Garip prizlerin, içi su dolu alçak klozetlerin ve kullanılmayan odaların bulunduğu devasa Amerikan evleri hakkında ne kadar bilgilisiniz? Eğer Amerikan evleri ile ilgili bilgi edinmek istiyorsanız, tek katlı ahşap Amerikan evleri hakkında 17 bilgi verdiğim bu yazımdan faydalanabilirsiniz.

Karakteristik Amerikan evleri, Avrupa'daki evlere oranla daha büyük ve geniştir.

Tipik Amerikan evleri diğer ülkedeki evlere göre oldukça büyük ve geniştir, ortalama 250 m² civarındadır.

Her şeyden önce her Amerikalı'nın evi kocaman değildir. Bir sürü insan, farklı ölçülerde küçük dairelerde ve evlerde oturmaktadır. Ancak evet, tipik bir Amerikan evinin diğer ülkelerdekilere göre oldukça büyük ve geniş olduğuna katılıyorum. Avrupa'daki evlerin genişliği ortalama 140 metrekaredir.

Amerika'daki evler ise 250 metrekare civarındadır.

Bu heybetli tek katlı ahşap evlerde düşünebileceğiniz hemen her şeyi yerleştirmek için ayrılmış odalar bulunmaktadır.

Bu devasa tek katlı ahşap evlerde hayal edebileceğiniz her şeyi koymak için ayrılmış odalar vardır.

Devasa evlerimizi dolduran ve hayal edebileceğiniz her şeyi koymak için ayrılmış bir odamız vardır. Gömme dolapları birer minik oda olarak sayarsanız, her Amerikalı'nın bir sürü odası var demektir. Her yatak odasında bir kıyafet dolabı mevcuttur. Bu dolaplardan birçok odada vardır. Palto ve ayakkabıları yerleştirmek için, ön kapının hemen solunda bir tane, banyoda yahut koridorda bir tane, kiler biçimindeki mutfakta da bir tane vardır.

Evet, Amerikalılar evlerinde bulunan ve içine bir sürü eşya saklayabilecekleri odaları seviyorlar. Yani Dieka'dan satın alabileceğiniz o büyük dolapları burada pek göremezsiniz.

Kirli çamaşırları temizlemek için dahi özel odaları vardır, bu temizlik odalarında kocaman yıkama makineleri vardır.

Çamaşır yıkamak için bile özel odaları vardır, bu odalarda devasa yıkama makineleri bulunmaktadır.

Odalardan konu açılmışken, Amerikan evlerinde çamaşır yıkamak için ayrı bir oda vardır. Üstelik çoğu Amerikalı hem çamaşır makinesine hem de ayrı bir kurutma makinesine sahiptir ve bunlar genellikle oldukça büyüktür. Avrupalı arkadaşlarım bana çamaşır makinelerinin mutfakta ya da banyoda olduğunu ve çamaşırları kurutmak için astıklarını söylüyorlar.

Ancak ben bunun boş alan meselesinden kaynaklandığından eminim. Yine de ABD'deki bir kişinin kendine ait çamaşır ve kurutma makinesi olmasa bile, binanın altındaki çamaşırhaneye inip oradaki makineleri kullanabilir. Bir Amerikalı'nın kıyafetlerini elde yıkadığını ya da kuruması için astığını pek göremezsiniz.

Pek çok Amerikan evinde bodrum katları yaşam alanı olarak kullanılmaktadır.

Birçok Amerikan evinde depolamanın dışında yaşam alanı olarak da kullanılan bodrum katları mevcuttur.

Bodrum katları, Amerika'nın orta batısında yaşayanların bildiği üzere kasırga çıktığında kullanılan sığınaklardır. Ancak depolama ve kasırgaya karşı güvenlik maksadının yanı sıra, pek çok Amerikan evinin bir başka vakit geçirilen alanı bodrum katları vardır. Burası bir konu ağırlama odası ya da içinde zaman geçirmek için kullanılan bir eğlenme ve hobi alanı biçiminde tasarlanabilir.

Hiç girilmeyen yemek odaları mevcuttur, çoğu Amerikalı yemeğini oturma odasındaki televizyon karşısında yemektedir.

Hiç kullanılmayan yemek odaları vardır, çoğu kişi oturma odasında televizyon izlerken yemek yemektedir.

Amerikalıların bu bahsettiğim odalar dışında hiç kullanmadığı bazı odaları da vardır. Tamam, belki de bu sadece benim ailem için geçerlidir. Ama biz yemek odasını asla kullanmayız. Evet orada güzel bir yemek masamız var, ancak akşam yemeğimiz hep oturma odasına götürür ve yemek yerken televizyon izleriz.

Çoğu evin odasında birden çok duman sensörü vardır, çünkü duman sensörü bulundurmamak yasaktır.

Her evin odasında birden fazla duman alarmı bulunmaktadır, zira duman alarmı bulundurmamak suçtur.

