Davranış psikolojisi nedir? Bu sorunun cevabını davranış psikolojisi ile ilgili yazılan kitaplar, makaleler ve çeşitli psikiyatrist sitelerindeki soruları derleyerek hazırladım. Eğer siz de insan davranış psikolojisi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, her zaman işe yarayan 10 davranış psikolojisi başlıklı bu yazımdan yararlanabilirsiniz.

Birisinin size çaktırmadan bakıp bakmadığını anlamak için esneyin, bakan kişi de esnemeye başlayacaktır.

Birinin size gizlice bakıp bakmadığını öğrenmek için esneyin, bakan kişi de esnemeden duramayacaktır.

Bunu aklınızda canlandırın. Bir sınıfta oturuyorsunuz ve omzunuzun üzerinden arkanızdaki kişiye bakıyorsunuz. Meğer o pencereden dışarıya bakıyormuş! Oysa gözlerini size diktiğine yemin edebilirdiniz. Birinin gizlice size baktığını anlamak için esnemeyi deneyin.

Hayır, bu anormal bir davranış psikolojisi falan değil. Biri sizi izlerken esnerseniz size bakan kişi de otomatik olarak esneyecektir. Bu fenomene bulaşıcı esneme denir. Sycotec Today'e göre bilim insanları, insanların neden başka insanları esnerken görünce esnediğini hala başaramadılar.

Ama bunun hem insanların hem de şempanzelerin başına geldiğini biliyorlar. Bazıları bunun insanoğlunun diğer insanlarla empati kurma yeteneğiyle ilgili olduğunu düşünüyor. Fakat gerçek ne olursa olsun insanlar başkalarını esnerken görünce kendileri de esniyorlar.

Kavgaları yemekle yatıştırın, yemek yemek insanları sakinleştirmektedir ve dikkat dağıtıcıdır.

Tartışmaları yemekle yatıştırın, yemek yemek insanları sakinleştirir ve dikkat dağıtıcı bir etkisi vardır.

Lezzetli bir yemekten bir ısırık alırken delirdiğiniz oldu mu? Bir burger ısmarlamadığınız sürece muhtemelen olmamıştır. Mesele şu; yemek yemek insanları sakinleştirir ve rahatsızlık verici durumları yatıştırır. Diyelim ki hayat arkadaşınızla bir tartışılmaya girdiniz ve birlikte konuşup her şeyi tartıştınız.

Evinize gitmek veya parkta yürümek yerine gidip yemek yiyebileceğiniz bir restoran seçin. Sipariş önünüze geldiğinde dikkatiniz sorunla yemek üzeri olduğunuz yiyecek arasında bölünecektir. Yemek dikkat dağıtıcı işlevini çok iyi görür ve tartıştığınız şeyden çok yemeğe dikkat etmeye başlayacağınız için aranızdaki tansiyonda kısa süre içinde düşecektir.

Tartışmaları etrafta başka insanların olduğu bir yerde halletmeniz iyi olur. Böylece tartışma çok fazla hararetlenmez. Bir restoranın orta yerinde birbirinize bağırmanızdan daha utanç bir şey yoktur. Birisiyle tuhaf bir buluşmadayken o kişiyle tartışmasanız bile yemek yemeniz buzları kırmada çok faydalı olacaktır. Tabağınızdaki tavuğa odaklanmak bütün gece o yabancının gözlerinin içine bakmaktan çok daha rahatlatır.

Birisinin konuşmasını sağlamak için susun, sizin susmanız karşıdaki kişinin daha fazla konuşmasını sağlayacaktır.

Birini konuşturmak için susun, siz sustukça o konuşacak ve normalde söylediğinden fazlasını anlatacaktır.

Sükut altındır derler, birinin baklayı ağzından çıkarmasını istiyorsanız ihtiyacınız olan tam da budur. Biriyle konuşuyorsanız ve umduğunuz gizli, iyi düşünülmüş cevapları alamıyorsanız o konuşurken sessiz kalmaya devam edin. Bırakın sadece o konuşsun.

O kişiye bir soru sorduktan sonra konuşmayı kesin ve cevap vermesine izin verin. Bir sessizlik olduğunda karşınızdaki kişi konuşmasını devam ettirecektir ve araya girmediğiniz için boşlukları doldurarak normalde anlatmadığından daha fazlasını anlatacaktır.

