Dünya son derece gizemli ve şaşırtıcı tarihsel olaylarla doludur. Ne yazık ki hiçbirimiz bu olayların çözüldüğünü görecek kadar uzun yaşayamayacağız. Her ne kadar bilim insanları kainatla ilgili pek çok şeyi ortaya çıkarmış olsa da hala cevaplarını bulamadıkları bazı gizemli yerlerde mevcut! Eğer siz de bu çözümlenemeyen yerleri merak ediyorsanız, dünyadaki en gizemli yerler başlıklı bu yazımdan yararlanabilirsiniz.

Oregon Vortex yerçekimi anomalilerinin bulunduğu bir bölgedir.

1 - Oregon Vortex

Yerçekimi anomalilerinin bulunduğu bir bölgedir. Boyun uzaması, kısalması ile nesillerin havada durması gibi açıklanamayan olayların yaşandığı bu yer çok sayıda turist çekmektedir.

20. yüzyılın başlarında küçük çaplı bir şirket burada inşaat yapmak istemiş, ancak ev sahipleri buranın manyetik bir alan olduğunu ve paranormal olayların yaşandığını dile getirmiş. Daha sonra şirket buradan vazgeçmiş ve burası yerçekiminin çok az bulunduğu yer olarak ilan edilmiştir.

Burada yaşayanlar kendi başına bıraktıkları süpürgelerin havada durduklarını, kısa olan kişilerin uzadığını iddia etmektedir. Birkaç metre olan bu yeri ilk olarak çevrede bulunan yerliler keşfetmiştir.

Yeryüzündeki diğer bölgelere kıyasla Hudson Körfezi'ndeki yer çekimi kuvveti daha düşüktür.

2 - Hudson Körfezi

Yeryüzündeki diğer bölgelere kıyasla Hudson Körfezindeki yer çekimi kuvveti daha düşüktür. Bilim insanları bunun 10.000 yıl önceki Lavrenti'de buz formunun yaptığı baskıdan ve dünyanın dış katmanından yayılan ısıdan kaynaklandığını söylemektedir.

Buradaki yer çekimi bozukluğu ise bundan 2.500.000 yıl önceye kadar uzanmaktadır. Dünyanın tektonik hareketleri sonucunda kıtalar hareket etmeye başlamıştır.

Manyetik tepe araçları tepenin yukarısına çekebilecek manyetik bir özelliğe sahiptir.

3 - Manyetik Tepe

Büyük Himalayalar ve Karakoram dağlarının arasına gömülmüş olan Magnetic Hill tepesi, araçları tepenin yukarısına çekebilecek manyetik bir özelliğe sahiptir. Leh şehrinden 30 kilometre uzakta olan bu manyetik tepe, Hindistan'ın en çok turist çeken yerlerinden biridir. Dünyanın her yerinden gezginler, gizemli manyetik güç tarafından buraya doğru çekilmektedir.

Tepeye çıkan yolda sürücülere araçlarını boşa almalarını ve arabalarının kendi kendine yukarıya çıkışını görmelerini söyleyen bir işaret vardır. Anlatılanlara göre manyetik enerji öyle güçlü ki hava araçları bir sorun çıkmaması için daha yüksek bir noktadan uçmaktadır.

Modern mühendisliğin zaferi olarak nitelendirilen Hoover Barajı, dünyanın en büyük barajlarından birisidir.

4 - Hoover Barajı

Modern mühendisliğin zaferi olarak nitelendirilen Hoover Barajı, 1930 yıllardan günümüze dünyanın en büyük barajlarından birisi olma özelliğini devam ettirmiştir. Devasa barajın en çok dikkat çeken özelliği ise yerçekimine meydan okumasıdır. Özellikle turistlerin oldukça fazla dikkatini çeken bu yerde insanlar suyu aşağı dökmeye çalışıyor, ancak su aşağı yerine genellikle yukarı doğru çıkıyor.

Hoover Barajı'na giderek bu deneyi uygulayanlar, gördükleri karşısında büyük bir şaşkınlık yaşamaktadır.

Hacer'i Muallak taşı hem Yahudiler hem de Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir.

5 - Hacer'i Muallak

Hacer'i Muallak hem Yahudiler hem de Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir. Tapınak tepesinin merkezinde yer alan 1 kaya parçasıdır. Müslüman alemi bu kaya parçası üzerinden Hz. Muhammed'in Miraç'a yani göğe yükseldiğine inanmaktadır. Yahudiler tarafından başlangıç kayası olarak da isimlendirilen Hacer'i Muallak taşı, Hristiyanlıkta da yer bulmaktadır.

Hristiyanlar ise İsa Mesih'in bu kaya üzerinden tüm insanlığı tebliğe çağıracağını düşünürler. Kanuni Sultan Süleyman döneminde taşın alt kısmı duvarlarla örülerek korumaya alınmıştır. Milyonlarca insan bu taşın havada durduğuna inanmaktadır.

