Geçen hafta uzay ile ilgili yeni bir araştırma yayımlandı. Bazı bilim insanları Garip Madde adı verilen, evrendeki her şeyden daha tehlikeli strangeletlardan bahsetti. Konu o kadar ilgimi çekti ki, bunu sizinde öğrenmeniz için bu yazıyı hazırladım. İşte uzay ile ilgili o yeni araştırma...

Kimi bilim insanları bu Garip Madde'nin evrenimizi canlı canlı yiyebileceğini ileri sürmektedir.

Bazı bilim adamları bu Garip Madde'nin gezegenimizi canlı canlı yiyebileceğini iddia etmektedir.

Uzaylı istilasını ya da dünyaya doğru yaklaşan dev meteorları unutun. Uzayda gizlenmiş fazlasıyla ürkütücü bir şey daha var ve ona Garip Madde diyorlar. İnsanlar onunla ilgili hemen hemen hiçbir şey bilmiyorlar ama bilim insanları belirtilen şartlar altında bu şeyin dünyamızı canlı canlı yiyebileceğinden eminler. Lakin Garip Madde kavramını daha iyi idrak etmeniz için Proton, Nötron ve Nötron Yıldızlarını anlamanız gerekir.

Ellerinize bakın, onlar minik hücrelerden yapılmıştır. Bu hücreleri görmek için merceğinizi yakınlaştırmaya başlarsanız bir grup molekül görürsünüz. Devam ederseniz moleküllerin çekirdeklerinde Proton, Nötron ve Atomların da olduklarını fark edersiniz. Hepsinin dış kısmındaysa küçük bulutlar halinde dolaşan Elektronlar bulunmaktadır. Bütün bunları daha yakından görebilseydiniz, bu parçacıkların küçük bir alanda sıkışıp kalmadığını fark ederdiniz.

Öyle ki atomların aralarında ellerinizin katı olduğuna inanmanızı zorlaştıracak derecede boşluk bulunmaktadır.

Fakat elinize dokunduğunuzda ya da bastığınızda tüm bu Atomlar o kuvvete karşı koyarlar. Ne kadar sert bastırırsanız, o kadar çok sizi durdurur. Peki ya gerçekten çok sert isterseniz? O zaman çekirdeğe de yeterince güç uygularsınız ve yeni elementleri ortaya çıkarırsınız. Ama unutmayın, çok sert sıktığınız şey elinizse buradan yeni bir element çıkmayacaktır. Fakat bu fenomen bir Nötron Yıldızı ile mümkün olabilir.

Uzay ile ilgili bu yeni araştırma (Garip Madde), bilim adamları tarafından evrenimizdeki en tehlikeli şey olarak açıklanmıştır.

Uzay ile ilgili bu yeni araştırma, bilim insanları tarafından tam olarak şu şekilde açıklanmaktadır.

Süper güçlü ve kocaman bir yıldızın yaşamının sonuna geldiğini varsayın. Potansiyel senaryolardan birine göre bu yıldız, çekirdeksel yakıtını bitirecek ve kör edici bir patlamada kendi ağırlığının altında çökecektir. Yıldız biraz daha büyük olsaydı, bir Kara Delik meydana gelirdi.

Ama o kadar büyük olmadığı için onun yerine bir Nötron Yıldızı meydana gelecektir. 16 kilometre genişliğindeki bir Nörton Yıldızı, standart bir yıldıza kıyasla mini minnacık kalmaktadır. Fakat aynı zamanda bu küçük boşluk inanılmaz derecede yoğundur. Hatta güneşin kütlesinin yaklaşık 1.4 katı kadardır. Bu da bir çay kaşığı Nötron Yıldızı'nın 10 milyon ton ağırlığa denk geleceği anlamını taşımaktadır.

Bilim adamları bir müddet sonra bu Nötronların bütün o yükü taşımaktan yorgun düşeceğini ve bu yapının tamamını bir arada tutan oluşumun dağılacağını söylüyorlar. Bu yüzden bir Nötron Yıldızı'ndan daha ufak ve daha yoğun bir Kuark Yıldızı ortaya çıkacaktır. Şimdi diyelim ki bir Kuark Yıldızı'nın içerisindeki sıkışma artarak zorlamaya başlıyor, bunun neticesi olarak çekirdeğinde Garip Kuark adında parçacıklar oluşmaya başlıyorlar. Onlara Garip denmesinin nedeni, normal Kuark gibi davranmamalarıdır.