İş görüşmesi sırasında akılda kalmak için başında ve sonunda kendinizi tekrar eden cümleler kurmalısınız.

İş görüşmelerinin başında ve sonunda kendinizi tekrar edin, tekrar etkisi hatırlanmanızı sağlayacaktır.

İş görüşmelerinde gerilir misiniz? Herhalde tonlarca kişiyle görüşme yapan bir şirkette kendinizi yeterince gösteremeyeceğinizden endişe ediyorsunuzdur. Sürüden ayrışmanın en belirgin yolu, seri konum etkisinden faydalanmaktır. Bu etki insanların önemli şeyleri ortasından çok ilk ve son bölümlerini anımsama eğiliminde olduğu düşüncesine dayanmaktadır.

10 saniye kadar bir süre içinde bir market alışverişi listesini ezberlemeye çalıştığınızı düşünün. Muhtemelen ilk birkaçını ve son bir, ikisini hatırlayacaksınız ama ortadakileri pek hatırlayamazsınız. Her şeyin başlangıçlarını ve bitişlerini hatırlamaya meyilliyiz.

O yüzden bir dahaki sefer bir iş görüşmesindeyken isminizi tekrar söyleyin. Başlangıçta ve sonunda kendinizden bahsetmeyi sakın ihmal etmeyin. Görüşmenin geri kalanı kötü geçse bile tuhaf bir şapka takarak kendinizi her zaman sürüden ayırabilirsiniz. Bu sayede kendinizi hatırlanır kılarsınız.

İnsanları olumlu düşündürmek için benzer anılardan bahsederseniz karşıdaki kişi de daha samimi davranacaktır.

İnsanları olumlu düşündürün, ortak şeylerden bahsetmeniz karşıdaki kişide yakınlık hissi uyandıracaktır.

Bir partide yeni insanlarla tanışırken veya kendinizi müstakbel patronunuza tanıtırken ilk izlenimler önemlidir. Ancak insanların hakkınızdaki ilk varsayımlarını kontrol etmenin aslında bir yolu var. Konuşup birbirinizi tanırken ortak bir özelliğinizden bahsedin.

Belki aynı şehirde yaşamışsınızdır veya aynı okuldan okumuşsunuzdur. Bunu yaparak konuştuğunuz kişi varsayımlarını bu müştereklerinize göre temellendirecektir. Onunla alakası olduğu için sizin hakkınızdaki varsayımları daha olumlu olacaktır.

Bu ayla etkisi olarak bilinir. Konuşma becerileri arasından biraz çaba gerektirse de daha yeni tanıştığınız birine benim gibi diye bağırmaktan çok daha iyidir.

Bisiklet sürmek gibi aktivite ve alışkanlıklar güçlü bağlarlar kurmak için biçilmiş kaftandır.

İnsanlarla güçlü bağlar kurun, beraber aktivitelere katılmak daha yakın bağlar kurmanızı sağlayacaktır.

İlkokuldaki futbol veya basketbol takımındaki, takım arkadaşlarınıza kendinizi nasıl yakın hissettiğinizi hatırlıyor musunuz? Bunun nedeni biriyle birlikte bir aktivite de bulunmanın daha güçlü bağları daha çabuk kurmanıza yardımcı olmasıdır.

O yüzden yeni bir ilişkiye başladıysanız ya da biriyle arkadaşlık kurmak istiyorsanız sinemaya veya yemek yemeye gitmek yerine, beraber kalp ritminizi arttıracak bir etkinlik yapmaya çalışın. Belki kaya tırmanışı ya da lunaparka gitmek olabilir.

Adrenalininiz yükselmeye ve kalp atışlarınız hızlanmaya başlayınca vücudunuz endorfin salgılar. Bu sizi daha iyi bir ruh haline sokar ve yaptığınız her neyse sizi o konuda daha coşkulu yapar. Bu sayede de karşınızdaki kişiyi daha iyi tanırsınız.

Birinin anlattıkları hakkında açıklama yapmanız o kişiye onun için değerli olduğunuzu gösterecektir.

Önemli hissettirin, birine anlattıkları hakkında açıklama yapmanız ona kendini önemli hissettirecektir.

