Rus yolcu uçağı Orenair 554, Dominik Cumhuriyeti'ndeki Punta Cana'dan Rusya'nın başkenti Moskova'ya gidecekti. Fakat beklenmedik bazı sorunlar baş göstermeye başladı. Kalkışından yaklaşık 15 dakika sonra motorlarından biri alev aldı. Havada motoru yanan uçak için artık yapılacak çok fazla bir şey yoktu.

Rus yolcu uçağı Orenair 554 pistten havalanırken hiçbir sorun yaratmamıştı.

Rus yolcu uçağı Dominik Cumhuriyeti'ndeki Punta Cana'dan havalanarak Moskova'ya doğru yola çıkacaktı, bu 12 saatlik rutin direkt uçuşlarından biriydi.

Rus yolcu uçağı Dominik Cumhuriyeti'ndeki Punta Cana'dan ayrılarak Moskova'ya doğru kalkışa geçecekti. Bu 12 saat sürecek her günkü uçuşlarından biriydi. Uçağın içinde evlerindeki Şubat soğuğundan kaçarak hasret kaldıkları güneşli kumsallara kavuşan bir dolu Rus vardı.

Uçakta 351 yolcu ve 20 mürettebat bulunuyordu. Yerel saatle akşam 18:00 sularında pilotlar tüm gerekli kontrolleri ve denetlemeleri yaptıktan sonra Boeing 777'yi kalkışa hazırlamıştı. Uçak pistte hızını alarak zeminle temasını kesmiş ve uçak yükselmeye başlamıştı.

Her şey yolunda gidiyordu. Yolculardan kimisi muhabbet ediyor kimisi şarkı dinliyor kimiyse gözleri kapalı dinleniyordu. Ne de olsa gidecekleri yere varmalarına epey bir zaman vardı ve bu 12 saat biraz uyumadan geçmezdi. Ama ne var ki uçuşları zannettikleri kadar uzun sürmeyecekti.

Pistten havalanan uçak 15 dakika içinde 12.000 fite kadar yükselmişti.

Kalkıştan 15 dakika sonra pilotlar uçağın 12.000 fitte yükselmeyi durdurduğunu fark etti, henüz 1 dakika bile geçmemişken uçağın sol kanadından siyah renkli dumanlar yükselmeye başladı.

Havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra pilotlar uçağın 12.000 fitte yükselmeyi bıraktığını anladı. Uçak nedense yükselmesi gereken 31.000 fitlik irtifaya yükselemiyordu. Pilotlar henüz hava trafik kontrolörüne irtifa sorunlarında bile bahsedecek vakit bulamadan tüm kabinde yankılanan bir patlama sesi duyuldu ve uçak yaklaşık 1.000 fit alçalmaya başladı.

Yolcular infilak eden motorun sesini işitmiş ve uçağın alçaldığını anlamış olsalar da neler olduğundan tam olarak emin değillerdi. Birçok kişi uçağın türbülansa girdiğini düşündü. Paniğe kapılmamak için kendilerine ve çevresindekilere yalan söylüyorlardı.

Ama bu durum pek uzun sürmedi. Sadece birkaç dakika sonra herkes bir metal gıcırtısı sesiyle irkildi. Artık inkara yer yoktu. Bir şeyler kesinlikle yolunda gitmiyordu ve bu durum sıradan bir türbülans değildi. Kabindeki herkes huzursuzlanmaya başladı ve 1 dakika bile olmamışken uçağın sol kanadından koyu renkte dumanlar çıkmaya başladı. Artık her şey kesinlik kazanmıştı. Uçağın sol kanadı alevler içinde yanıyordu.

Motor arızası meydana geldikten yarım saat sonra kokpiti duman basti.

Motor arızası sesi kabinde yankılanırken dumanlar da kokpite dolmaya başlamıştı, pilotlar uçağı çevirerek acil iniş için Punta Cana'ya dönmek zorundaydı.

Motor arızası uyarısı kabinde yankılanırken siyah bir duman tabakası kokpite sızmaya başlamıştı. Kaptan Konstantin Parikozha ve yardımcı pilot İgor Kravtsov'un bir sonraki hamlelerine karar vermek için saniyeleri vardı. Bu gibi acil durumlarda uygulanması gereken belirli güvenlik protokolleri vardır.

