Piknik yaparken, ormanda yürürken ya da denizde yüzerken bir anda karşınıza çıkabilecek tehlikeli canlıların farkında mısınız? Asla dokunmamanız gereken bu ilginç canlılar, oldukça zehirlidir ve gündelik yaşamınızda her an karşınıza çıkabilir. Bu canlılardan korunmak için yapılması gereken en iyi şey onlara dokunmamaktır.

Coğrafya Konisi'nin kabuğundaki desenler onu koleksiyoncular için hatırı sayılır ölçüde değerli yapmaktadır.

Coğrafya Konisi

Hayır, ağaç üstünde yetişen bir kozalağı kastetmiyorum. Bu esasen bir salyangozdur. Kabuğunda bulunan karmaşık desenler onu koleksiyoncuların gözünde hayli kıymetli kılmaktadır. Ancak olur da aralarından bir tanesini elinizle tutarsanız, kaşla göz arasında geçen bir süre zarfında size zehirli ve bıçak kadar keskin dişini saplayabilir. Bu iğne tarafından felç edilen canlılar, genellikle balıklardır.

Yani salyangozun ana besinini oluştururlar. Fakat ne pahasına olursa olsun bu canlıdan uzak durmalısınız. Çünkü zehrinin bir panzehiri yoktur. Gerçi zehri içinde bulunan bazı bileşimler, tıbbi ürünlerin üretiminde ağrı kesici ya da sinir hasarını hızlı şekilde tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Katil Arı gezegendeki en saldırgan ve agresif haşerelerden biridir, laboratuvar ortamında yaratılmıştır.

Katil Arı

Dünyadaki en yaygın ve agresif böcek türlerinden biri, insanlar tarafından yaratıldı. İlk başlarda bal üretimini arttırmak için ortaya çıkarılan bu arı melezi deneyi, arıların aşırı koruyucu yapıları nedeniyle kısa süre içinde ters gitti. 1957 yılında Brezilya'daki arı kovanlarında yaşanan bir kaza sonucunda serbest kalan katil arılar, bölgeye yayılarak diğer arılarla çiftleştiler.

70'lerin sonunda Amerika Birleşik Devletleri'ne geldiler ve birkaç korku filmine bile konu oldular. Katil arıların olası bir tehlike sezmeleri halinde kovanlarından çıkarak ve hedeflerini 1.5 ila 2 kilometrelik bir alanda sokana kadar takip ettikleri biliniyor. Yani peşinize bir katil arı takılırsa, arkanıza bile bakmadan kaçın.

Zehir Oku Kurbağası, Kolombiya'nın Pasifik kıyılarında ve sulak bölgelerinde yaşamaktadır.

Zehir Oku Kurbağası

Bu renkli yaratık, Kolombiya'nın Pasifik bölgesinde ve ağaçlıklı alanlarında yaşamaktadır. Oklarına Zehir Oku Kurbağası'nın zehrini süren yerli kabileler, yaşamları boyunca bu zehirli kurbağaları avlanırken kullanmışlardır. Bir Zehir Oku Kurbağası'nın dersinde bulunan zehir miktarı tam 10 insanı öldürebilecek güçtedir. Garip olansa kurbağanın zehrinin kaynağını yediği belirli böceklerin oluşturmasıdır.

Bu durumda doğal ortamında beslenmeden yetiştirilen bir Zehir Oku Kurbağası'na dokunmanızda bir sakınca olmamasına rağmen, yine de parlak sarı bir kurbağa görürseniz dokunmamanızı öneririm.

Öpücük Böceği olarak isimlendirilen bu canlı, adını ağız çevresindeki bölgeleri ısırmasından almıştır.

Öpücük Böceği

İsmi sizi aldatmasın, bu kan emicilerin büyüleyici ya da romantik hiçbir yönleri yoktur. Öpücük Böceği olarak bahsedilmelerinin nedeni, uyku halindeki kişilerin bedeninden yayılan ısı ve kokunun izini sürerek avlarına sinsice yaklaşıp ağız etrafındaki bölgeden ısırmalarıdır.

Şansız bazı kişilerin, böceğin salyasına karşı oldukça kötü reaksiyonlar gösterdikleri bilinmektedir. Öyle ki bazı vakalarda Şagaz hastalığı olarak bilinen, ciddi bir hastalıkta ortaya çıkabilmektedir. Bu yaratık Kuzey ve Güney Amerika'da oldukça yaygın ve suikast böceği olarak anılmaktadır.

