Nasa, 2017 yılından beri sır gibi sakladığı kara delik resmini nihayet yayımladı. Resmi çekilen ilk kara delik olarak tarihe geçen Messier 87 aynı zamanda bulunan en ağır kara delik unvanını da elinde tutuyor. Kara delik resmi çekildi haberlerinden sonra yeni olduğu söylenen, fakat gerçek resmine benzemeyen sahte fotoğrafları da yayılan kara deliğin dünyanın yaklaşık 40 milyar katı olduğu söyleniyor.

Kara delik resmi nihayet çekildi, Nasa sır gibi sakladığı fotoğrafı yayımladı.

200'den fazla astronom bir kara deliğin tek bir kare fotoğrafını çekebilmek için yıllardır uğraşıyorlardı.

Dağ başında yaşamıyorsanız son zamanlardaki heyecan dalgasını hatırlarsınız. Bu muazzam bir olaydı. Sadece bilim insanları için değil aynı zamanda insanlık içinde öyleydi. İnsanlar kara delik fikrinden her zaman büyülenmiştir ve birazda korkmuştur. Ancak yakın vakte kadar kara delikler teorik olarak sadece bir varsayımdı.

Esasen gökbilimciler varlığından şüphe duymuyorlardı. Yani neticede onlarca senedir kara deliklerin yakın gezegenler ve yıldızlar üstündeki etkilerini takip ediyorlardı. Süper kütleli kara delik çarpışmasının ardından ortaya çıkan güçlü yer çekimi titreşimlerini bile tespit etmişlerdi.

Fakat gökbilimciler gerekli son delili bulmada devamlı başarısız oluyorlardı. Ne var ki yıllardır bir kara deliğin tek bir kare fotoğrafını çekebilmek için 200'den fazla astronomun oluşturduğu uluslararası bir ekip geçtiğimiz Nisan ayında bunu başardı.

Resmi çekilen yeni kara delik, gezegenimizin yaklaşık 40 milyar katı.

Gerekli verileri 2017'de almalarına rağmen hepsini bir görselde bir araya getirmeleri zamanlarını aldı.

Gerekli tüm verileri 2017'de anlamaya başladılar. Ama hepsini bir görselde bir araya getirmek zaman alacaktı. Bu öyle kamerayı çevirip kara deliğin fotoğrafını çekmek gibi bir şey değildi. Süreç birazcık daha karmaşıktı. Bu muhteşem uzay fenomenine Event Horizon teleskobuyla yani EHT denilen büyük küresel teleskoplarla bakıldı.

EHT bu teleskobun adının kısaltmasıdır. Peki neden böyle bir isim seçildi? Şöyle ki Event Horizon yani olay ufku, bir kara deliğin etrafındaki kaçışı olmayan en tehlikeli bölgedir. Bir cisim, radyasyon ve hatta ışık bile bu bölgeye ulaştığında kara deliğin yer çekimi kuvvetinden kaçması mümkün değildir.

Her neyse, konumuza geri dönelim. Bilim insanları bir kara deliğin ilk resmini yakalayabilmek için gezegenimizin her yanına dağılmış 8 ayrı radyo teleskobunu birleştirerek bir nevi dünya ebatlarında fiziksel olarak var olmayan bir teleskop oluşturdular. Bu oldukça uzun bir süreçti.

Messier 87 aynı zamanda fotoğrafı çekilen uzaydaki en büyük kara delik unvanına sahiptir.

Görseli elde ettiklerinde yaklaşık 2 hafta geçmişti, tüm o verilerin birleştirilmesi oldukça meşakkatliydi.

Araştırmacılar titizlikle planlanmış bir sırayla ve her birinde bulunan dakik atomik saatlerin yardımıyla teleskopları eş zamanlı olarak yönlendirmek zorundalardı. Bu süreç koreografisi dikkatlice yapılmış bir dansı andırıyordu. 2 haftadan fazla süren hazırlıklar sayesinde teleskoplar tam tamına 5000 terabaytlık veri topladılar.