Ben olsaydım Acayip Kuarklar derdim ama bu yalnızca benim fikrim. :)

Çok basit anlatmak gerekirse bu Garip Kuarklar yeterince fazlaysa, eşsiz ve yeryüzünde gördüğünüz hiçbir maddeye benzemeyen Garip Madde'yi yaratabilirler. Ve evet bu evrenimizdeki en tehlikeli şey olabilir.

Garip Madde'nin imha edilmesi mümkün değildir, öylesine dengelidir ki kainatın her noktasında var olabilir.

Garip Madde'nin yok edilmesi imkansızdır, öyle kararlıdır ki evrenin herhangi bir yerinde var olabilir.

Sabredin konuya geçmek üzereyim, ama önce bir Nötron Yıldızı'dan daha tanıdık gelen bir şeyle sanal bir deney yapalım. Bir Demir Atomu'nu alacağız ve onu muazzam bir kuvvetle sıkmaya başlayacağız. Yeterli güce ulaştıktan sonra, atomun Nötronları ve Protonları patlayarak küçük Kuark parçalarına ayrılacaktır. Bunlara biraz daha basınç eklerseniz bu Kuarkların bazıları değişir ve daha ağır olurlar, yani Garip Kuarklarlara dönüşürler. Elimizde kalan bu şeyse bir Demir Atom'u değil, Strangelet denilen varsayımsal bir parçacıktır.

Bu Garip Madde'nin minik bir parçasıdır.

Garip Madde standart maddemizden çok daha ağırdır. Kaldı ki sevgili standart maddemiz, düzenli ve öngörülebilirdir. Çekirdeklerden ve elektronlardan meydana gelmiş atomlardan oluşur. Kuarklarımızsa olması gerektiği gibi Nötronların ve Protonların içindedir. Fakat Garip Madde tam bir kaos demektir.

İşte işin tuhaf tarafı da burada devreye girmektedir. Bu Kuarkların limiti yoktur, her nerede ve nasıl isterlerse öyle hareket ederler. Yine de şaşırtıcı olarak, parçacıkların bu hareketleri ne kadar kaotik olsa da Garip Madde kararlı, çok yoğun ve yok edilmesi imkansız bir halde kalır. Burada işler biraz kaygı verici hale geliyor. Garip Madde öyle kararlıdır ki, evrenin herhangi bir yerinde var olabilir.

Bu Garip Madde molekül fiziğinin canavarıdır, en ürkütücü yanı ise değdiği her şeyi kendine dönüştürmesidir.

Bu madde parçacık fiziğinin vampiridir, en kötü ve korkutucu tarafı dokunduğu her şeye bulaşmasıdır.

Ne var ki işin en kötü tarafı Garip Madde'nin bulaşıcı olmasıdır. Bir anda deliren ve çevresindeki her şeyi yiyip bitmeye karar veren bir karınca hayal edin. Masayı, tabakları, mutfağınızı, sizi, tüm gezeni yediğini düşünün. İşte Garip Madde serbestçe gezinmeye bırakılırsa olması muhtemel şey de tam olarak budur.

Bunlar parçacık fiziğinin vampirleri gibidir, dokunduğu her şeyi değiştirir ve Garip Madde'ye dönüştürürler. Bu şeyler uzayda binlerce ışık yılı uzaklıktaki Nötron Yıldızlarında olmaktadır. Ama mesele şu ki, iki Nötron Yıldızı birbirine çarptığında ya da bir Nötron Yıldızı bir Kara Deliğe vurduğunda Strangeletlar serbest kalıyorlar. Saatte milyonlarca mil hızla, diğerlerine kıyasla daha büyük olsalar da bu minik parçacıklar uzayda hızla ilerliyorlar.

Hatta milyarlarca yıl boyunca ilerlemeye devam edebiliyorlar. Ta ki yiyip bitirecekleri bir şeye denk gelene kadar. Öyle ki bir Strangelet rastladığı cismin bir yıldız mı yoksa hayat barındıran gezegen mı olduğuna bakmıyor. Bu uzay istilacısı hemen işe koyulur ve kısa zamanda vardığı yeri üzerindeki her şeyle beraber daha fazla Garip Madde'ye dönüştürür. Peki tüm bunların olmasını engelleyen bir yol olabilir mi?

