Volkhovstroy hattı boyunca ilerleyen 5 bin tonluk yük treninin başına gelenlerle, Walbridge-Kenton hattında yük vagonu çeken 8888 numaralı lokomotifin başına gelenler arasında bir benzerlik yoktu. Fakat bu 2 trenin hikayesi son derece dehşete düşürücüydü.

5 bin tonluk bir yük treni, yolcu trenlerine nispeten daha yavaş hareket edecektir.

11 Ocak 2004 tarihinde 5 bin tonluk bir yük treni Volkhovstroy 2 numaralı hattı boyunca ilerliyordu, her şey o anda yolunda gibi görünse de tren yolculuğunu hiç tamamlayamayacak gibi görünüyordu.

11 Ocak 2004 senesinde dondurucu bir kış akşamıydı. 5 bin tonluk bir yük treni Sen Petersburg şehrinin bulunduğu Rusya'nın Kuzeybatı Leningrad bölgesindeki Volkhovstroy 2 numaralı hattı boyunca ilerliyordu. İşler o anlık tıkırında gibi görünse de daha birkaç saat önce tren seferine hiç çıkamayacak gibi duruyordu.

Mesele şu ki o gece 31 yaşındaki makinist Eduard ve 24 yaşındaki yardımcısı Alexander'ın tren istasyonuna gelmesi gerekiyordu. Ancak saat vardiyanın başlayacağı 11:00'e geldiğinde makinist hala ortada görünmüyordu. Meslektaşını 15 dakika beklettikten sonra, yardımcı makinist durumu yönetime bildirmeye karar verdi.

Sonuç olarak Eduard bulundu ve makinist uyuya kaldığını belirtti. Saat 12:15'te istasyona geldiğinde 1 saat 15 dakika geçmişti. Tabii bu durumda herkes programın çok gerisinde kalmıştı.

Bu doktor resmi gerçek bir doktora ait olmasa da öyle bir izlenim yaratılmış.

Gecikmeden dolayı makinistin yolculuk öncesi yapılan tıbbi kontrolü aceleye getirilmişti, doktorlar gerekli onayı verdikten sonra makinist seferine başlamıştı.

Makinistin sefer öncesi yapılan sağlık kontrolü aceleye getirildi. Ancak sağlık kontrollerine göre her şey normaldi. Adam alkol almamış, tamamen kendindeydi. Her şey yolunda görünüyordu. Makinistin üniforması yerine takım elbise giymesi ve kravat takmış olmasının dışında olağan dışı hiçbir şey görünmüyordu.

Kimse makinistin bu durumu tuhaf bulmamıştı. Sonuçta makinist oldukça kendine has biri olmasına rağmen, disiplinli ve çalışkandı. O sadece futbol ve hokeyi seven normal bir adamdı. Belki de işten sonra gideceği bir düğün veya başka bir şey vardı ve üstünü değiştirecek vakti olmayacaktı.

Doktorlar teyit ettikten sonra makinist sefere hazırdı. Trene bindi ve yardımcısı herhangi gariplik hissetmedi. Eduard lokomotifin hız ibresine yeni bir şerit koymadı. Ancak bu kurallara aykırı bir durumdu. Ortağı kendisine bunu sorduğunda Eduard her şeyin yolunda olduğunu söyledi ve lokomotifi çalıştırdı.

Bu esrarengiz tren istasyonu normalde bu kadar ıssız ve sesiz değildir.

Tren gece yarısı 00:42'de yükle doldurulmuş 58. vagona bağlanacağı ilk istasyona varmıştı, makinist istasyondan ayrılırken fren sistemini kontrol etmeyerek protokolü ikinci defa çiğnemişti.

Lokomotif gece yarısı 00:42'de gardan ayrıldı. Ağzına kadar yükle dolu 58. vagona bağlanacağı ilk gara doğru hareket ediyordu. Lokomotif yükleme alanından ayrıldıktan sonra, makinist fren mekanizmasının doğru çalışıp çalışmadığını denetlemeyerek bir defa daha kurallara uygun hareket etmemişti.

Programın hala kritik derecede gerisindeydiler. Bu yüzden hiçbir şey ilk başta çok endişe verici görünmüyordu. Ancak tren Volkhovstroy 2 Kukol garına vardığında, gar operatörü yaklaşmakta olan başka bir lokomotifin daha bulunduğunu bildirdi.