Yahudiler günümüzde bu yapıyı yok etmek ve yerine eski ibadethanelerini inşa etmek istemektedir. Bu yüzdende bu gölgenin İsrail tarafından işgal ve gözetim altında olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Tenere ortasında bulunan bu kayalıkla görenleri hayrete düşürmektedir.

6 - Çöl Kayası

Dünyanın az bilinen çöllerinden biri olan Tenere, kuzey doğudaki Nijer'den batı Char'a kadar 400.000 kilometre karelik sahranın geniş bir alanına yayılmaktadır. Bu çölün ortasında bulunan bir kayalık ise görenleri hayrete düşürmektedir. Sanki koskoca bir kayalığın altına bir taş konmuş gibi gözükse de bu kayalığın oluşma nedeni kum fırtınaları olarak gösterilmektedir.

Özellikle yazın Tenere çölünde inanılmaz fırtınalar meydana gelmekte ve koskoca taşları bile eritebilmektedir. Kayaya tırmanmak mümkün ama ilk önce oraya gitmeyi göze almalısınız.

Racetrack Playa'daki hareketli kayaların gizemi 1940'tan beri birçok bilim adamının gündemini meşgul etmiştir.

7 - Hareket Eden Kayalar

Kaliforniya'da Ölüm Vadisi ulusal parkında bulunan ve kuru bir göl yatağı olan Racetrack Playa'daki hareketli kayaların gizemi 1940'tan beri birçok bilim adamının gündemini meşgul etmiştir. Yapılan incelemelerde kayalardan birinin Aralık 2013'ten Ocak 2014'de kadar tam 224 metre hareket ettiği ortaya çıkmıştır.

Kendi kendine hareket eden bu taşların popülerliği de zaman içinde artmıştır. Uzmanlara göre rüzgar ve buz kayaları ilerletmektedir. Yağmur ve buz ise kayaları aşındırmaktadır. Sadece kışın hareket eden kayaların hareketini gözle görebilmek normal şartlarda mümkün değildir.

Dünyada Racetrack Playa benzer bir yerin daha olmaması da işin bir diğer ilginç tarafıdır.

Sonsuz Ateş Şelalesi yılın 365 günü suyun altında kendi kendine yanmaya devam etmektedir.

8 - Sonsuz Ateş Şelalesi

Sonsuz Ateş Şelalesi gerçekten ilginç bir yerdir. Sebebi ise dünyada bu tarzda bulunan yerlerin çoğunun doğal gazlar sebebiyle yanıyor olmasıdır. Fakat yapılan araştırmalar şelalenin çevresindeki gazların bu tür gazlar üretmediğini göstermektedir. Yani bu ateşin nasıl yandığı hala bilinmemektedir.

Sadece tahminler ve varsayımlar bulunmaktadır.

Suyun içinde ateş yanması ister istemez pek çok bilim insanının dikkatini çekmiştir. Şelalede yanan ateşi 5 yıldır inceleyen bilim adamları, yılın 365 günü suyun altında kendi kendine yanan ateşin bölgeye çok da uzak olmayan bir şeyle gaz kaynağından geldiğini bulmuştur. New York'ta her yıl yüzbinlerce kişinin görmeye geldiği sonsuz alevin kaynağını oluşturan doğal gaz yataklarının ticari olup olmadığı bilinmemektedir.

Saint Ignace Gizem Noktası, 1950'lilerin başlarında birkaç anketör tarafından bulunmuştur.

9 - Saint Ignace Gizem Noktası

Saint Ignace Gizem Noktası, 1950'lilerin başlarında birkaç anketör tarafından bulunmuştur. Bu noktada ekipmanlarının hiçbirinin düzgün çalışmadığını fark etmişlerdir. Saint Ignac'de insanlar kendilerini eğik bir yüzeyde düşmeden dengeleyebilmektedir.

Burası turistler arasında da çok ünlü bir yerdir. Ayrıca uzun boylu insanların gizemli noktada daha kısa göründüğü de tespit edilmiştir. İnsanlar art arda mekanı deneyimlemek için yerlerine geri dönmektedir.

Bölge aynı zamanda Michigan'ın 1 numaralı olağandışı cazibe merkezi olarak da bilinmektedir.

İzlan'da ve İskoçya arasında yer alan Faroe Adaları yukarı doğru akan şelalelere sahiptir.

10 - Ters Akan Şelale

Atlantik Okyanus'da İzlan'da ve İskoçya arasında yer alan Faroe adaları yukarı doğru akan şelalelere sahiptir. Bu durum dünyadaki sayısız şelalenin akış şekline aykırıdır. Bununla birlikte suyun yukarı doğru hareket ettiği birçok başka şelaleye de ev sahipliği yapmaktadır. Bu nedenle önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir.