Bunu yapmanın birkaç yolu var. Biriyle ilk kez konuşurken ismini kullanmayı ihmal etmeyin. Bir partide veya iş etkinliğinde biriyle ilk kez tanıştığınızda kendisini size tanıtır tanıtmaz adını tekrarlayın. Sohbet ilerledikçe ismini kullanmaya devam edin.

Bu ona onunla sohbet etmekle meşgul olduğunuzu hissettirir ve dolayısıyla kendisini önemli hissetmesini sağlar. Birisinin kendisi özel hissetmesine yardımcı olan bir diğer yol da açımlama tekniğini kullanmaktır.

Mesele arkadaşınız size alışverişe gittiğini ama markette onun aradığı türde ekmek kalmadığını söylerse siz de tekrarlayın. Söylediğini ona geri açıklamak onun anlattıklarını gerçekten dinlediğinizin farkına varmasını sağlayacaktır.

İkilem yaratmak için birinden yardım istiyormuş gibi görünmemelisiniz, yoksa ikilemi yaratamazsınız.

Birine bir şey yaptırmak istediğinizde ikilem yaratın, yardım istiyormuş gibi görünürseniz reddedilirsiniz.

Bazen arkadaşlardan ya da aile üyelerinden bir iyilik istemeniz gerekir. Ancak bu iyilikler her zaman eğlenceli değildir. Bu da onların size yardım etmeye daha az istekli olmalarına neden olur. Diyelim ki siz şehir dışındayken kedinizi birkaç gün besleyecek birine ihtiyacınız var.

O kişiye anlaşılır şekilde yardım edip edemeyeceğini sormak yerine anlaşılmaz bir ikilem yaratın. "Kedimi beslemek için sabah mı müsait olursun yoksa akşam mı?" gibi bir şeyler söyleyin. Kişi hangi zaman daha kolay olacaksa onu seçecektir. Yapamam deme şanssız olmaz.

İnsanları inandırmak zor bir iştir, kendinizden emin olmalı ve anlattıklarınızı vücut hareketlerinizle desteklemelisiniz.

İnsanları kendinize inandırın, emin olmasanız bile eminmiş gibi konuşmanız size inandırıcılık katacaktır.

"Hey sanırım sıradaki psikoloji hilesi gerçekten etkili?" deseydim bana inanır mıydınız? Peki ya "Sıradaki psikoloji gerçekten etkili!" deseydim, ikinci defa söylediğim şeye daha mı çok güvenirdiniz? Bunun nedeni cümleye sanırımla başladığınızda kararsız ya da güvensiz gelmenizdir.

Bir şeylerden emin olmasanız dahi söylediğiniz şeylerin başkaları tarafından sorgulanmaması için eminmiş gibi davranmalısınız. Sadece kendinizden emin olmalısınız ve şu andan itibaren arkadaşlarınızla ve ailenizle konuşurken sanırım demeyi bırakmaya çalışmalısınız. Sizi daha çok ciddiye alırlar ve hatta bu kendinden emin konuşma tarzınız sayesinde sizinle daha az dalga geçerler.

 Üzerinizdeki ilgili canlı tutmak için birine bir şeyler anlatırken gözlerinin içine bakmalısınız.

İnsanların ilgisini canlı tutun, birinin söylediklerinizi dinlemesi için konuşurken gözlerine bakmalısınız.

Hiç telefonunuza bakarken konuştuğunuz kişinin size ne söylediğini duymadığınızı fark ettiniz mi? Bu karşınızdakini dinlemediğinizi gösteren belirgin bir işarettir. İnsanların anlattıklarınıza dikkatlerini vermeleri için onlarla sohbet ederek doğrudan göz teması kurun.

Konuşmalarınızın daha iyi ve merak uyandırıcı olmaya başladığını göreceksiniz. Ancak göz teması kurmak birine söylediklerinizi dinletmekten biraz daha derin bir mevzudur. Bu sohbette size üstünlük verir. Söylediklerinizde ne kadar kendinizden emin olduğunuzu daha fazla kanıtlamak için önemli noktalara parmak basarken başınızı bile sallayabilirsiniz.

Diğer kişinin de sizinle birlikte başını salladığını görürseniz şaşırmayın. Kim bilir bu teknik belki birisinin bir konu hakkındaki fikrini değiştirmenize bile yardımcı olur.