Gerçek bir kara delik güneş sistemine girerse ne olur, hiç düşündünüz mü? Uzun yıllar boyunca tartışılan bu konu somut olmasa da bir takım teorik varsayımlarla cevaplandı. Eğer siz de güneş sistemine bir kara delik girmesi durumunda ne olacağını merak ediyorsanız, hazırladığım bu yazıdan faydalanabilirsiniz.

Gerçek bir kara delik güneş sistemimize girseydi, sistemde yer alan tüm gezegen ve yıldızları yutardı.

Gerçek bir kara delik güneş sistemine girseydi, sistemde bulunan bütün gezegen ve yıldızları yok ederdi.

Güneş sistemimizde sekiz gezegen, Ay gibi yüzlerce uydu, binlerce asteroid ve milyarlarca kuyruklu yıldız var. Bu güzel uzay kokteyli güneşimizin etrafında sürekli hareket ediyor. Fakat bir kara delik, güneş sistemimize uğramaya karar verseydi hepsi yok olabilirdi.

Bir kara deliğin yakın zamanda gezegenimizin huzurunu bozmayacağı kesin. Güneş sistemimize en yakın kara delik, güneşimizin kütlesinin 10 ila 13 katı olsa da 3000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Bu yüzden gezegenimize yaklaşırsa mutlaka önceden haberimiz olur.

Ancak bir başka kara deliğin güneş sistemimize kestirme bir yoldan girmeye karar verdiğini farz edersek, bu durum güneş sistemimiz için pek iç açıcı olmazdı.

Yıldız kaynaklı bir kara delik, Samanyolu Galaksisi'ne giren süper kütleli bir kara delikten daha az tehlikeli olurdu.

Yıldız kaynaklı bir kara delik, güneş sistemine giren süper kütleli bir kara delikten daha az zarar verirdi.

Bu araştırmayı yapmadan önce kara deliklerin devasa uzay boşlukları olduklarını düşünürdüm. Aslında kara delikler çok fazla sayıda maddenin küçücük bir yüzölçümünde toplanması sonucunda oluşuyormuş. Güneşin tüm kütlesini İstanbul'a sığdırdığınızı düşünün.

Bu nedenle çekim kuvvetleri çok güçlü. Hatta o kadar güçlü ki ışık bile bir kara deliğin elinden kaçamaz. Ayrıca tüm kara deliklerin aynı olduklarını düşünürdüm. Büyük bir yıldız çöker, sonrada kara delikler oluşur zannederdim. Bu şekilde meydana gelen kara deliklere yıldız kaynaklı kara delikler denir.

Ancak süper kütleli kara delikler olarak isimlendirilen kocaman canavarlarda var. Bunlar galaksilerin göbeğinde ağır ağır döner. Etraflarında çok büyük miktarlarda gaz ve yıldız tozu toplanır. Bu sayede aklımızın algılayamayacağı boyutlara ulaşırlar.

Süper kütleli bir kara deliğin güneş sistemimize girme olasılığı, yıldız kaynaklı kara deliğe göre daha düşüktür.

Süper kütleli bir kara deliğin güneş sistemine girme ihtimali, yıldız kaynaklı kara deliğe oranla düşüktür.

Süper kütleli kara deliklere yaklaşma şansımız çok düşüktür. Fakat Samanyolu Galaksimiz kendisini yeni baştan konumlandırmaya karar vererek, 26.000 ışık yılı yerine bizi süper kütleli bir kara deliğin bulunduğu merkezden birkaç ışık yılı uzağa taşırsa işte o zaman sonumuz gelir!

Bu canavarın etrafında dönen bütün gezegenler, yıldızlar, kuyruklu yıldızlar ve uzay çöpleri güneş sistemimize uçar ve her şeye çarparak büyük bir karışıklık yaratır. Küçük gezegenlerden geriye kalanlarda yer çekimi kuvvetinin akımına kapılır ve sonsuza kadar kara deliğin etrafında dolanır.

