüzden battaniyeye kollarını çıkarabileceği delikler açtı.

Birkaç saat sonra iş düşüncesinin tüm ayrıntıları kafasında oluşturmuştu ve adını da Slanket koydu. Şirketi kollu battaniyelerinden milyonlarca satmayı başardı ve hala da satmaya devam ediyor.

Alex Craig sıfırdan başlayıp zengin olanlar arasına üstüne yazı yazdığı patatesleri satarak girdi.

Alex Craig insanlara tatlı mesajlar eşliğinde patates göndermenin güzel olabileceğini düşündü ve patateslerin üzerine 140 karakteri geçmeyecek mesajlar yazarak satmaya başladı.

2015 yılında mobil uygulama geliştirici olarak çalışan Alex Craig'in aklında eğlenceli bir fikir belirdi. İnsanlara üstünde sevimli mesajlar yazan patatesler yollamanın iyi bir fikir olabileceğini düşündü. Derhal Patato Parcel Service firmasını kurdu ve Reddit üstünden tanıtımını yaptı.

Fikir çok basitti. Siteden bir patates alıyordunuz ve 140 karakteri geçmeyecek bir mesaj seçiyordunuz. Şirket kelimelerinizi patatese kazıyarak istediğiniz adrese isimsiz olarak gönderiyordu. Doğal olarak Craig'in müşteri listesi bir anda uzadıkça uzadı ve ona milyonlarca dolar kazandırdı.

Jason Sandler reklam taşıyan tişörtler tasarlayarak bunlardan para kazandı.

Jason Sandler çeşitli şirketlerin reklamını taşıyan tişörtler tasarlayarak para karşılığında giymeye başladı ve kısa sürede projesinden 5 milyon dolar kazandı.

I Wear Your Shirt'un kurucusu Jason Sandler, İngiliz bir öğrencinin öğrenimi için para kazandığı milyon dolarlık ana sayfa fikrinden esinlendi. Sandler pek çok firmanın reklamını taşıyan tişörtleri belli bir meblağ karşılığında giymeye başladı.

Başlangıçta ücret sadece günde 1 dolardı ve tişörtleri giyen kendisiydi. Ancak yaklaşımının verimliliği ortaya çıkınca daha fazla işe aldı ve yıl sonunda fiyat günlük 365 dolara kadar çıktı. Sandler bu sayede I Wear Your Shirt fikrinden 5 milyon dolar kazandı ama şirketi kapatıp başka işler ile devam etmeye karar verdi.

Philip Ozersky, 3 milyon dolara sattığı beyzbol topu sayesinde servet sahibi oldu.

Philip Ozersky bir beyzbol maçında izleyiciyken Mark Mcgwire'ın 70'inci sayısını yaptığı topu yakaladı ve 3 milyon dolara satarak milyoner oldu.

Philip Ozersky bir beyzbol karşılaşmasında seyirciyken, Mark Mcgwire 70'inci sayısını yaparak tek sezondaki sayı rekorunu kırmıştı. Sayı yaptığı atışı o kadar sertti ki, top sol açıktaki localara doğru giderek Philip'in ellerine düştü. O da topu açık artırmada 3 milyon dolara sattı.

Philip topun parasıyla babasına bir ev aldı ve sosyal yardım kuruluşlarına bağış yaptı. Bazen milyoner olmak için iyi bir fikir yetmez, tıpkı Philip Ozersky gibi doğru zamanda doğru yerde olmak gerekir.