Dünyanın her yerinden insanlar yerçekimine meydan okuyan şelaleyi görmek için bu adaya seyahat etmektedir.

Erzurum'un manyetik yolunda kontağı kapatılan otomobiller, kendiliğinden yokuş yukarı çıkmaktadır.

11 - Erzurum Manyetik Yol

Palandöken dağındaki Abdurrahman Gazi Türbesine çıkan karayolunun sol tarafındaki gizemli yolda kontağı kapatılan otomobiller, kendiliğinden yokuş yukarı çıkmaktadır. Bu mucizeye tanık olmak isteyen birçok kişi Türkiye'nin dört bir tarafından Ezrum'a gelmektedir. Özellikle hafta sonları yaklaşık 200 metrelik yolda araba sokacak yer bulmak oldukça zordur.

Gördükleri manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyenler bunu Abdurrahman Gazi'nin kerameti olarak yorumlarken, uzmanlar ise bunun tamamen bir göz yanılması olduğunu belirtmektedir.

Yokuş yukarı gibi gözüken yolun aslında rampa aşağı olduğunu ve arabalarında bu nedenden dolayı hareket ettiği uzmanlarca açıklanmıştır. Gizemli yol başlangıcındaki yazılı tabelanın hemen ardındaki diğer bir tabelada bazı kullanım talimatları bulunmaktadır. Aracı durdurunuz, vitesi boşa alınız, frenden ayağını çekiniz, denemeye başlayabilirsiniz şeklinde arkalı önlü iki uyarı levhası vardır.

Kan Şelalesi, Taler buzulundaki çatlaklardan akar ve sanki bir korku filminden fırlamış gibi görünür.

12 - Kan Şelalesi

Antartika'yı düşündüğünüzde aklınıza gelen muhtemelen buzlarla kaplı sonsuz beyazlıktır. Penguenlerin bulunduğu yerler dışında tabi. Taki buzlarla çevrili duvarlardan akan kan kırmızısı bir şelale gözünüze çarpana kadar. McMurdo Kuru Vadileri'nde bulunan bu pas rengi sıvı, Taler buzulundaki çatlaklardan akar ve sanki bir korku filminden fırlamış gibi görünür.

Çok uzun bir süredir bilim insanları bu kıpkırmızı akan şelalenin ardındaki nedenin ne olduğunu çözemediler. Başlarda kırmızı su yosunlarının suya o kan kırmızı rengini verdiğine inanıyorlardı. Ancak yapılan yeni çalışmalar suya bu rengi veren maddenin demir oksit yani bildiğimiz pas olduğunu ortaya çıkardı.

Loktak Gölü suda hareket eden ve kurak aylarda batan yüzen adalara ev sahipliği yapmaktadır.

13 - Yüzen Adalar

Adaların hareket etmemesi, yerinden oynamaması gerekir öyle değil mi? Bunu bir de Loktak gölündeki hareket eden adalara anlatın. Loktak nehri Hindistan'ın kuzeyindeki en büyük tatlı su gölüdür ve yağışlı mevsimlerde suda hareket eden ve kurak aylarda batan yüzen adalara ev sahipliği yapar.

Bu otlak ada parçacıkları, donuk bitki örtüsü ve sağlam yapısıyla katılaşmış topraktan oluşurlar.

Adaların süngerimsi zemininde yürürseniz, sanki bir trambolinin üzerinde yürüyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Bu adalar devamlı devinim halinde olmalarına karşın, yöre insanları bunların üzerine barakalar inşa ediyorlar. Çünkü, yöredeki çoğu kişi gölde balık avlayarak geçimlerini sağlıyorlar. Hatta bu adaların birinin üzerinde okul, bir diğerinin üzerinde ise milli park bile var.

Darvaza krateri 50 yıldır yanan, 69 metre genişliğinde kocaman bir çukurdur.

14 - Ateşli Geçitler

Sizce bir ateş ne kadar süre yanmaya devam edebilir? Türkmenistan'ın son derece sıcak olan Karakum çölünde içinde yaklaşık 50 yıldır ateş yanan, 69 metre genişliğinde bir çukur vardır. Darvaza krateri volkanik yapıda değildir, tamamen insan yapımıdır. 1971 yılında mühendisler sahada petrol sondaj kulesi kurarlarken bir kaza oldu. Kulenin altındaki zemin havaya zehirli gazlar salgılamaya başlayan geniş bir kraterin içine çöktü.

Mühendislerde bunun üzerine gazın birkaç hafta içinde yanıp söneceğini umarak, krateri ateşe vermeye karar verdiler. Ancak haftalar aylara dönüştü ve sonrasında yıllar geçti. Olayın üstünden onlarca yıl geçmesine rağmen ateş hala yanmaya devam etmektedir.