Pilotlar ve mürettebat paniğe kapılmak yerine eyleme geçmeliydi. Böylece pilotlar hava trafik kontrolörüyle irtibat sağlayarak yanan motoru devre dışı bıraktılar ve uçağı döndürerek zorunlu iniş için Punta Cana'ya yöneldiler. Kabin ekibiyse panik ortamını önleyerek insanları sakinleştirdi.

Bu aşamada artık en büyük problemleri 20 dakikadır havada bulunan Boeing 777'nin benzin deposunun hala sonuna kadar dolu olmasıydı. Devasa jetin deposundaki 80 ton yakıt, 12 saatlik okyanus aşırı uçuşu tamamlamasına yetecek miktardaydı. Tüm bunlarda acil durum iniş riskini oldukça artırıyordu.

Orenair 554 normal yolcu uçaklarından daha büyüktü ve kontrolü daha zordu.

Uçak çok yüklüydü ve sert bir iniş jet yakıtının alev almasıyla sonlanabilirdi, fakat yetenekli bir pilot uçak ne kadar ağır olursa olsun sorunsuz bir inişi başarabilirdi.

Uçak hala doluydu ve zorlu bir iniş jet benzininin alevlenmesiyle sonuçlanabilirdi. Fakat becerikli bir pilot uçak ne kadar dolu olsa da güvenli bir inişi başarabilmeliydi. Ancak söz konusu yüklü uçakların inişi olduğunda başka bir sorun daha ortaya çıkıyordu.

Çünkü uçak ne kadar ağır olursa piste indiğindeki sürati de kütlesinden kaynaklanan momentumdan dolayı o kadar yüksek olacaktı ve daha fazla fren gücü gerekecekti. Bu da daha fazla sürtünme ve dolayısıyla daha fazla ısı oluşumu anlamına gelmektedir. Böyle bir durumda iniş tertibatının alev alması muhtemeldir.

Öyle ki ateş ve jet yakıtıyla dolu bir depo iyi bir ikili sayılmazdı. Böylesine bir acil iniş uçağın infilak etmesiyle sonuçlanabilirdi. Ayrıca sol motor zaten alevler içindeydi. Üstelik frenler aşırı dereceden ısınmadan inmeyi başarsalar ve yakıt deposu alev almasa bile piste ıskılama ihtimalleri vardı.

Alçalan uçak uzaktan bakıldığında normal boyutlarının onda biri kadar görünür.

Böylesine yüksek hızlı ve ağır bir uçağın durabilmesi için daha fazla mesafeye ihtiyacı vardı, fakat pilotların iniş yapmaktan başka seçenekleri kalmamıştı.

Böylesine aşırı süratli ve dolu bir uçağın tam olarak durabilmesi için daha çok alana gereksinimi vardı. Bu yüzden güvenli bir iniş yapma ihtimalleri oldukça azdı. Normalde deposu dolu bir uçak acil iniş yapması gerektiğinde havalimanının üzerinde daireler çizmelidir ve iniş ağırlığına ulaşana kadar yakıtını harcamalıdır.

Bu işleme havacılıkta havada yakıt boşaltma denir ve uçaklar düşük irtifada daha fazla yakıt tükettiklerinden bu taktik çoğunlukla işe yaramaktadır. Orenair 554 içinde bu taktik işe yarayabilirdi ama ne var ki diğer türbini de alev almıştı. Fakat asıl acil durum kabinin dumanla dolmaya başlamasından sonraya ortaya çıktı.

Hem yolcuların hem de mürettebatın hayatları o anda tehlikedeydi. Pilotların başka çareleri kalmamıştı. Uçak aşırı yüklü olsa ve başarma ihtimalleri sıfıra yakın olsa bile uçağı olabildiğince hızlı bir şekilde yere indirmeleri gerekiyordu. Yoksa kendileri de dahil herkes ölecekti.

Havada motoru yanan uçak en yakın havaalanına acil iniş yapmak zorundadır.

