Maya uygarlığı binlerce yıl boyunca Guatemala, El Salvador, Honduras ve Mezoamerika bölgelerinde hüküm sürdü. Hükümdarlıkları sırasında pek çok tapınak ve piramit inşa ettiler. O dönemde inşa ettikleri bazı yapılar, Mayaların günümüze kadar gelen bu tarihi eserleri arasında yer alıyor.

Kukulkan Tapınağı milattan önce 9. asırda inşa edilmiştir, bilinen diğer adı Kukulkan Pirami'didir.

Kukulkan Tapınağı

Milattan önce 9. ila 12. yüzyılları arasında inşa edilen tapınak, Mayaların yılan ilahı Kukulkan'a adanmıştı. Bu yapının fotoğrafı 1880 yılında ilk kez çekildiğinde tapınak neredeyse tamamen ormanın içine gizlenmişti ve üstünü kısmen bitkiler örtmüştü. Piramite benzeyen bu yapı, bir sıra kare taraça ve bunların dört yanından tapınağın zirvesine çıkan merdivenlerden oluşuyordu.

Her merdivenin 91 basamağı vardı ve en yukarıdaki tapınak platformunu da sayarsak toplam 365 basamağa sahipti. Yani 1 yıldaki gün sayısı kadardı. Bunun bilinçli bir tasarım mı yoksa sadece bir tesadüf mü olduğunu belki de hiç bilemeyeceğiz. Ancak bu eserin inşasında kullanılan akıl almaz mühendisliğin adeta sihir gibi görünen illüzyonlar sağladığı bilinmektedir.

Sonbahar ve ilkbahar aylarında piramidin merdivenlerine tırmanan bir yılan karaltısı görünmektedir. Bu karaltı Eylül ayında aşağı, Mart ayında da yukarı hareket etmektedir. İllüzyon yaklaşık 3 saat sürmektedir ve binlerce turist bu manzarayı görmek için bölgeyi ziyaret etmektedir.

Balancanche Mağarası, Mayaların kutsal kabul ettikleri bir bölgede yer almaktadır.

Balancanche Mağarası

Balancanche adı Kutsal Jaguar Tahtı'nın mirasçısı anlamına gelmektedir. Jaguar derken ima ettikleri şey Maya liderleridir. Bu büyüleyici mağara ilk kez 1905 yılında iki Amerikalı arkeolog tarafından keşfedilmişti ve hala merak uyandırmaya devam etmektedir.

Her şey 1954 yılında Jose Humberto Gomez adındaki bir yerel rehberin tesadüfen gizli bir duvar bulmasıyla başlamıştı. Arkasında ne olduğunu merak etti ve geçebileceği genişlikte bir delik açana kadar taşları kaldırmaya devam etti. Duvarın arkasında bir sürü koridor vardı ve hepsi de çıkmaz yollardı.

Ama Jose vazgeçmedi ve keşfini sürdürdü. Sonunda onu mağaraya ulaştıran bir koridora rastladı. Orada gördükleri büyüleyiciydi. Bölgenin yerlisi olduğu için Mayaların kutsal ağacını temsil eden devasa sarkıt ve dikitleri hemen tanıdı. Bugün Maya Dünya Ağacı veya Maya Hayat Ağacı olarak bilinen eseri keşfetti.

Cenote Ik Kil, Mayalar tarafından şifa bulmak ve dini  ritüellerini gerçekleştirmek amacıyla kullanılıyordu.

Cenote Ik Kil

Bu obruk Meksika'nın Yucatan eyaletinde bulunmaktadır. Eskiden Mayalar tarafından dini ritüeller için kullanıyordu. Yağmur tanrılarına adaklar adamak ve kutsal kabul ettikleri suda şifa bulmak için yıkanıyorlardı. Fakat günümüzde turistlerin yüzmek için ziyaret ettikleri bir alan haline geldi.

Zaman içinde Cenote'nin çevresine konaklanabilecek alanlar, restoranlar ve eğlence alanları inşa edildi. Hatta Cenote'nin içinde dahi irili ufaklı bazı değişiklikler yapıldı. Bilhassa suda yüzmek isteyen turistlerin giyinmesi, soyunması ve tuvalet ihtiyaçlarını gidermesi için alanlar kuruldu.

Tüm bunlara rağmen Ik Kil doğal güzelliklerinden hiçbir şey kaybetmedi. Bölgede kazı yapan arkeologlar da turistlerin çevreye çok fazla zarar vermediklerini ve yaptıkları çalışmaları engellemediklerini söyledi.