Peki ya yıldız kaynaklı kara delikler? Bunlar korkunç süper kütleli kara deliklerden çok daha küçükler. Ama evrende sayıca fazlalar. Yıldız kaynaklı kara delikler, yıldızların yakıtlarının bitmesi ve kendi içlerine çökmeleri durumunda ortaya çıkarlar. Bu ancak bir yıldız yeteri kadar büyükse yani takriben güneşimizden 5 ila 11 kat büyükse gerçekleşebilir. Sıkışır sıkışır ve nur topu gibi bir yıldız kaynaklı kara deliğiniz olur.

Güneş sistemine yaklaşan bir kara delik evvela sistemi saran OORT Bulutu'nu yok ederdi.

Güneş sistemine girmek üzere olan bir kara delik önce sistemi çevreleyen OORT Bulutu'nu dağıtırdı.

Yıldız kaynaklı kara deliklerin boyutları küçük olsa da güneşten 20 kat daha ağırdır. Diyelim ki şuan güneş sistemimize yaklaşan yıldız kaynaklı bir kara delik var ve bundan bizim haberimiz yok. Bu kara deliğin ilk hisseden, adını Hollandalı gökbilimci Jan Hendrik Oort'dan alan OORT Bulutu olacaktır.

Güneş sistemimizin en dış kısmını çevreleyen, güneş sistemimizden bizim olduğumuzdan 100.000 ışık yılı daha uzakta olan bu buzlu uzay çöpü kabarcığı, kara deliğin yer çekimi kuvveti tarafından fırlatılır. Sonuç olarak dünyaya ve güneş sistemimizdeki diğer gezegenlere doğru buz gibi soğuk kuyruklu yıldızlar gelmeye başlar.

Biz de hayatımızı hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ederiz. Ne yazı ki günümüz teknolojisiyle iş işten geçene kadar kara deliğin geldiğinin farkına bile varamayız.

Yerçekimsel bozulma etkisi nedeniyle yıldızlar donuklaşır, Dünya'yı sıcak bir toz ve gaz bulutu sarardı.

Yerçekimsel kırılma etkisinden dolayı yıldızlar bulanıklaşır, dünyayı sıcak bir toz ve gaz bulutu kaplardı.

Yaklaşmakta olan kara deliğin tek belirtisi, kara deliğin yerçekimsel kırılma etkisi nedeniyle uzaktaki yıldızların görüntüsünü bulanıklaştıracak olmasıdır. Kara deliğin yerçekimi alanı o kadar güçlüdür ki yanından geçmeye çalışan ışıkları bile büker.

Bu ipucunu gözden kaçırabiliriz ama kara deliğin Neptün, Jüpiter veya Satürn gibi gaz devlerinin halkalarını çekmeye başladığını kesinlikle fark ederiz. Dünyadaki insanların da mutlaka fark edeceği çok sıcak bir toz ve gaz bulutunun oluşmasına neden olur.

Bu kadar küçük bir şeyin kendinden binlerce kat büyük bir şeyi yutabilmesi kulağa imkansız gibi geliyor. En küçük kara deliklerin çapı sadece 25 kilometre olabilir, fakat güneş sistemimizdeki herhangi bir şeyi yutmadan önce hepsini parçalayacaktır.

Kara deliğin çekim gücü gezegenlere ulaştığında güneşimizle arasında amansız bir çekim mücadelesi yaşanırdı.

Kara deliğin çekim kuvveti gezegenlere yaklaştığında güneşle arasında kıyasıya bir çekim savaşı başlardı.

Güneş sistemimizdeki gezegenler, güneşin yerçekimi tarafından yörüngede tutulurdu. Ancak kara deliğin çekim kuvveti gezegenlere ulaştığında güneşimizle tabiri caizse bir halat çekme oyunu başlar ve gezegenleri parçalamaya çalışırdı. Kara delik Jüpiter'le Mars arasındaki asteroid kuşağına vardığında çekim gücü dünya üzerinde de etkisini hissettirirdi.

Süper volkanlar patlar, yıkıcı depremler yeri sallar ve her şey yerini toz ve enkaza bırakırdı. Ayrıca bildiğimin aksine, kara delikler hiçbir şeyi içine çekmiyormuş. Bu içine çekme etkisi yalnızca bir nesne uzayın boşluğuna çekildiğinde meydana gelebilir ve kara delik boşluğun tam tersidir.

