Amerikalı yazar Ernest Hemingway, Kazanana Ödül Yok adlı kitabını tamamladıktan kısa bir süre sonra sürekli hayalini kurduğu Afrika yolculuğuna çıktı. Ancak bu yolculuk hiç de umduğu gibi gitmiyordu. Peşpeşe yaşadığı talihsizlikler Ernest'i ölümle burun buruna getirmişti. 2 günde 2 uçak kazasından kurtulan mucize adam Ernest Hemingway'in yaşadıkları dünya basınında da geniş yer buldu.

Amerikalı ünlü yazar Ernest Hemingway yeni kitabı için karalamalar yapıyor.

Amerikalı ünlü hikaye yazarı Ernest Hemingway, 1933 yılında çıkardığı Kazanana Ödül Yok adlı 19 kısa hikayeden oluşan kitabının tüm kazancıyla Afrika macerasına çıktı.

1933 yılında Ernest Hemingway, Kazanana Ödül Yok isimli on dokuz kısa anıdan oluşan kitabını hazırladı ve bütün gelirini ömür boyu hayalini kurduğu şeye harcadı. Tanganika Gölü'ne giderek kamp yaptı, yerel bir kabileden yardımcılar kiraladı ve av aramaya başladı.

1934 senesinin Ocak ayında Hemingway avdan geri döndüğünde dizanteriye yakalandığını fark etti. Her gün daha da kötüye gidiyordu. Hayaller görerek sayıklamaya başlamıştı ve vücudu oldukça su kaybetmişti. Hemen bir uçak gönderilmesini istedi. Uçakla Darüsselam'daki bir İngiliz hastanesine götürüldü.

Orada bir hafta kadar kaldı. Bir dizi terapi gördükten sonra iyileşmeye başladı. Bu koşullar pek çok gezgin için Afrika'ya hissettikleri aşkın sona ermesi demektir. Ama bu Hemingway için kabul edilebilir değildi. Av sezonunu oldukça başarılı bir şekilde sona erdirdi ve daha sonra Afrika'da yaşadıklarını iki kitapta anlattı.

Tek motorlu eski pervaneli bir uçak son derece ilkel uçuş manevralarına sahipti.

21 Ocak 1954 tarihinde Hemingway, eşi Mary ve pilot Roy Marsh, Belçika kontrolündeki Kongo'yu ziyaret etmek için küçük bir uçakla Nairobi'den havalandı.

Afrika'dan döndükten sonrasında yazdığı Bayan Mary'nin Aslanı kitabını karısına ve yaşadığı uzun aslan avına ithaf etmişti. Afrika'nın Yeşil Tepeleri kitabı ise otobiyografik bir kitaptı. Ardından Afrika'da Mutlu Uyanmadığı Bir Sabah Hiç Olmamıştı adlı kitabını yazdı.

Maceraya olan arzusunun onu yeniden Afrika'ya götürmesi hiç şaşırtıcı değildi. 21 Ocak 1954 yılında Hemingway, kıymetli eşi Mary Welsh için bir Noel sürprizi hazırladı. Pilot Roy Marsh ile birlikte Belçika denetimindeki Kongo'yu görmek için ufak bir uçakla Nairobi'den ayrıldılar.

Kenya'daki dağlık arazilerin, yüzlerce hayvanın yaşadığı Serengeti vadisinin ve 20 kilometre genişliğindeki bir kraterin bulunduğu dev bir volkanın üzerinden uçtular. Akşam olmadan Kogoya varmışlardı. Uganda'daki bir otelde geçirdikleri geceden sonra tekrar uçağa atlayarak yola çıktılar.

O dönemlerde kaza yapan uçak oldukça fazlaydı, bunun nedeni uçaklardaki yetersizlikti.

Batı Rift Vadisi'ndeki göllerin ve 120 metrelik Murchison Şelaleleri'nin üstünden üçüncü kez geçerlerken uçağın pervanesi eski bir telgraf teline takıldı.

Batı Rift Vadisi'ndeki George-Albert göllerinin ve 120 metrelik Murchison Şelaleleri'nin üstünden uçtular. Yüzlerce timsahın, filin, aslanın, vahşi köpeklerin ve diğer büyük hayvanların yaşadığı Uganda'daki ulaşılması en zor bölgelerinden biriydi.

Üçlü daha sonra uçakla alçaldı ve bu sayede gürül gürül akan köpüklü suları görme şansını yakaladı. Pilot Marsh şelalenin üzerinde üçüncü kez daire çizerken uçağın önünde Aynak kuşlarının uçtuğunu gördü ve keskin bir manevrayla sürünün altına dalış yaptı.