1908 numaralı trenin diğer lokomotife yol vermesi ve geçmesini beklemesi gerekiyordu. Yardımcı makinist Alexander bu bilgiyi aldığını doğruladı ve tren yavaşlamaya başladı. Fakat Alexander başmakinistin lokomotife ivme kazandırmak için kontrolleri sonuna kadar açtığını görüp dehşet içinde haykırdı.

Makinist kabini tabiri caizse lokomotifin beynidir, bu kabin olmadan lokomotif hareket edemez.

Makinist yardımcısı Alexander, iş arkadaşı Eduard'ın aklını başına getirmeye çalıştığında ondan çok daha güçlü olan 31 yaşındaki makinist tarafından ölümle tehdit edilmişti.

Alexander iş arkadaşına mani olmaya çalıştığında ondan çok daha kuvvetli olan Eduard tarafından tehdit edildi. Yardımcı makinist, tarihteki en korkunç demir yolu felaketlerinden birini engellemek için yapabileceği bir şey olmadığını anlayıp umutsuzluğa kapıldı.

Eduard zaten tren yolunda izin verilen maksimum hız bilgisini vermesi gereken lokomotif sinyalini çoktan kapatmıştı. Gece yarısı saat 02:58'de lokomotif, Volkhovstroy 2 Kukol garındaki kırmızı ışıktan geçti. Hiç belirlenmemiş bir güzergahta süratle ana hatta doğru ilerliyordu.

Lokomotifteki Eduard ve yardımcısı Alexander'la kimse bağlantı kuramadı. Trenin telsizi kapatılmıştı. Tren gittikçe hız kazanıyordu. Hızı saatte 100 kilometreye ulaşmıştı. Korku içindeki Alexander ortağını durduracak hiçbir şey yapamadı. Belli ki Eduard aklını kaçırmıştı.

Dehşete düşüren bu 2 tren hikayesi herkesin okuyarak kendisine ders çıkarabileceği niteliktedir.

Saat 03:02'de tren Myslino'dan uçarcasına geçtiğinde Valya garı operatörü hattaki tüm elektriği kesmeyi denemişti, tren istasyondan geçmeden hemen önce elektriği kesmeyi başarmıştı.

Valya istasyonunda her şey değişti. Saat 03:02'de lokomotif Myslino'daki bir önceki duraktan yıldırım gibi geçtiğinde, Valya garı operatörü hat üzerindeki elektriği kesmeye çalıştı. Üstünde tonlarca yük bulunan tren, Valya istasyonundan geçmeden birkaç saniye önce elektrik kesildi.

Elektrik başarıyla kesilmiş olmasına rağmen tren yokuş aşağı gittiğinden hız kazanmaya devam ediyordu. Neyse ki bu iniş yaklaşık 8 kilometre ötede dik bir çıkışa dönüştü ve trenin hızı azalmaya başladı. Saat 03:45'te lokomotif sonunda hız kaybederek durdu. Alexander bunun kurtulmak için tek şansı olabileceğini düşündü.

Lokomotiften atladı ve olan biteni bildirmek için en yakın istasyona doğru koştu. Trenden atlaması iyi bir şeydi. Çünkü tren bu sefer Valya istasyonu yönünde geriye doğru hareket etmeye başlamıştı. Burası oldukça dik bir eğimdi. Doğal olarak makinist fren sistemini kullanmadı. Bu yüzden

Rus polisi hemen olay yerine intikal etti ve kısa süre içinde müdahaleye başladı.

Tren durma noktasına gelmeden evvel 1,6 kilometre daha ters yönde geriye kaymıştı, polisler trene ulaştıklarında makinisti yerde yarı baygın halde yatarken bulmuştu.

Tren tamamen durmadan önce 1,6 kilometre daha ters yönde ilerlemişti. Polisler saat 04:14'te lokomotife girdiğinde makinisti yerde kendinden geçmiş halde buldular. Sanrılar içindeki makinist, tedavisinin yapılması için ruh ve sinir hastalıkları hastanesine kaldırıldı.

2003 yılında yani bir önceki zorunlu psikolojik değerlendirmesi göz önüne alındığında bu şok edici bir tanıydı. Neyse ki o istasyon operatörünün hızlı düşünmesi sayesinde bu olay bir felakete dönüşmedi. Lokomotif eğer durdurulmasaydı, 60 bin kişinin yaşadığı Tikhvin kasabasına ciddi zararlar verebilirdi.

