Osmanlı İmparatorluğu'nun yedinci padişahı Fatih Sultan Mehmet, 1451'den 1481'e kadar 30 yıl boyunca hüküm sürdü. İstanbul'un fethi de dahil olmak üzere birçok zafere imza atan Fatih Sultan Mehmet bu başarıları liderlik özellikleri sayesinde kazandı ve adını tarihe yön veren büyük hükümdarlar arasına yazdırdı.

Fatih Sultan Mehmet askerlerinin korkuya kapıldığı anlarda ön saflara çıkar ve omuz omuza savaşırdı.

Fatih Sultan Mehmet ordusunun umutsuzluğa sürüklendiği anlarda öne çıkar ve şahsen savaşırdı.

Fatih Sultan Mehmet muazzam ideallerin ve engin coğrafyaların zapt edilmesini öngören amaçların insanıydı. Öyle ki yetişme biçiminin, inanışının ve becerilerinin verdiği kuvvetle hem kendisine hem de milletine oldukça güveniyordu. Mükemmel bir savaşçı ve benzersiz bir komutandı. Cenk alanında ordusunu geriden yönetmez, şahsen savaşırdı. At üstünde kılıç sallayarak ordusunun yanında mücadele ederdi.

Belgrad savaşı esnasında gerçekleştiği gibi ordusunun irade gösteremediği ve umutsuzluğa sürüklendiği anlarda öne çıkarak, ölümü göze alır ve askerlerinin maneviyatının artmasını sağlardı. Aklını kullanarak galibiyetle sonuçlanan muharebeler elde ediyor, kaleleri, kentleri ve toprakları ele geçirmekle kalmıyor, takip ettiği dünyevi politika ile bu bölgelerde yaşayan insanların kalplerini de fethediyordu.

Anadolu'da İsfendiyaroğulları, Candaroğulları, Karamanoğulları ve Trabzon'un Rum İmparatorluğunun himayesi altındaki bölgeler Erzincan ve çevresi, Avrupa'da ise Mora, Arnavutluk, Eflak, Belgrad dışında Sırbistan'ın tümü ve kuzeyde Kırım Hanlığı Fatih Sultan Mehmet'in bu liderlik özellikleri sayesinde Osmanlılara bağlandı.

Fatih Sultan Mehmet ele geçirdiği topraklardaki insanların inanç ve yaşamlarına karışmaz, onları koruması altına alırdı.

Fethettiği topraklardaki insanların inancına ve yaşamına karışmaz, onları himayesine alarak korurdu.

Bosna'nın Osmanlı himayesine geçmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet, Bosna Ruhbanları için bir bağımsızlık bildirisi yayımlamıştı. Bildiride şöyle yazmıştı: "Ben Sultan Mehmet Han, bugünden sonra tüm dünyaya bildiriyorum ki Bosna Fransiskanları bu tebliğ ile şahsımın koruması altındadır ve buyruğumdur ki kimse bu kişilere veya ibadethanelerine zarar vermeyecektir."

Bildirinin devamında şunları söylemişti: "İradem altında huzur içinde olacaklar. Göçebe haline dönüşmüş bu insanlar itimat içinde ve hür yaşayacaklar. Ülkemin hudutları içinde olan kiliselerine istedikleri zaman geri dönebilirler. Devletimdeki herhangi bir kimse vezirler, katipler veya hizmetkarlar da dahil olmak üzere onların onurlarını incitecek ya da onlara üzüntü verecek bir davranışta bulunmayacaklar. Tek bir kişi dahi onları küçümsemeyecek, tehdit etmeyecek ya da şahıslarına yahut mülklerine saldırmayacaktır."

Bosna Ruhbanları için yayımladığı fermanın devamına şunları eklemişti: "Ayrıca bu insanların yurtlarından getirdikleri her şey ve kişilerde iradem altında yaşayan halkımla aynı haklara sahip olacaktır. Bu bildiriyi yayınlayarak gökyüzünü ve dünyayı yaratan Allah'ın ve onun resulünün, 124 bin peygamberinin adına ant içerim ki, hiçbir vatandaşım bu bildirinin zıttı bir şekilde davranmayacaktır."