Bu eski Maya piramidi, Nohuç Mul adıyla bilinmektedir ve oldukça eskidir.

Nohuç Mul Piramidi

Nohuç Mul Piramidi, Meksika'nın Yucatan Yarımadası'nda yer alan Kristof Kolomb dönemi öncesinde kurulmuş bir Maya piramididir. Büyük olasılıkla bir dönem Yucatan'ın dini merkezlerinden biri olmuştu. Günümüzde ise Meksika'nın en çok ziyaret edilen sit alanlarından biridir.

7 Temmuz 2007'de dünyanın yedi harikasından biri olarak seçilmişti. Bir rivayete göre piramidin içinde yer aldığı kent, 10. yüzyılda Quetzalcoatl liderliğindeki Tolteklerce alınmıştı. Konu hakkında çalışmalar yapan bazı bilim insanları, Mayaların bu piramidi inşa ederken matematikten faydalandığını söylemiştir.

2006 yılında gerçekleşen talihsiz bir kazadan sonra piramide tırmanışlar tamamen yasaklanmıştır. O yüzden gezilerinin bir piramide tırmanmadan tamamlanmaması gerektiğini düşünenler, bu 42 metre yüksekliğindeki piramidi ziyaret etmemelidir. Yoksa piramide tırmanırken tutuklanabilirler.

Tulum Antik Kenti denize kıyısı olan, en güzel Maya şehirlerinden biriydi.

Tulum Antik Kenti

Tulum antik kenti, Karayip denizine kıyısına olan tek Maya şehridir. Yucatan Yarımadası'nın kayalıklarından 12 metre yüksektedir. İyi korunmuş bu şehir Mayalılar tarafından inşa edilen ve kullanılan en son şehirlerden biriydi. Uzmanlara göre şehrin esas adı Şafak Şehri anlamına gelen Zama'dır.

El Castillo, Fresklerin Tapınağı, Alçalan Tanrının Tapınağı şehirdeki en meşhur yapılardır. Diğer maya şehirlerinin aksine Tulum antik kentinin etrafında onu kuzeydeki göçebe kabilelerden koruyan güçlü duvarlar vardır. Bu duvarlar sayesinde İspanyollar, Meksika'yı ele geçirmeye başladıktan sonra şehir 70 yıl daha hayatta kalmıştı.

Burası sadece Maya tarihini görmek isteyenler için değil, doğa aşıkları içinde ideal bir yerdir. Tulum bölgesinde daha pek çok obruk bulunmaktadır. Maya Blue, Naharon, Temple of Doom, Tortuga, Vacaha, Grand Cenote, Abejas ve Nohoch Kiin bunlardan bazılarıdır.

Sihirbazın Piramidi, Maya piramitleri arasında en çok ziyaret edilen yapılardan biriydi.

Sihirbazın Piramidi

Sihirbazın Piramidi, Uxmal'daki en uzun ve en meşhur yapıdır. Cücenin Piramidi, Casa El Adivino ve Kahinin Piramidi bilinen diğer isimlerinden bazılarıdır. Öteki piramitler gibi bu da birçok mitolojik rivayetin merkezinde yer almaktadır. Öyle ki isimlerin kaynağı olan bir hikayesi bulunmaktadır.

Efsaneye göre Uxmal şehri, henüz doğmamış bir erkek çocuk tarafından çalınacak bir çandan sonra fethedilecekmiş. Birgün çan bir cüce tarafından çalınmış. O cüce yaşlı ve çocuksuz bir kadının yumurtladığı yumurtadan çıkan bir erkek çocukmuş.

Çanın sesi şehrin hükümdarını öyle korkutmuş ki cücenin infazını emretmiş. Hükümdar daha sonra bu kararından vazgeçmiş ve cücenin hayatını imkansız görünen üç görevi tamamlarsa bağışlayacağını söylemiş. Görevlerden biri şehirdeki tüm binalardan daha yüksek, devasa bir tapınak inşa etmekmiş. Cüce bütün görevleri bir gecede başarıyla tamamlamış ve piramidi de inşa etmiş. Böylece hayatı bağışlanmış.

Bu maya tapınağı, Yazıtlar Tapınağı olarak da bilinen en eski Maya tapınaklarından biridir.

Yazıtlar Tapınağı

Bu tapınak Palenque'in 7. yüzyıldaki hükümdarı Kral Pakal için bir mezar olarak inşa edilmişti. Bu Bu anıtın yapımına kralın yaşamının son 10 yılında başlamış ve tahtı devralan oğlu tarafından bitirilmişti. Tapınağın iç duvarları yaklaşık 600 hiyeroglifle donatılmıştı ve bazıları henüz çözülememiştir.