O kadar alçalmışlardı ki uçağın pervanesi ve kanadı paslanmış bir telgraf teline dolandı. Pilot timsahların bulunduğu beyaz Nil Nehri'nin çevresindeki sık çalıklı alana mecburi iniş yapmak zorunda kaldı. Mary'nin iki kaburgası kırılmış, Hemingway'inde omuzu burkulmuştu. Sadece pilot bir zarar görmemişti.

2 uçak kazasında ölmeyen yazar Ernest Hemingway ve esi Mary, bu fotoğrafta elleriyle bir ceylanı besliyorlar.

Kazayı hafif sıyrıklarla atlatan Hemingway, eşi Mary ve pilot Roy Marsh geceyi Murchison Şelaleleri'ndeki sık çalılıkların içinde geçirmek zorunda kaldı.

Kazazedeler bu talihsiz geceyi Murchison Şelaleleri'ndeki sık çalılıkların içinde geçirmek zorunda kaldı. Filleri ve diğer yırtıcıları korkutup bulundukları yerden uzak tutmak için ateş yatıklar ve Roy Marsh S.O.S. sinyali gönderip, uçağın çağrı kodunu sürekli tekrarlayıp durdu.

Kazanın olduğu yerin üstünde uçan İngiliz denizaşırı hava yollarına ait bir uçak maalesef sinyali görmedi. Uçağın pilotu daha sonra aslında orada bir uçak kazasının izlerini gördüğünü ve yolcuların hayatta kalmış olabileceğini ama sığınak bir yer bulmak için muhtemelen oradan ayrıldıklarını düşündüğünü söyledi.

Bölgede arama yapan iki uçak vardı. Fakat ikisi de kazazedeleri bulamadı. Sonraki gün Hemingway ve Roy Marsh, onları Albert gölünün batı yakasındaki Butiaba'ya götürecek olan Murchison isimli nehir teknesini el kol işaretleri yaparak durdurmayı başardı.

2 kez uçak kazası geçiren yazar Ernest Hemingway'in hayati maceralarla doluydu.

Vardıklarında onları bekleyen küçük uçağa bindiler, ancak Hemingway tekrar uçacakları için oldukça endişeliydi ama pilot Reginald Cartwright onu ikna etti.

Teknedeki yolculukları sırasında Hemingway burasının büyük bir hayranı olduğu Ketrin Hepburn'un başrolünü oynadığı Afrika Kraliçesi filminin çekildiği yer olduğunu anlamıştı. Butiaba'ya ulaşmak üzerelerken, yurt dışından çekilen bir telgraf mesajıyla Afrika'nın ortasında kayboldukları söylentisi yayıldı.

Bu Hemingway'in Yaşlı Adam ve Deniz kitabı için Pulitzer ödülü almasından bir yıl önceydi. Yani Ernest Hemingway o sıralarda son derece popüler bir yazardı. Medya kazadan kurtulamadığından şüpheleniyordu. Varışta onları bekleyen iki kişi Williams adında bir polis ve Reginald Cartwright adında bir pilottu.

Reginald, Hemingway'in Butiaba'ya giden rotasını takip etmişti. Onları bekleyen küçük bir uçağa vardılar. Uçak Ernest ve karısını Entebbe'ye götürmeye hazırdı. Hemingway tekrar uçacakları için tedirgindi. Kara yoluyla gitmenin daha güvenli olacağını düşünüyordu, ancak Cartwright onu uçmanın güvenli olduğuna inandırdı.

Uçak kazalarından kurtulan adam, son bindiği düşen uçaktan ağır yaralı olarak çıkmıştı.

Yeni pilotları Reginald Cartwright uçağı bir türlü havalandıramıyordu, üçüncü denemesinde havalandılar ancak birkaç dakika sonra gelen bir metal yırtılması sesiyle yere çakıldılar.

Ernest, Mary ve uçağı düşüren pilot Roy Marsh, Rapid isimli ufak uçağa bindiler. Hemingway daha sonra Look isimli magazin dergisindeki bir makalesinde üçüncü denemelerinde bu uçakla asla havalanamayacaklarını düşündüğünü yazmıştı.

Yine de bir dağ keçisi gibi bir tepeden diğerine atlayarak maksimum hızda kalkmayı denediler. Bir anda kendilerini uçarken buldular, ancak bu sadece birkaç dakika sürdü. Ondan sonra uçak, son günlerde işitmeye alıştıkları bir metal ayrılması sesiyle beraber yere çakıldı.