Sanırım bu isim her şeyi gayet güzel özetliyordur.

Kedi Güvesi çoğunlukla Florida ve Kuzey Carolina'daki çayırlık bölgelerde yaşam sürmektedir.

Kedi Güvesi

Bu minik kanatlı canlı, genellikle Florida ve Kuzey Carolina'daki ağaçlıklı bölgede yaşamaktadır. Ufacık pofuduk bir güvenin, dokunulmaması gereken ilginç canlılar listesinde ne işi olabilir ki diye düşünebilirsiniz, ama dikkatli olun çünkü bu pofuduğumsu yapısı temas etmeniz halinde teninizi tahriş edebilecek bir özelliğe sahiptir.

Bir de bunun yanına oldukça zehirli olan iğnelerini eklerseniz, karşınıza küçük ama çok tehlikeli bir kedi güvesi çıkacaktır. Florida Üniversitesi'nde böcek bilimci olan Robert D. Hall, bu kedi güvesi tarafından sokulursanız ağrının hızla kötüleşeceği ve kemiklerinin bile ağrımasına olabileceğini söylemektedir.

Brezilya Gezgin Örümceği tehlike altında olduğunu sezerse saldırı pozisyonuna geçerek ön ayaklarını kaldırır.

Brezilya Gezgin Örümceği

Sıçan ya da haşere gibi küçük canlılardan korkan birine söylenen "O senden daha çok korkuyor" klişesini biliyorsunuzdur. Ancak bu sözcük ne yazık ki Brezilya Gezgin Örümceği için kullanılabilir değildir.

Evet, sizden korkabilir ama kendini tehdit altında hissederse defansif saldırı moduna geçer ve dört ön ayağını kaldırarak kendini savunmaya alır. Korkusuz yapısı ve her an saldırıya hazır oluşu, gezgin doğasıyla birleşince oldukça tehlikeli olabilmektedir.

Gündüzleri bir sığınak aradıklarında kıyafetlere, ayakkabılara, bitkilere ve kutulara girebilirler. Tabi zehrini de unutmamak gerek. Solunum problemleri ve kas kontrolünün kaybına yol açmaktadır. Dünyanın en ölümcül örümceği olarak tanınan bir canlıdan korkmakta utanılacak bir şey yok.

Çeçe Sineği normal sineklerle benzer ebatlarda olsa da çoğu zaman tek bir ısırığı dahi öldürücü olmaktadır.

Çeçe Sineği

Sıradan sineklerle yaklaşık olarak aynı boyutlarda olsalar da bu kanatlı canavarların tek bir ısırığı bile ölümcül olabilmektedir. Belirli bölgelere özgü bu sinek, çoğunlukla Sahraaltı Afrika'da bulunmaktadır. Çeçe Sineği'nin ürkütücü ünü, yalnızca ızdırap veren ısırığından kaynaklanmamakta, taşıdığı hastalıklardan da gelmektedir.

Uyku Hastalığı olarak tanınan bu rahatsızlık, insanların uyku düzenini bozmakta ve tedavi uygulanmaması halinde yaşamsal risk oluşturabilecek bir takım semptomlar ortaya çıkarmaktadır.

Dev Japon Arısı dünyanın en büyük eşek arısı türüdür, boyutu yaklaşık 5 ila 6 santimetre arasındadır.

Dev Japon Arısı

İşte karşınızda gezegenin en iri eşek arısı cinsi! Boyutları 5 santimetreye erişen bu kanatlı dev canavar, arılar, eşek arıları ve peygamber devesi gibi bazı haşerelerle beslenmektedir. İğnesindeki zehri ise sinir sistemine saldırmakta, dokuları zedelemekte ve alerjik tepkilere yol açmaktadır.

Çoğu bal arısı ve eşek arısı türlerinden farklı olarak bu dev Japon arıları, soktuklarında sahip oldukları iğnelerini kaybetmemekteler. Yani avlarını birçok kez sokabilirler. Ben şahsen hayal etmek dahi istemiyorum.

Mavi Halkalı Ahtapot, Pasifik Okyanusu'nda yaşamaktadır. Oldukça tehlikeli ve bir o kadar da zehirli bir ahtopot türüdür.