24 yaşındaki makinist yardımcısı Alexander, yaşanan o korkunç hadiseden sonra işinden istifa etti. Basına yaptığı açıklamada Eduard'ın neden böyle bir şey yaptığını bilmediğini söyledi.

Vagonlu tren giderek hızlanmaya başlamıştı, fren sistemi devre dışı kaldığı için kontrol edilemiyordu.

Benzer bir olay Walbridge-Kenton hattında yük vagonu çeken 8888 numaralı lokomotifin başına da gelmişti, makinist trenden ayrılmadan önce yanlış freni devreye sokmuştu.

8888 numaralı tren, Walbridge-Kenton güzergahında 47 adet yük vagonu çekiyordu. Vagonların yirmi ikisi doluydu. İkisi ise aşırı derecede tehlikeli endüstriyel kimyasal madde ve eriyik fenol yüklüydü. İnsanlar için son derece tehlikeli olan bu maddenin solunması halinde ölümcül sonuçları olabilirdi.

Lokomotifin 35 yaşındaki makinisti, demir yolundaki bir makasın tuhaf bir şekilde eğri durduğunu idrak edene kadar her şey yolunda gidiyordu. Makinist lokomotif oldukça ağır ilerlediği için, lokomotiften inerek makasın kolunu düzeltti. Lokomotife binmek için hala zamanı olacağını düşünüyordu.

Ancak daha sonra anlaşıldığı üzere bu hiçte iyi bir plan değildi. Zira makinist lokomotiften inmeden önce yanlış fren sistemini açmıştı. Bir başka deyişle tüm vagonları kilitleyecek olanını aktive etmemişti. Fakat tek sorun bu değildi. Adam emniyet şalterini farkında olmadan devre dışı bırakmıştı.

Tren freni ne yaparlarsa yapsınlar devreye girmiyordu, mekanik akması bozulmuştu.

Makinist treni yavaşlatmak için özel freni devreye sokmaya çalıştığında yanlışlıkla hızlandırmayı açmıştı, başıboş durumda kalan tren güneye doğru ilerliyordu.

Lokomotifi yavaşlatmak için özel fren sistemini devreye almaya çalıştığında motoru yavaşlatmaya değil, kazara hızlanmaya ayarlamıştı. Makinist yere inip kolu gereken konuma getirdiğinde hemen trene geri dönmeye çalıştı. Ancak lokomotif hızlanıyordu. Adam yere savrulmadan evvel 25 metre trenle birlikte sürüklendi.

Neyse ki makinist herhangi bir yara almamıştı. Ancak başı boş durumdaki tren, saatte 82 kilometre hızla içinde kontrol edecek kimse olmadan güneye doğru ilerliyordu. Yetkililer başıboş haldeki tren hakkında bir şeyler öğrenir öğrenmez harekete geçtiler. Başta derayman kullanarak lokomotifi yavaşlatmaya çalıştılar.

Fakat bu girişimler başarılı olmadı. Daha sonra polis yakıt akışını durdurmak için lokomotifin şalterine ateş etmeye başladı. Bu da işe yaramadı. Çünkü motor durmadan önce şaltere en az birkaç saniye basılmalıydı. İşte o an yetkililerin aklına parlak bir fikir geldi.

Treni çekme denemesi işe yaramıştı, az da olsa lokomotifin hızı azalmıştı.

8391 numaralı lokomotifin makinisti süratle gelen treni gördüğünde kovalamaya başlamıştı, yük treninin arka vagonuna bağlanarak treni yavaşlatmayı başarmıştı.

8391 numaralı lokomotif, 8888 numaralı lokomotifin yaklaşması için pusuda bekliyordu. Bu trende mürettebat olarak Paul Nolte ve Terry Olson adında iki makinist vardı. İkisi süratle gelen treni görünce kovalamaca başladı. 8391 numaralı lokomotif, yük treninin arka vagonuna bağlanmayı ve treni yavaşlatmayı başardı.

Trenin sürati 18 kilometreye düştüğünde ileri bir noktada durmakta olan bir diğer makinist John Hasler, 8888 numaralı lokomotife çıkarak motoru kapatmayı başardı. Daha sonra 8888 numaralı lokomotifin frenlerinin tüm seyahat boyunca kullanıldığı için ısı ve sürtünme yüzünden tamamen tahrip olduğu ortaya çıktı.

Bu olay yetkilileri ve halkı çok korkutmuş olsa da trenin durdurulmasıyla herkes sakinleşti. Olayın hemen ardından tren bakıma alındı ve arızalı parçaları değiştirildi.