Yakıt deposu sağ kanattan yırtılıp koptu ve yanmaya başladı. Uçaktan ilk çıkanlar pilot Reginald, Mary ve Roy Marsh'tı. Geride kalan Hemingway elleri ve kolları yaralı olduğundan kapıyı kafasıyla açmak zorunda kalmıştı. Nihayet dışarı çıkabildiğindeyse saçları yanıyordu.

Dönemin popüler gazetesi Chicago Daily Tribune olayı manşetine taşımıştı.

Dünya medyası kısa süre sonra 2 günde 2 uçak kazasından kurtulan mucize adam Hemingway'in mutlu haberini yayımladı, ama bu ona oldukça pahalıya mal olmuştu.

Uganda'daki bir otelde geçen geceden sonra Hemingway tekrar Nairobi'ye uçmak zorunda kaldı. Neyse ki bu sefer herhangi bir aksilik olmamıştı. Yazar Look dergisi için başına gelenleri anlattığı 15 bin kelimelik makaleyi kaldığı bu otelde dikte ettirmişti.

Ernest burada ayrıca dünyanın her bölgesinde yayınlanan gazetelerdeki kendi ölüm ilanlarını da okuma şansını bulmuştu. Dünya medyası birkaç gün sonra Hemingway'in peş sıra iki uçak kazasından kurtulduğuna dair sevindirici haberi paylaştı. Ama bu onun sağlığından çok şey götürmüştü.

Arkadaşına yazdığı bir mektupta böbreklerinin, karaciğerinin ve dalağının bu kazalarda ciddi zarar gördüğünü yazdı. Beyin sarsıntısı geçirmişti, yüzü yanmıştı ve bir el ve ayağı yerinden çıkmıştı. Ayrıca kısmı olarak görme ve duyma duyusunu kaybetmişti.

İki kez uçak kazasi geçiren yazar Ernest Hemingway, 61 yaşında hayata gözlerini yumdu.

İkinci uçak kazasından haftalar sonra Newsweek Dergisi, Ernest Hemingway'in doktorların uyması gerektiği yönündeki tavsiyelerini dinlemeyerek Kilimanjaro Dağı'na tırmandığını yazdı.

İkinci kazadan birkaç hafta sonra, 15 Şubat'ta Newsweek Dergisi takma adı Yıkılmaz Baba olan Hemingway'in doktorların çok iyi dinlenmesi gerektiğine dair öğütlerine riayet etmeyip Kilimanjaro Dağı'na tırmandığını bildirdi. Elbette bu Hemingway için bile biraz abartı bir haberdi.

Gerçek hikaye daha az etkileyiciydi ama yine de üzücüydü. Kısa bir iyileşme sürecinden sonra Hemingway daha önce planladığı üzere oğlu Patrick'le balık tutmak için Kenya sahilindeki bir plaj kapına gitmişti. Yalnız denize birkaç defadan fazla açılamayacak kadar çok ağrısı vardı.

Ancak kampın etrafındaki ağaçlıklarda büyük bir yangın çıktığında yerinde duramayarak itfaiyecilere yardım etmeye koştu. İtfaiyeciler ondan bunu yapmamasını rica ettiler ama o ısrar etti. Oysaki bedeni hala güçsüzdü. Başının dönmesinden dolayı dengesini kaybetti ve alevlerin ortasına düştü.

Meşhur İngiliz oyuncu Michael Palin aynı rotaları izleyerek konu hakkında bir kitap hazırladı.

1999'da Hemingway'in 100. yaş gününde ünlü İngiliz aktör Michael Palin, Ernest'in gerçekleştirdiği yolculukları yinelemeye çalıştı ve bu yolculuk hakkında bir kitap çıkardı.

Alevlerden çıkarılan Hemingway'in Yüzü, göğsü, karnı, bacakları, sol eli ve sağ kolu feci şekilde yanmıştı. Tedavisi boyunca Hemingway, Kilimanjaro'nun Karları ve Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Yaşamı adını verdiği iki kitap daha yazdı.

1999 senesinde Hemingway'in 100. doğum gününde meşhur İngiliz aktör Michael Palin, Ernest'in izlediği rotaları tekrarlamaya çalıştı ve sonrasında bununla ilgili Hemingway Maceraları adında bir kitap hazırladı. Palin kitabında Hemingway'in yaşadığı hastalıklardan, geçirdiği kazalardan ve diğer aksiliklerden bahsetmedi.

Ancak çoğu insan için bu yolculukların fazlasıyla zorlayıcı, son derece yorucu ve bazen de tehlikeli olduğunu kabul etti. Kitabında batılılar için Afrika'nın vahşi bölgelerinin gerçek bir cesaret ve dayanıklılık sınavı olduğundan bahsetti.