Mavi Halkalı Ahtapot

Pasifik Okyanusu'nda bulunan bu tehditkar renkli, küçük Mavi Halkalı Ahtapot ürktüğünü ya da huzursuz olduğunu parıldayan mavi halkaları ve ışıltılı sarı tonlarıyla belli etmektedir. Bu hareketi, karşısındaki canlıya "yüzgeçlerini benden uzak tut ve uzaklaş" demesinin bir yoludur.

Isırıkları genellikle ağrısız olsa da içindeki güçlü nörotoksin, siyanürden 1.200 kat daha güçlüdür. Uzunlukları sadece 15 ila 20 santimetre civarında olmasına rağmen, bu mavi halkalı ahtapot 26 yetişkin insanı dakikalar içinde öldürebilir. Bu da onu en ilginç canlılar listesindeki en zehirli deniz canlılarından biri yapmaktadır.

Daha çok Nepal, Pakistan ve Hindistan'da bulunan Hint Kızıl Akrebi, gezegendeki en korkutucu canlılardandır.

Hint Kırmızı Akrebi

Nepal, Pakistan ve Hindistan'ın bazı bölgelerinde yaşayan Hint Kızıl Akrebi, dünyadaki en ürpertici eklem bacaklı canlılardan biridir. Daha kötü olanıysa insanların yakınında yaşamayı sevmesidir. Tıpkı diğer akrep türleri gibi onlarda geceleri avlanmaktadır. Yani insanlara da genellikle bu vakitlerde denk gelmekteler.

Hint Kırmızı Akrebi yatağın altına girebildiği ya da tavandan düşebildiği için, bu karşılaşmalar genellikle kazara meydana gelmektedir. Yine de biri yanlışlıkla üzerine basarsa bu ürkütücü canlı, bunu açık bir saldırı olarak değerlendirecek ve ölümcül iğnesiyle gereken cevabı verecektir.

Tarantula Şahini adından da anlaşılacağı üzere Tarantulagiller familyasında bulunan örümcekleri avlayan bir çeşit eşek arısıdır.

Tarantula Şahini

Kendisi ne bir kuş ne de bir örümcektir. O Tarantula avcısı bir eşek arısıdır. Fakat sekiz bacaklı avını yememekte, daha sinsi bir amaç için kullanmaktadır. Dişi eşek arısı, iğnesini kullanarak Tarantula'yı felç ettikten sonra, onu sürükleyerek yuvasına taşımakta ve örümceğin karnına burada yumurtalarını bırakmaktadır.

Yumurtalar larvalara dönüştüğünde örümcekten beslenerek gelişir ve sonra örümceği öldürerek, bu geçici evlerinden taşınırlar. Tarantulaları sevmiyor olsanız bile arının iğnesinin ne kadar can yakıcı olduğunu öğrendiğinizde bu canlılara acıyabilirsiniz. Öyle ki böcek bilimci Dr. Justin Schmidt, bu sorunun yanıtını bizden daha öncesinde merak edip araştırmıştı. Dr Justin Schmidt, 1983 senesinde değişik canlı türlerinin ısırma ve sokma acılarını derecelendirmek için Schmidt Acı Göstergesi'ni geliştirdi.

Schmidt, Tarantula Şahini'nin sokmasını çabuk ve dayanılmaz bir ağrı vermesi nedeniyle kişinin muhtemelen feryat etmek dışındaki bütün kontrolünü elinden alacak bir sancı olarak değerlendirdi. İğnesinin bütün acısına rağmen, Tarantula Şahini listedeki en kötü şöhretli canlının bir basamak gerisinde kalmaktadır.

Mermi Karıncası dünyadaki tüm karıncaların en büyüğüdür ve ısırmaları bir merminin bedeninize isabet etmesi kadar can yakıcıdır.

Mermi Karıncası

Bu canlılar gezegendeki bütün karıncaların en büyükleridir ve ısırmaları bir kurşunun teninize girmesi kadar acı vericidir. Bu yüzden adı tam üstünde denebilir. Dr. Schmidt bu duyguyu dalga dalga yayılan bir acı, zonklama ve 24 saat süresince geçmeyen yıpratıcı bir ağrı olarak tasvir etmektedir. Nikaragua ve Paraguay'daki insanların bu karıncaya neden 24 Saat Karıncası dediklerini daha iyi anlıyorsunuzdur.

Diğer yandan bazı kabileler, bu karıncaları savaşçılığa adım atma ritüeli için kullanmaktadır. Bu ritüele katılan kişiler, içlerine yüzlerce Mermi Karıncası konulmuş yaprak eldivenler giyerek o şekilde beklemektedir.