Daha kesin konuşmak gerekirse, evlerin her odasında birden fazla bulunan duman alarmları vardır. Şahsen benim mutfakta bir tane, koridorda bir tane ve her yatak odasında birer tane duman alarmım vardır. Ulusal Yangın Koruma birliğinin önerdiği şey budur ve onların kurallarını takip eden tek kişi ben değilim.

Yangın güvenliği o kadar önemsenir ki, kiracıların bozulan bir duman sensörünü anında değiştirmemeleri ev sahiplerinin başını ciddi anlamda ağrıtabilir. Ayrıca hem yangın çıkarması daha zor olduğundan hem de büyük kolaylık sağladığından şimdiye kadar yaşadığım her evde bir elektrikli sobam olmuştur ve gaz sobaları Amerika'da dünyanın herhangi bir yerinde olduğu kadar popüler değildir.

Birçok tek katlı ahşap Amerikan evinde bilhassa da yeni evlerde duvarlar uzunlamasına duvar halılarıyla kaplıdır.

Çoğu tek katlı ahşap Amerikan evinde özellikle de yeni evlerde duvarlar boydan boya halılarla kaplıdır.

Bu çoğu zaman evin ne kadar eski olduğuna bağlıdır. Çünkü eski evlerin çoğunun zemini ahşaptır. Ancak çoğu evde özellikle de yeni evlerde duvardan duvara halı bulunmaktadır. Elbette mutfak ya da banyoda bulunmaz ama diğer her yer halılarla kaplıdır.

Bu evler bulunan klozetler, Avrupa'daki klozetlere oranla daha alçaktır ve kullanımı da pek çok açıdan rahattır.

Bu evlerdeki klozetler, Avrupa'dakilere göre daha alçaktır ve kullanımı birçok açıdan daha kolaydır.

Avrupalı arkadaşlarım benim tuvaletimi oldukça kullanışlı ve birazda kafa karıştırıcı buluyorlar. Zira ABD'deki klozetler, Avrupa'dakilerden daha alçak bir yüksekliğe sahiptir. Bunun nedeni daha kısa boylu olmamızdan ya da klozeti böyle daha rahat bulmamamızdan değildir.

Alçak oturulan klozetler, gerçekte bir amaca hizmet etmektedir. Zemine daha yakın olmak, o anki gereksinimi gidermenin en sağlıklı ve doğal bir yoludur. Daha oturağımız olmadan bile önce mağara adamı atalarımız ihtiyaçlarını yere çömelerek giderirlerdi. Yani burada yapmaya çalıştığımız sadece doğal davranmaktır ve elbette bizimki daha medeni olan versiyonudur.

Klozetlerin içleri su ile doludur, bu durum klozetlerin temiz kalmasını ve seramiğin kirlenmesinin önüne geçmektedir.

Klozetlerin içi su doludur, bu durum klozetin kirlenmesini ve seramiğinin lekelenmesini önlemektedir.

Klozetlerle ilgili bahsedeceğim şeylerin bittiğini düşünmediniz herhalde? Evet bir klozet anekdotum daha var. ABD'de klozetlerin içi su doludur. Amerika'ya yeni gelmiş bir arkadaşım, tuvaletimin tıkandığını düşünmüştü. Hayır klozetlerin içinin suyla dolu olması tamamen normaldir ve bu birçok amaca hizmet etmektedir.

Her şeyden önce bu klozetin çok fazla kirlenmesini ve seramiğinin lekelenmesini önler. Bu sayede çok sık fırça kullanmak zorunda kalmayız. Aynı zamanda kokuları da en aza indirir. Ama oluşabilecek sıçramaların olumsuz yanları da olabilir. Sanırım ne demek istediğimi anladınız.

Bu evlerde bulunan lavabolarda bir tek musluk bulunmaktadır ve suyun ısısını ayarlamak daha basittir.

Amerikan evlerindeki lavabolarda tek bir musluk vardır, suyu istenilen ısıda ayarlamak daha kolaydır.

Çok fazla seyahat eden biri değilim, ancak Birleşik Krallığa gittim ve banyoda gördüğüm farklı musluklar kafamı karıştırdı. İnsanlar bunları nasıl kullanıyorlar diye düşündüm. Ellerimi illa kaynar ya da dondurucu soğuk suda mı yıkamak zorundaydım, ikisi arasında gidip gelmemi mi gerekiyordu?

Zira ABD'deki lavabolarda her zaman sadece bir musluk vardır. Bu sayede suyu istediğiniz ısıda kendiniz ayarlayabilirsiniz. Ayrıca kullanımı da son derece kolaydır.

Evlerde ısıtıcı tesisatı bulunmaz, zira Amerika'da ısınmak ve serinlemek için sadece klima kullanılır.

Evlerde kalorifer tesisatı yoktur, çünkü Amerika'da ısınmak ve serinlemek için klima tercih edilmektedir.