İyi bir mühendisti, Bizans'ı dize getiren şahi ve havan toplarını bizzat kendisi tasarlamıştı.

Fatih Sultan Mehmet iyi bir mühendisti, Bizans'a diz çöktüren şahi ve havan toplarını bizzat geliştirmişti.

Fatih Sultan Mehmet devrinde Osmanlı kara birlikleri o çağın en etkili silahlarıyla iyi bir şekilde donatılmıştı. İlerleyen silah teknolojisine tez zamanda uyum sağlayan Osmanlı ordusunda, silahlar birkaç yılda bir değişirdi. Kanuni Sultan Süleyman döneminde en şaşalı günlerini yaşayan Osmanlı deniz filosunun çağdaş anlamda yaratıcısı Fatih Sultan Mehmet Han'dır.

İstanbul'un ele geçirilmesinden evvel, Gelibolu'da zaferin ardında Haliç'te inşa edilen tersanede üretilen modern harp gemileri deniz filomuzun hem Akdeniz'de hem de Karadeniz'de en tesirli deniz kuvveti olmasına vesile oldu. İyi derecede bir mühendis olan Fatih Sultan Mehmet'in Edirne'de yaptırdığı toplar, Osmanlı ordusuna önemli üstünlükler sağladı. Abluka aşamasında yoğun ve azametli duvarlarla çevrili İstanbul çeperlerine ciddi zararlar veren toplar, tarihin akışını değiştirdi.

Toplar tarihte ilk kez teslim olmayan Bizans'a diz çöktürmek için kullanıldı. Fatih Sultan Mehmet'in geliştirdiği şahi ve havan topları, bu alanda yapılan değişiklikler bakımından oldukça önemli bir dönüm noktası olmuştu. Bu toplar yıkılmaz sanılan Bizans surlarını devirmekle kalmadı, fazla zaman geçmeden Avrupa'daki şatolarında konforlu bir ömür süren derebeylerinin de görkemli kale ve şatolarını yerle bir etmek için kullanıldı.

Bu koşullar aynı zamanda modern bir çağa adım atılmasının da önünü açtı.

Fatih Sultan Mehmet ordusunun düzenine son derece önem verirdi, alt ve üst ilişkisinin ihmal edilmesine müsamaha göstermezdi.

Ordusunun disiplinine aşırı özen gösterirdi, alt üst ilişkisinin ihmal edilmesine müsamaha tanımazdı.

Fatih Sultan Mehmet askerlerinin düzenine de aşırı itibar gösterirdi. Ast, üst ilişkisinin ihmal edilmesine müsamahası yoktu. Mevkisi ne olursa olsun, herhangi bir itaatsizliğe neden olduğu anda cezalandırırdı. Tüm askeri planları son derece ayrıntılı biçimde tertipler, savaşlarda hangi istikamete gidilmesi ve hangi bölgelerde durulması gerektiğini düşünerek hareket ederdi.

Ülkelerin coğrafi özelliklerini çok iyi tanıyan Fatih, savaşların galibiyetle sonuçlanması için aylar evvelinden detaylı taslaklar hazırlardı. Gelişigüzel hareket etmez, serüven şevkiyle hiçbir neferinin tek damla kanının akmasını istemezdi. Uçlardaki Osmanlı güçleri onun döneminde yeni baştan teşkilatlandırıldı.

Böylelikle tüm akınlar sistemli bir düzene oturdu.

Seferleri esnasında askeri hamlelerini tekrar tekrar planlarken, diplomat tarafını da çok iyi kullanırdı. Fatih Sultan Mehmet askeri ve politik alandaki savunmasını kılıç ve kalemin dayanışmasıyla taçlandıran bir hükümdardı. Düşmanlarının iç ve dış münasebetlerini, askeri kuvvetlerini ve zayıflıklarını en ufak noktasına kadar araştırır ve savaşa gireceği ülkelerin en güçsüz oldukları anları beklerdi.