Piramidin en üstünde üç odalı bir alan vardı. 1949 yılında odalardan birinin hükümdarların antik hazineler ve eserlerle dolu olan mezarın çıktığı keşfedilmişti. Pakal'ın ölüm maskesi de o odanın içinde bulunmuştu. Maske sıra dışı bir eserdi, tamamen yeşim taşındandı.

Maskenin gözleri deniz kabuklarından, sedeften ve obsidyenden yapılmıştı. Eseri kendi gözleriyle görmek isteyenler için üzücü bir haberim var. Turistler mezar odasına kabul edilmemektedir. Ancak moraliniz bozulmasın, maskenin birebir kopyası Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Bu eski maya şehri, günümüze kadar gelen Mayaların tarihi eserleri arasında yer almaktadır.

Yaxchilan Şehri

Palenque'ten çok uzak olmayan antik şehir Yaxchilan, Maya İmparatorluğu'nun en nüfuzlu kentlerinden biriydi. Şehrin ana yapıları, lento olarak da isimlendirilen giriş kapılarının üstündeki taş süsmeleriyle meşhurdu. Bu lentolardaki hiyeroglif metinler, şehrin tarihine dair bilgi vermektedir.

Yakın zamana kadar alana ulaşmak sadece nehir ya da hava yoluyla mümkündü. En yakın yol 160 kilometre uzaklıktaydı. Bu durum 1980'lerin başında Meksika hükümetinin yaptığı sınır otoyolunun inşasından sonra değişti. O zamandan beri turistler bu kalıntıları düzenli olarak ziyaret edebiliyor.

Bilhassa bölge belediyesinin turistleri ücretsiz taşımaya başlamasından sonra Yaxchilan'ı ziyaret eden kişi sayısında önemli bir artış gözlendi. Belediyenin bu hizmeti aynı zamanda Meksika'nın çeşitli şehirlerinde yaşayan insanları da bölgeye çekmeyi başardı.

Bonampak Freskleri, Mayaların kendi geleneklerini resmettikleri renkli duvar resimlerden oluşmaktadır.

Bonampak Freskleri

Bonampak, Yaxchilan yakınlarında bulunmaktadır. Belki aşırı şekilde etkileyici olmayabilir ama bunu fresk tapınağındaki müraylarla telafi etmektedir. Bu alanı ilk keşfeden kişiler Herman Charles Frey ve John Bourne isimli iki Amerikalı seyyahtı.

İkiliyi harabelere yönlendiren şey hala bu antik tapınağı ziyaret eden Mayalardı. Fresklerde resmedilenler arasında Maya hükümdarları, dans eden insanlar, müzisyenler, savaşlar ve kurban etme törenleri bulunmaktadır. Hatta bazı Maya gelenekleri de bu fresklerde yer almaktadır.

Maya sanatları bilirkişisi profesör Mary Miller'a göre, dünya üzerinde Maya tarihini anlatan bu denli net sonuçlar çıkarılabilecek başka bir eser bulunmamaktadır. Bonampak Freskleri bu anlamda Mayaların yaşamlarını nasıl yaşadıklarını ve neler yaptıklarını anlamak için önemli eserlerdir.

Büyük Jaguar Tapınağı en büyüleyici antik Maya harabeleri arasında ik sıra yer almaktadır.

Büyük Jaguar Tapınağı

Büyük Jaguar Tapınağı, Dünya Mirası Sit alanının tam merkezinde yer almaktadır. Tapınak Maya mimarisine özgü, karakteristik çatı taraklarının üstünde durmaktadır. Milattan sonra 682 ila 734 yılları arasında hüküm süren Maya kralı Jasaw Chan Kʼawiil I tarafından yapımına başlanmıştı.

Ancak kralın oğlu Yik'in Chan K'awiil ve varisleri tarafından tamamlanabildi. Mayalar tarafından bir mezar tapınağı olarak tasarlanmıştı. Alanda kazılar yapan arkeologlar, 1962 yılına gelindiğinde inşa emrini veren hükümdarın mezarının yerini belirleyebilmişti.

Kralın bedeni çok miktarda yeşim taşı aksesuarıyla ve takriben 4 kilo ağırlığındaki 114 taşlı kocaman bir kolyeyle örtülüydü. Günümüzdeki Mayalar, 21 Aralık 2012'de Maya Takvimi'nin sonunu kutlamak için ve kral Jasaw Chan Kʼawiil I anmak için bu tapınağın önünde törenler düzenlemişlerdi.