Bu da yaklaşık olarak 5 katrilyon bayt demektir. Saymak isterseniz tam 15 sıfır var. Tüm o veri daha sonra birkaç süper bilgisayarla ilişkilendi ve bilim insanları nihayet uzun süredir beklenen görseli elde ettiler. Resmini çektikleri şey 40 milyar kilometre genişliğindeki bir kara delikti. Bu bizim güneşimizden 30 bin kat, dünyamızdan da 40 milyar kat büyüktü. Öyle ki kara deliğin boyutları tüm güneş sistemimizden bile daha büyüktü.

Evet bu gerçeği iyice bir sindirin. Ama endişe etmeyin, bu süper kütleli kara deliğin bizim gezegenimizi filan yutacağı yok. Uzaklarda bir yerde Messier 87 galaksisinin tam ortasında Samanyolunda süzülen küçük gezegenimizden yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaktadır. Bu şeyin net bir görselini elde etmek işte bu yüzden o kadar zordu.

Kara delik içi kızgın gazlarla doludur ve içi tüm cisimleri eritecek kadar sıcaktır.

Astronomlar daha önceleri Messier 87 kara deliğinin görselini elde etmişlerdi ama bu kadar net değildi.

Astronomlar daha önceleri Messier 87 kara deliğinin bulunduğu yer olduğundan şüphelendikleri bölgeden hafif bir akışın görsellerini elde etmişlerdi. Ancak o zamanki ekipmanlarıyla EHT'nin mükemmelliği arasında dağlar kadar fark olduğu için kara deliğin kendisini yakalayamamışlardı.

Dev deliğin yukarıdaki bulanık görseline bakarsanız fotoğrafta o kadar da büyük görünmediğini görürsünüz. Kusursuz bir daire biçiminde deliğin etrafındaki emilmiş kızgın gaz halkasını görürsünüz. İşte bu daha önce bahsettiğim olay ufkudur. Işık buraya ulaştıktan sonra iz bırakmadan kaybolur.

Dünyadaki astronomların fotoğrafı çekmesini başarabilmesinin sebebi Messier 87'nin sahip olduğu ve tüm yıldızların bileşiminden çok daha parlak olan ışık halkasıydı. Nihayet resmini çekebildiğimiz bu kadar delik, yaşlı bir kara delikti. Yalnızca çevresindeki yıldızların gazlarını yiyordu.

Gerçek bir kara delik uzayın en derin noktalarında olur, ulaşmak jiç kolay değildir.

Messier 87 ile ilgili bir diğer heyecan verici şey ise bugüne kadar bulunan en ağır kara delik olmasıydı.

Bu devasa kara delik, çok daha genç olan benzer kara deliklerden daha koyudur. O kara delikler çok daha büyük miktarlarda cisim biriktirirler, dolayısıyla radyo aktif gaz girdapları çok daha parlaktır. Ne var ki bu kara delikle ilgili en heyecan verici şey, güneşimizin 6.5 milyar katı olan kütlesiyle bugüne kadar bulunan en ağır kara delik olmasıdır.

Uzay insana kendisini minik, mini minnacık, küçücük hissettirmiyor mu? Kara delikler uzayın en derin noktalarında var olan sıradışı şeylerdir. Tek bir alanda birikmiş olağanüstü miktarlarda kütlelere sahiptir. Bu da onları sonsuz oranda yoğun yapar. Sonsuz derken, gerçekten sonsuzluğu kastediyorum.

Sonuç olarak böyle bir yoğunluk hiç kimsenin ve hiçbir şeyin üstesinden gelemeyeceği muazzam bir yer çekimi kuvveti yaratır. Diğer bir deyişle kara delikler kainatın geri kalanı için tamamıyla erişilmez bir uzay zaman kumaşıyla çevrilidir, bu anlamda eşsiz cisimlerdir.

İlk çekilen kara delik resmi çok net olmasa da en azından varsayımları kanıtlayacak kadar anlaşılırdı.

Kara delik fotoğrafını çeken ekip solucan deliklerini de kanıtlamak için yeni fotoğraflar çekmeye başladı.

Kara delikler cisimleri milyarlarca dereceye kadar ısıtarak ışık hızına ulaştırabilirler. Kendilerine çok yaklaşan cisimleri olduğu gibi yutmadan hemen önce böyle yaparlar. İşte tam da burada teoriler ilginçleşmeye başlıyor. Kimi bilim adamları bazı kara deliklerin, yani normalden daha hızlı dönenlerin uzay zamanda solucan delikleri oluşturabileceklerinden gayet eminler.