Osmanlı İmparatorluğu ile savaşan devletlerin birlikteliğini bozmak için vaatler verir ve stratejik bir takım tavizler sunardı.

Savaştığı devletlerin birlikteliğini bozmak için vaatler verir ve stratejik bir takım tavizler sunardı.

Merkeziyetçiliği kuvvetlendirmek isteyen Fatih, derhal kendisine bağlı olan Kapıkulu birliğini de tekrardan organize etti ve birlik içindeki asker miktarını arttırdı. Otoritesini kısıtlayan Yeniçerileri ve uç beylerini hemen şahsi emri altına aldırdı. Yeniçerilerin asker miktarını iki katına çıkardığı gibi ücretlerini yükseltip silahlarını modernleştirerek, merkezi gücün esas dayanak noktası haline geldi.

Fatih Sultan Mehmet'in yönetimsel alanda öne çıkan en mühim özelliklerinden biri de kusursuz bir uluslararası ilişkiler uzmanı olmasıydı. 30 senelik hükümdarlığı boyunca, başında yer aldığı Osmanlı ordusuyla beraber Anadolu'da Rumeli'de ve denizlerde birçok devletle benzer zaman dilimlerinde karşı karşıya geldi. Böylesine çetin zamanlarda askeri özelliklerinin yanında insani ilişkilerdeki ustalıklarını da kullanmaktan geri durmadı. Savaş stratejisi olarak gerektiği anlarda kullandı.

Direkt olarak şahsı ya da temsilcileri aracılığıyla gerçekleştirdiği politik görüşmelerde hasımlarına bir takım taahhütler, kısa ömürlü ödünler vererek onların güçlerini böldü ve müttefik kuvvetleri birbirinden koparmayı başardı. Bu özellikleri sayesinde Fatih Sultan Mehmet kısa sürede girdiği bütün savaşları kazanıyordu.

İstihbarat edinmek için haberleşme ağları kurmuştu, birçok Avrupa devletinin ana kalesinde ajanları vardı.

Bilgi edinmek için istihbarat ağları kurmuştu, birçok Avrupa devletinin ana kalesinde ajanları vardı.

En hünerli olduğu alanlardan biri olan bilgi edinme araştırmalarına da çok değer veren Fatih, yaygın bir istihbarat ağına sahipti. Osmanlı İmparatorluğu'nun aleyhinde stratejik emelleri olan Avrupa devletlerinin ana kalelerinde ajanları vardı. Almanya ve Avusturya'nın dışında özellikle İtalyan devletlerinde kurdurduğu gizli ve kalıcı istihbarat ağlarında sürekli olarak bilgi edinirdi.

Böylece hasımlarının etkinliklerini denetim altında tutarak, bazı önlemler alırdı.

Fatih Sultan Mehmet çeşitli uluslara ait olsa da alanında deneyimli insanların birikimlerinden faydalanmaya itina gösterirdi. Deniz filosunun yenilenmesi için yapılan incelemeler neticesinde Venedik ve Cenova'dan getirilen Latin gemicilerin teknik alandaki tecrübelerinden yararlanıldı.

Bugünün dünyasına egemen olan ülkelerin gerçekleştirdikleri beyin göçlerini, o devirde çok iyi kullanan Osmanlı Sultanı'nın çevresinde İtalyan ve Yunan müşavirlerde vardı. Ama şu var ki, türlü yeteneklerinden faydalanılan bu insanların hiçbir suretle Fatih'in amaçları üzerinde herhangi bir etkileri olmamıştır. Sonuç itibarı ile Fatih Sultan Mehmet Han dünya üstünde hüküm sürmüş ve tarihe yön vermiş büyük hükümdarlardan biridir.