Çoğumuz bir pencere açmak veya vantilatör kullanmak yerine, klimayı tüm yaz boyunca çalıştırırız. Bu herhalde en uygun maliyetli çözüm değildir. Özellikle büyük bir evde! Ama bu çok hoşumuza gider. Aynı şey kışın evi ısıtmak içinde geçerlidir. ABD'de ısınmak için kullanılan kalorifer tesisatlarını çok fazla göremezsiniz.

Zeminde halı olmaz, çünkü pek çok Amerikalı evin dışında giydiği ayakkabılarla ev içinde de gezmektedir.

Yerlerde halı yoktur, zira çoğu Amerikalı aile dışarıda giydikleri ayakkabılarla evin içinde gezmektedir.

Dünyanın çoğu yerinde ayakkabılar giriş kapısında çıkarılır. Ama Amerika'da hiç de öyle değildir. Ailelerin büyük çoğunluğu çamurlu veya altı pis olmadığı müddetçe evin içinde ayakkabı ile dolaşmayı hiç mesele etmezler. Tabii ki bu şekilde yapmayan Amerikan aileleri de mevcuttur.

Yani Amerika'da ayakkabılarınızı giriş kapısında çıkarmanızın gerekip gerekmediğini sormak alışılmış bir durumdur. Ama çoğu zaman alacağınız cevap, sorun değil olacaktır.

Prizlerden geçen akım Avrupa'dakine göre daha azdır, bu nedenle akım kesen anahtarlar yoktur.

Prizlerden geçen akım daha düşüktür, bu yüzden prizlerde akım kapatan anahtarlar bulunmamaktadır.

Avrupa'da bir düğmeyi döndürmek suretiyle elektriği açan ya da kapatan bir kilit vardır. Nitekim Amerika'da böyle bir opsiyon yoktur. Bunun sebebi ise büyük olasılıkla prizlerden geçen akımın daha düşük olmasıdır. Bu yüzden prizi kapatmadan bir şeyi oradan çıkardığınızda çarpılma riskiniz o kadar yüksek değildir.

Pek çok evde çaydanlık yoktur, bunun sebebi ABD'lilerin ekseriyetle kahve içmesidir.

Birçok evde çaydanlık bulunmaz, bunun nedeni ABD'nin çoğunlukla kahve tüketen bir ülke olmasıdır.

ABD'de çoğunlukla kahve tüketen bir ülkedir, bu yüzden çaydanlık pek kullanılmaz. Doğal olarak kahve için su kaynatmak gerektiğinde ne yaptıklarını merak edebilirsiniz. Hemen söyleyeyim; çoğu evde kahveyi taze taze demlemek için bir kahve makineleri vardır.

Evlerin %60'ında lavabolarda biriken yiyecek kalıntılarını kanalizasyona götüren özel bir tesisat mevcuttur.

Evlerin %50'sinde lavabolardaki yiyecek artıklarını kanalizasyona taşıyan özel bir mekanizma vardır.

Amerika'da tabağınızı lavaboda şöyle güzelce durulayıp, bir düğmeyi çevirmek suretiyle tüm yiyecek artıklarını kanalizasyona kolayca gönderebilirsiniz. Yemek kalıntılarından bu şekilde kurtulmak ABD'de oldukça yaygındır. Hemen hemen Amerikan evlerinin %50'sinden daha fazlasında bu yöntem tercih edilmektedir.Sanırım bu daha iyi bir tahliyesi kullanmak ve çöp kutularının pis kokularından sakınmakla alakalı bir şeydir.

Bayraksız ev bulunmaz, ABD'deki her evin önünde Amerika Birleşik Devletleri'nin bayrağı yer alır.

Bayraksız ev yoktur, ABD'deki her evin balkonunda Amerika Birleşik Devletleri'nin bayrağı asılıdır.

Amerikalılar bayraklarını her fırsatta göstermeyi cidden çok severler. Bundan ötürü birçok Amerikalının evinde ve evinin çatısında az bir adet Amerikan bayrağı asılıdır. Ancak göndere çekmeyi sevdiğimiz sadece ulusal bayrağımız değildir. Pek çok insan ayrıca en sevdiği futbol takımının ya da okudukları kolejin bayrağını da evlerinin çatılarına ve bahçelerindeki ağaçlara asmaktadır.

Kenar mahalledeki Amerikan evlerinde dokunulmamış, yemyeşil çimenler bulunur.

Banliyödeki evlerde el değmemiş yemyeşil çimenler vardır, çoğu Amerikalı bahçesine iyi bakmaktadır.

Bir sürü oda, dolap, halı ve garip prizlerle dolu o kocaman evlerimizi çevreleyen yemyeşil güzel çimenlerimiz vardır. Tamam, harika durumda el değmemiş çimenler genellikle banliyölerdeki evlerde bulunur. Ancak genel olarak Amerikalılar, evlerinin bahçeleriyle ilgilenmeye bayılırlar.

Öyle ki birçok mahallede bu konuda bazı prensipler geçerlidir. Hiç yapmak istemeseniz dahi çimenlerinizi kesmek ve düşen yaprakları temizlemeniz gerekir. Çünkü her şey güzel ve temiz görünmek zorundadır.