Kralın Mücevheri ve Fransa Mavisi son derece değerli olan Umut Elması'nın diğer adlarıdır. Geçmişte bu elmasa sahip olan birçok kişi feci şekilde ölmüştür. Başlangıçta kimse akıbetlerinin böyle olacağını tahmin etmese de Umut Elması'nı aldıktan sonra hayatları tamamen değişmiştir.

Tavernier göz alıcı Umut Elması'na sahip olduktan hemen sonra ağır bir hastalığa yakalanmıştır.

Tavernier göz alıcı Umut Elması'na sahip olduktan hemen sonra ağır bir hastalığa yakalanmıştır.

Umut Elması ismi bahşedilen bu kıymetli taş, dünyanın ulaşılması zor bir bölgesinde 1 milyar seneden uzun bir zaman önce meydana geldi. Bir kriptozoolog ve "Açıklanamayan" adlı kitabın yazarı olan İngiliz Karl Shuker'a göre, elmas aslında bir Hint tapınağı mabudunun takılarından biri olarak kullanılıyordu.

Ancak günün birinde bir Hindu keşiş, elmasın oldukça kıymetli olduğuna kanı getirdi ve elması yerinden çıkardı. Pek tabii ağır bir biçimde cezalandırıldı. Buna rağmen Umut Elması çoktan tapınağın dışına çıkarılmıştı ve ünlü bir Fransız tüccar olan Jean Baptiste Tavernier'in eline geçmişti.

Bundan sonrası hikaye biraz bulanıklaşıyor.

Kimileri Tavernier'ın elması bir evvelki sahibinden aşırdığını söylerken, kimileri de onun elması parasıyla aldığından oldukça emin. Rivayetlere göre Tavernier göz alıcı Umut Elması'na sahip olduktan hemen sonra çok ağır ateşli bir rahatsızlığa yakalanır. Yalnız kesin olan bir şey var Tavernier diğer birkaç parça değerli eşya ile birlikte elması hızlıca Fransa Kralı XIV. Louis'e satmıştır.

Elması Tavernier'dan satın alan XIV. Louis kangrene yakalanarak acılar içinde ölmüştür.

Elması Tavernier'dan alan XIV. Louis kangrene yakalanarak acılar içinde ölmüştür.

XIV. Louis ünlü elması biraz değiştirmeye karar verir. Kuyumcusundan onu üçgen şekline getirmesi ve altın bir kaideye yerleştirmesini ister. 2 yıllık çalışmadan sonra Umut Elması hazırdır. Kralda bu elması genellikle törenlerde boynuna takarmış. Elmas kısa zamanda herkesin dikkatini çekmiş ve Kraliyet Tacının Mavi Elması ve Fransa Mavisi takma isimlerini almış.

Ancak Umut Elması'nın laneti Kral XIV. Louis'i de yakalar ve kendisi kangren nedeniyle sancılar içinde ölür. Dahası çocuklarından biri hariç tümü, daha ergenliğe bile girmeden öldüler. Gerçi bu o dönemler için ender rastlanan bir vaka değildi. Kralın halefi XV. Louis, kraliyet kuyumcusundan elmasın yerini değiştirmesini ve altın post kaidesine yerleştirmesini ister.

Sonra bazı kaynaklara göre tahta Kral XVI. Louis geçer ve elması karısı Marie Antoinette'ın takmasına izin verir. Sonrasının nasıl geliştiğini biliyoruz değil mi? Hem XVI. Louis hem de Marie Antoinette, Fransız devrimi esnasında giyotin cezası ile infaz edilirler. Umut Elması'da az bir zaman sonra, kraliyet mülkünden çalınır.

Çalınan elması bulan IV. George birkaç sene sonra mide kanamasından hayatını kaybetmiştir.

Çalınan elması bulan IV. George birkaç sene sonra mide kanamasından hayatını kaybetmiştir.

Birkaç sene geçer ve elmas birdenbire İngiltere'de kendini tekrar gösterir. Peki ama İngiltere'ye nasıl gitmiştir? Bir takım kaynaklar elmasın Birleşik Krallık Kralı IV. George'a ait olduğunu onaylamıştır. Belki de bu sadece bir tesadüftü. Ama bu kralın hayat hikayesi de o kadar mutlu gelişmemiştir.

Bu kral monarşinin prestijini altüst etmiş ve kendisi İngiltere tarihinin en sevilmeyen krallarından olmuştu. Sağlıksız yaşam tarzı yüzünden çok fazla kilo almıştır ve kataraktları yüzünden neredeyse tamamen kördür. Ardında hiçbir varis bırakmadan mide kanamasından ölür.

Kral IV. George'un ardında bırakabildiği en büyük şey muazzam bir borçtur. Bu yüzden ölümünden sonra Umut Elması bazı özel ilişkiler vasıtasıyla satılır.

Elmasın sonraki sahipleri Thomas Hope ve kardeşi Henry Philip Hope beklenmedik şekilde ölmüştür.

Elmasın sonraki sahipleri Thomas Hope ve kardeşi Henry Philip Hope beklenmedik şekilde ölmüştür.

Gizemli ve dehşetli elmasın bir sonraki kayda geçen sahibi Londralı zengin banker Thomas Hope'tur. Hop'un ölümünden sonra elması kardeşi Henry Philip Hope alır ve hatta 1839 yılında elması mücevher koleksiyonu kataloğuna ekler. Ancak Henry aynı yıl ölür ve bu soruyu gündeme taşır. 1839 yılında bu büyük ve muhteşem mücevher koleksiyonu kimin eline geçmiştir?