Tek bir çözüm var ama şu anda bir nevi imkansız gibi görünüyor.

Bu ölümcül maddeden kaçmak için yapabileceğimiz tek şey, onu bir Kara Delik'e yönlendirmektir.

Bu bulaşıcı maddeden kurtulmak için yapabileceğimiz tek şey, onu bir Kara Delik'le çarpıştırmaktır.

Bu Garip Madde'yi savuşturmak için uygulayabileceğimiz tek şey, onu bir Kara Deliğe yönlendirmek olacaktır. Fakat bu kurtuluş senaryosu beraberinde birçok sorunu da getiriyor. Hatta insanlık olarak uzay yolculukları yapabilseydik bile, Yıldız Savaşları filmindeki gibi bir yolculuktan bahsediyorum. Yine de bu tehlikeli maddeden korunmak için, Kara Deliğe gerçekten çok yaklaşmamız gerekirdi.

İsterseniz Kara Deliğe yaklaştığınızda ne olacağını bir hayal edelim. İlk önce çevreleyen yıldızların ışığını karartan bir siyahlık fark edeceksiniz, bir Kara Deliğin yerçekimi o kadar güçlüdür ki adından da anlaşılabileceği gibi ışık bile ondan kaçamaz. Kara Deliğin kenarına, bilinen diğer adıyla Olay Ufku'na geldiğinizde geri dönmeniz mümkün olmayacaktır, zira burası kaçışı olmayan noktadır.

Süper güçlü olsanız ya da ışık hızıyla yolculuk yapıyor olsanız bile, muazzam yerçekimi kuvvetinden kesinlikle kaçamazsınız. Öyle ki zaten Olay Ufku'na ulaşamazdınız bile, o zaman kadar çoktan erişte olurdunuz.

Hayır cidden, buna gerçekten Erişte Etkisi deniyor. Bir şey Kara Deliğin yerçekimi kuvvetiyle kağıt inceliğine getirildiğin meydana geliyor. Diğer bir deyişle bir Kara Deliğin çekim alanına giren her şey, kendi atomlarına bölünür. Dolayısıyla spagettiye dönüşmek işten bile değildir. Sanıyorum ölmenin daha iyi yolları vardır.

Cern'deki bazı bilim adamları bu maddeyi Hadron çarpıştırıcısı ile yaratmayı denemişlerdi.

Cern'deki bir grup araştırmacı ve fizikçi bu maddeyi parçacık hızlandırıcısında yaratmayı denediler.

Evet bu Garip Madde'yi taşıyarak bir Kara Deliğin içine atmak gerçekten zor ve tehlikeli bir marifettir. Bu arada zaten onu oraya nasıl taşımayı düşünüyoruz? Muhtemelen bir çeşit mancınık kullanabilirdik. Bu da beraberinde başka bir soruyu meydana getirecektir. Garip Madde'nin bu mancınığı, kullandığımız korunma giysilerini ya da bizi yemesini nasıl engelleyecektik?

Bu varsayımsal bilim kurgu uzay yolculuğu senaryosunda bile imkansız görünüyor. İşin olası tehlikesi ne olursa olsun Garip Madde şu aşamada hala ispatlanamamış bir kuramdır. İlginç bir diğer şey de fizikçilerin bu maddeyi molekül hızlandırıcısında oluşturmayı denemesidir. Bu hızlandırıcı Cern'deki büyük Hadron çarpıştırıcısından başkası değildi. Sonrasında Hadron çarpıştırıcısı aşırı ısındığı, bu yüzdende oluşan Strangeletları eriteceği için bunun olanaksız olduğu sonucunu çıkardılar.

Bilim insanları bu maddeyi yaratabilmeyi başarabilselerdi bile, ömrünün yakınındaki atomları yiyecek kadar süreceğine güvenemezlerdi. Dahası deneyin sonunda ortaya çıkacak Garip Madde pozitif yüklü olurdu. Bu tarz Strangeletlar dünyamız için tehlikeli değiller. Bunlarda eminim ki yakınlardaki elektronları atıştırmaktan memnun kalırlardı ama herhalde size anlattığım o dehşet verici zincir reaksiyonu başlatamazlardı.

Zaten milyarlarca yıllık varlığı sırasında hiçbir Strangelet, yeryüzünü istila etmedi. Bu da demek oluyor ki bu korkutucu istilanın olması pek mümkün değil. Yani en azından yakın bir zaman zarfında!