Bunun ne demek olduğunu anladınız mı? Bir kara deliğin içine atlarsanız kendinizi evrenin öbür tarafında ve farklı bir zamanda bulabilirsiniz. Bilim adamları eğer daha çok kara delik resmi çekebilirlerse bu kuramı doğrulayabilir ya da tamamen çürütebilirler.

Kim bilir belki birgün astronomlar solucan deliklerini kanıtlayan bir kara delik fotoğrafı çekmeyi başarabilirler. Bugünün teknolojisiyle kulağa bilim kurgu öğesi gibi gelse de unutmayın kara deliklerin varlığı da yakın zamana kadar sadece bir teoriydi. Yani her şey mümkün!

Uzayda kara delik resmi çekmek hiç kolay değildi, fakat insanoğlu bunuda başardı.

Sadece bizim galaksimizde bile fotoğrafı çekilebilecek 100 milyon orta büyüklükte kara delik bulunuyor.

Primordiyal kara delik adı verilen daha ufak kara delikler de vardır. Bu kara delikler bir atomun boyutuna ya da bir dağın büyüklüğüne göre farklılık gösterebilirler. Galaksilerin kara delikler etrafından oluştuğuna dair bir teori var. Bu demek oluyor ki büyük bir yıldız kendi ağırlığı altında patladığında yerinde bir kara delik ortaya çıkıyor ve muazzam yer çekimi kuvvetiyle galaksinin geri kalanını etrafına topluyor.

Bizim galaksimizin tam ortasında da bir kara delik bulunuyor. Ona Sagittarius A deniliyor ve güneşimizin yaklaşık 4 milyon katı ağırlığında olduğu söyleniyor. Endişe etmeyin bizi emecek kadar yakında değil. Dünyadan yaklaşık olarak 26 bin ışık yılı uzakta bulunuyor. Bu mesafe gezegenimize herhangi bir etkisi olmayacak kadar uzak bir noktadır.

Sagittarius A'nın yanı sıra galaksimizde 100 milyon orta büyüklükte başka kara deliklerde var. Oradaki tüm o 100 milyon galaksinin tamamında kaç tane kara delik vardır hayal edebiliyor musunuz? İsterseniz hesaplamaya çalışın. Aynı bilim adamları kara delik ikilileri adını verdikleri birbirinin yörüngesinde dönen BAŞKA kara deliklerde keşfettiler.

Nasa yıllar sonra gerçek bir kara delik resmi yayımladı ve bunu tüm dünyayla paylaştı.

Afrikalı astronomlar yakın zamanda başka kara delik fotoğraflarının da yayımlanacağını duyurdular.

Dünyayı hacmini eksiltmeden bir zeytin boyutunda sıkıştırabilseydiniz, o da bir kara deliğe dönüşürdü. Hatta siz de bir kara delik olabilirdiniz. Tabii eğer bir atom boyutuna getirilmeyi kabul etseydiniz. Kara delikler ne olduğundan bir haber zavallı gezegen ve yıldızları avlayarak, evrende dolaşan aç yırtıcılar değildir. Sadece kendilerine çok fazla yaklaşan şeyleri yutarlar.

Zaman zaman gezegen ebatlarında tükürük topları da fırlatırlar. Bu şeyler kaçışı olmayan bölgeyi aşmadan bir kara deliğin olağanüstü yer çekimi kuvvetinden kurtulmayı başarırlar. Aslında Sagittarius A'nın bizi yutmasından çok bu kara deliğin saatte 32 milyon kilometre hızla bize doğru savuracağı tükürük toplarından endişe etmemiz gerekir.

Öyle ki Güney Afrikalı astronomlar da yakın zamanda kafa karıştıran bir başka rastladılar. Uzayın derinliklerinde aynı yönde sıralanmış farklı galaksilerde yer alan bir çok kara delik fark ettiler. Bu kara deliklerin gaz emisyonları senkronize edilmiş gibi görünüyordu. Yakında o kara deliklerinde fotoğraflarını çekerek yayımlayacaklarını duyurdular. Sadece ne kadar yakın olduğunu açıklamadılar!