Henry'nin yeğenleri, Thomasın oğulları ve karısı koleksiyonda hak iddiası ile 10 yıl mahkemelerle uğraşırlar. Fakat koleksiyon sonunda dağılır. Elmasın yeni Henry'nin en büyük yiğeni Henry Thomas Hope'tur. Şaşırtıcı bir şekilde elmas yıllarca ailede kalır, bu yüzden en sık kullanılan ismi olan Umut'u buradan alır. Ancak elmas 1902 yılında bir kez daha Londra'daki bir kuyumcuya satılır.

Ondan sonra Umut Elması'nın birçok farklı sahibi olmuştur.

Bunlardan biri son Türk Sultanı II. Abdulhamit'tir. Elması satın aldıktan kısa bir süre sonra, genç Türklerin askeri darbesi sonrasında yaşamı tamamen değişir. Sürgün edilir ve son günlerini esaret altında geçirir.

Umut Elması'nı Cartier'den alan McLean ailesinin başına bir takım felaketler gelmiştir.

Umut Elması'nı Cartier'den alan McLean ailesinin başına bir takım felaketler gelmiştir.

Bu trajik hikayesinden sonra Umut Elması'nı alan kişi Pierre Cartier'den başkası değildir. Cartier elması elden geçirir ve Mclean ailesine satar. Onlarda başlarına ne geleceğini bilmeden bu elması satın alırlar. İlk başta her şey son derece iyidir. Evalyn Walsh McLean, Umut Elması'na aşık olur ve hemen her gün kullanır. Hatta arada sırada köpeğinin tasmasına dahi takar.

Yaşadıkları evde olduğu müddetçe elmasla gezmesine müsaade eder. Ancak bu saadet çok uzun sürmez, ilk başta Evalyn'ın kayınvalidesi hayatını kaybeder. Daha sonra 9 yaşlarındaki erkek çocuğu trafik kazası geçirir ve yaşama gözlerini yumar. Bu olay onun eşine o kadar tesir eder ki, farklı bir kadın için Evalyn'i terk eder ve birkaç yıl sonra yatırıldığı akıl hastanesinde hayatını kaybeder. Aynı zamanda aile şirketleri iflas eder.

Bu arada McLean ailesi, ünlü Washington Post gazetesinin sahibiydi. Ama talihsizlikler orada son bulmaz. Evalyn'ın kızı da henüz 25 yaşındayken vefat eder. Ancak Evalyn'ın bu olanların onların başına Umut Elması'nın laneti yüzünden geldiğine inanmaz ve mücevher hala ailede kalır. Sonra Evalyn'da ölür ve aile çok büyük borç batağında yüzerken geride kalan çocuklar maddi durumlarını iyileştirmek için elması satmak zorunda kalırlar.

Mücevherin bir sonraki sahibi Harry Winston, Umut Elması'nı Smithsonian Müzesi'ne bağışlamıştır.

Mücevherin bir sonraki sahibi Harry Winston, Umut Elması'nı Smithsonian Müzesi'ne bağışlamıştır.

Lanet söylentileri kendisini pek etkilemeyen ünlü Amerikalı kuyumcu Harry Winston elmasın yeni sahibi olur. Böylece ilerleyen 10 yıl ve ötesi boyunca Umut Elması, Harry Winston'un şirketi tarafından düzenlenen birçok sergi ve hayır organizasyonun yeni göz bebeği olur. Ancak elmas uzun süre şirkette kalmaz.

Harry Winston elması, Smithsonian Enstitüsü Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'ne bağışlamaya karar verir ve ister inanın ister inanmayın elmas bugün hala orada durmaktadır. 45 karattan bir miktar daha iri olan Umut Elması halen koyumsu grilikteki mavi rengini korumaktadır ve hatta kısa dalga ultraviyole ışığına tutulduğunda zararlı kırmızı bir ışıltı yaymaktadır.

Elmas tabi ki hala çılgınca değerli. Bu efsanevi elması kendi gözlerinizle görmek istiyorsanız, Smithsonian Enstitüsü Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nde ziyaret edebilirsiniz.

1911 senesinde New York Times elmasın kurbanı olan kişilerin tam listesini yayımlamıştır.

1911 senesinde New York Times elmasın kurbanı olan kişilerin tam listesini yayımlamıştır.

Zengin tarihçesine karşın elmasın esasen lanetli olup olmadığı konusunda halen hararetli tartışmalar yapılmaktadır. Kimileri mücevherin lanetli kökenine dair bütün söylentilerin elmasın maddi değerini arttırmak için uydurulduğundan emin. Yani demek istediğim Umut Elmas'ının her zaman talibi çok olmuş. Diğerleri elmasın esasen Hindistan'dan hiç çalınmadığını söylüyor.

Onlara göre birileri onu oradan satın almış ve şimdi sıkı durun. Elmasın doğal rengi aslında beyazmış. Elması ışığa tutarsanız, harikulade açık mavi pırtılarını görebilirsiniz.

1911 senesinde New York Times elmasın kurbanı olduğu düşünülen kişilerin tam listesini yayımladı. Liste Umut Elması'nı satın aldıktan veya bulundurduktan az bir zaman sonra acı biçimde hayatını kaybeden 14 şahıstan oluşuyordu. Bir lanet söz konusu olsa bile Jean Baptiste Tavernier, Kral XIV. Louis, Pierre Cartier ve diğerleri çok ileri bir yaşta öldüler. Tabi ki hiç kimse Umut Elması'nın bütün bu olan bitenle bir alakasının olup olmadığını kesin olarak bilmiyor ama kesin olan bir şey var, elmas hala Smithsonian Enstitüsü Müzesi'nin en popüler eserlerinden biri ve hala herkesin dikkatini çekiyor.