Orenair 554 türbini yanarken inişe geçti, alçalma esnasında motorundaki yanma bir süreliğine azalsa da yavaşlamaya başladığında öncekinden daha güçlü bir şekilde yanmaya başladı.

Pilotların hızlı olması gerekiyordu. Bu da benzin deposunu boşaltmadan iniş yapmak demekti. Mürettebat en kötü olasılığa karşı kendini hazırlamıştı, buna rağmen yolculardan bu durumu saklamayı başarmışlardı. Profesyonelliklerini korudular ve insanları sakinleştirerek kimsenin zarar görmemesini sağladılar.

Boeing türbini alevler içindeyken iniş yapmaya başladı. Motorlara daha fazla yük bindirmemek için pilot ve yardımcı pilot hem klimayı hem de havalandırmayı kapattı. Sıra inişe gelmişti, gerçektende çok hızlıydılar ve frenlere daha sıkı asılmaları gerekiyordu. Balatalar ısındı ve tekerler alev aldı.

Ama pilotlar bu duruma kendilerini hazırlamışlardı. Çünkü bu boyutlardaki yüklü bir uçağı indirmenin ne gibi sorunlar yaratabileceğini biliyorlardı. İniş boyunca motordaki yangın bir müddet durdu ama uçak hız kaybetmeye başladığında öncekinden daha fazla tutuştu. Fakat sonrasında tam olarak bir mucize yaşandı.

Tahliye edilen uçak 3 dakika içinde yanmaya başladı, neyse ki kimse zarar görmedi.

Uçak pisti ıskalamadan kusursuz bir iniş gerçekleştirdi, hemen ardından acil durum tahliyesine başlandı ve birbiri ardına tüm yolcular yanan uçaktan tahliye edildi.

Uçak pisti teğet geçmeden başarılı bir iniş yapmayı başardı. Hemen sonra acil durum boşaltmasına geçildi. Yolculara kesin olarak eşyalarını bırakmaları söylendi. Çünkü uçak her an patlayabilirdi. Peşi sıra tüm yolcular ve mürettebat şişme kaydıraklar kullanılarak uçaktan çıkarıldı.

Pist çoktan kapatılmıştı, uçağın acil durum inişi için ve muhtemelen en kötü sernayo için hazırlanılmıştı. Kurtarma ekipleri ve itfaiye önceden olay yerine gelmişti ve alevleri söndürmek için olanca güçleriyle çabalıyorlardı. Tüm bu çabaların sonunda 351 yolcu ve mürettebat burunları bile kanamadan tahliye edildi.

Olay yerinde mürettebat alkışlarla karşılandı. Sadece uçağı güvenle indirmekle kalmamış, tüm zorluklara rağmen 371 hayatı da profesyonelce ve etkin şekilde kurtarmışlardı. Olayın ardından uçak mühendisleri gerekli tüm kontrolleri gerçekleştirdi.

Hurda uçak yandıktan sonra kullanılmaz hale gelmişti, artık onarımı da mümkün değildi.

Olayın ardından uçağı inceleyen mühendisler sorunun motor arızasından kaynaklandığını açıkladı, böylesi bir arızanın meydana gelmesi onları da şaşırmıştı.

Uçaktaki yangına neden olan sorunun motor arızasından kaynaklandığını açıkladılar. Buna sebep olay şey pilotun hatası değildi. Kaptan Parikozha gerekli tüm güvenlik kontrollerini gerçekleştirmişti ve kalkıştan önce uçağı bizzat kontrol ettiğinde her şey olması gerektiği gibiydi.

Böylesine bir sorunun meydana gelmesi ve uçuş sırasında motor arızasının olma ihtimali her ne kadar aşırı düşük olsa da yaşanabilir bir durumdu.

Kahramanca inişlerinden birkaç gün sonra Kaptan Konstantin Parikozha ve yardımcı pilot İgor Kravtsov, şartların üstesinden ustalıkla geldikleri için Rusya Cesaret Madalyası'yla onurlandırıldılar. Hatta yolculardan bazıları 10 Şubat 2016 tarihini ikinci doğum günleri olarak gördüklerini söyledi.