Bu yüzden endişelenmeyin, bir kara deliğe yeterince yaklaşsak bile içine çekilmeyiz. Sadece içine düşeriz. Ama bu düşüş sert bir düşüş olmaz, kara delikler bunu bir şova dönüştürmek ister.

Söz konusu bilimsel öngörülere göre güneş sistemimize bir kara deliğin girme ihtimali trilyonda birdir.

İlgili bilimsel tahminlere göre güneş sistemine bir kara deliğin girme olasılığı trilyonda bir ihtimaldir.

Boşlukta yok olmadan evvel bir kara deliğin yerçekimi kuvvetine kapılan her şey spagettileştirme adı verilen bir aşamadan geçecektir. Kelimeyi ilk duyduğumda bana da komik gelmişti.

Ancak bu aslında hiç de komik bir şey değil. Herhangi bir cisim kara deliğe olması gerektiğinde fazla yaklaşırsa içine çekilmeden evvel, deliğin akıl almaz yerçekiminden dolayı aynı bir spagetti gibi uzayacaktır. Buna rağmen tüm bu spagetti meselesi sizi endişelendirmesin.

Bilimsel tahminlere göre güneş sistemimize bir kara deliğin gelmesi ve hatta gezegenimizi yutması, piyangoyu arka arkaya kazanma şansından daha da düşük. Rakamlarla açıklamak gerekirse trilyonda bir ihtimaldir.

Bir kara deliğin güneş sistemimize girebilmesi için başka bir kara delik tarafından yörüngesinden çıkarılması gerekirdi.

Bir kara deliğin güneş sistemine girebilmesi için başka bir kara delik tarafından fırlatılması gerekirdi.

Kara deliklerin gerçekten harika olduklarını söylemeliyim. Onlar hakkında ne kadar çok şey öğrenirsem merakım o kadar artıyor. Peki iki süper kütleli kara delik çarpışsa ne olurdu? Ortaya kocaman, olağanüstü, devasa bir başka kara delik mi çıkardı?

Kainattaki aşağı yukarı bütün galaksilerin merkezlerinde kendilerine ait süper kütleli kara deliklerinin olduğu ortaya çıktı. Bu galaksilerin kimilerindeki kara delikler, güneşten kat be katı daha büyüktür. İki galaksi birleşirse neler olabileceğini bir hayal edin.

Kara deliklerin bir şekilde beraber yaşamayı medeni delikler gibi etkileşimde bulunmayı kabul etmeleri gerekirdi. Ancak bilim insanları böyle süper iki kütleli kara deliğin içe doğru kırılıp birbirine dokunma ya da doğrudan çarpışma yoluyla etkileşime girmesinin, barışçıl bir birleşme olmayacağına inanıyor ve güneş sistemimize itilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Yörüngesinden sapan kara delik, güneş sistemimiz başta olmak üzere önüne çıkan ne varsa yok ederdi.

Yörüngesinden çıkan kara delik, güneş sistemimi de dahil olmak üzere önüne çıkan her şeyi yok ederdi.

Her iki kara delik de çok güçlü olduklarından deliklerden biri inanılmaz bir hızla savrulurdu. En güçlü savruluş zıt yönlerde dönen iki kara deliğin çarpışması durumunda gerçekleşirdi. Bu aynı aşırı hızla dönen iki diskin bir araya gelmesi gibi olurdu.

İki kara delikten zayıf olanı yeni oluşan galaksiden çıkar ve sonsuza kadar kaybolurdu. Kazanan kara delik de binlerce yıl boyunca onu çevreleyecek toz ve gaz bulutlarını yakan büyük miktarda bir enerjiyle ödüllendirilirdi.

O kaybolan kara deliğe ne mi olurdu? Uzayın derinliklerinde önüne çıkan her şeyi yok ederek ilerlerdi. Eğer biraz şanslıysak fırladığı güzergahın üzerinde değilizdir. Üzerindeysek zaten kara delikte görüşürüz demektir!