Ve evet burası ziyarete açıktır, bu yüzden marşmelovlarınızı getirmeyi unutmasanız iyi edersiniz.

Catatumbo Nehri ile Maracaibo Gölünün buluştuğu bu eşsiz noktada 260 gün fırtına çıkmaktadır.

15 - Şimşekli Fırtına

Yıldırım aynı noktaya iki defa düşmez derler, fakat Venezüela'daki Catatumbo nehri ile Maracaibo gölünün buluştuğu bu eşsiz noktanın bu hakikaten pek bilgisi yok. Burada senede aşağı yukarı 260 gün fırtına çıkıyor ve aynı noktaya takriben 1,2 milyon yıldırım düşüyor. Bu da bu bölgeyi en fazla yıldırım çeken yer yapıyor.

Burada tek bir yere düşen yıldırımların ürettikleri enerji ise 100 milyon ampulü yakmaya yeterlidir. Uzun yıllar önce bu doğal fenomene kaya yatağındaki uranyum birikiminin neden olduğuna inanılıyordu. Daha sonra bilim insanları petrol arama bölgesinden yayılan ve gölün üstündeki havanın yarattığı iletkenliği arttıran metan gazının buna sebep olduğunu öne sürdüler.

Ama günümüzdeki en iyi açıklamaları, bu hiç sona ermeyen ışık şovunun bölgenin benzersiz topoğrafyasıyla ve rüzgar yapısı nedeniyle meydana geldiğini belirmektedir.

Shanay Timpishka adlı 6,4 kilometre genişliğindeki bu kaynayan nehir 92 dereceye kadar ısınmaktadır.

16 - Kaynayan Nehir

Amazon nehrinin Peru'daki en son bölümlerinde bulunan Shanay Timpishka adlı 6,4 kilometre genişliğindeki bu nehir 92 dereceye kadar ısınmaktadır. Bu da eğer yahni olmak istemiyorsanız o nehirde yüzmemeniz manasına geliyor. Ancak konu hakkında hiçbir fikri olmayan vahşi hayvanların bazıları ne yazık ki bu kaderi yaşıyorlar.

Genellikle çok sıcak suları olan bir nehrin sebebi yakınlardaki bir volkandır. Ancak bu bölgeye en yakın volkan, yaklaşık 700 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Bölgedeki efsaneye göre göre Yacumama yani suların anası adı verilen dev bir yılanın ruhu ısıtmaktadır. Ancak bilim insanları fay hatlarındaki çatlaklardan yeryüzünün derinlerine sızan suyun, yer altındaki sıcak su kaynakları yüzünden ısındığını ve nihayetinde bu suyun yeryüzüne geri döndüğüne inanıyorlar.

Bu açıklama biraz sıkıcıydı değil mi? Ben yılan hikayesini daha çok sevdim.

Kreala'yı vuran ve büyük ölçüde tahrip edici olan sel faciası hemen hemen bütün bölgeyi sular altında bıraktı.

17 - Bölünmüş Deniz

Hindistan'da önceki sene Kreala'yı vuran ve büyük ölçüde tahrip edici olan sel faciası hemen hemen bütün bölgeyi sular altında bıraktı. Fakat sular nihayetinde çekildikten sonra sahil şehri Ponanni'nin yerlileri kıyı boyunca su yüzeyinin üzerine çıkmış ve tabiri caizse denizi ikiye ayıran dar bir kum şeridini gördüklerinde gerçekten çok şaşırdılar.

Tehlikeli olmasına rağmen gelgitte yok olmadan önce yaklaşık 500 metre uzunluğunda olan bu kum şerit, günümüzde üstünde yürümek isteyen pek çok ziyaretçiyi kendine çekmektedir. Bu doğal olay hala bir açıklama getirilemeyen bir fenomendir.

Ancak bazıları yakındaki bir nehirden akıp sürüklenen kumun bu şeridi meydana getirdiğine inanıyor. Keza Kerala eyaleti içinde barındırdığı başka bir gizemle de ünlüdür.

Krişna Tereyağı Kayası bin yıllardır orada ve nasıl oraya geldiği bilinmemektedir.

18 - Krişna Tereyağı Kayası

Nereden bakarsanız bakın tuhaf bir görünümü olduğunu inkar edemezsiniz. Gökten düşmüş gibi görünebilir ama değil ya da bir dağın eteklerinden kopup buraya geldiği düşünülebilir ama hayır o da değil. Bu kayalık bin yıllardır orada ve nasıl oraya geldiği bilinmemektedir. Bilinen tek şey uzun zamandır yerinden kıpırdamadığı ve yerel halk tarafından kutsal kabul edildiğidir.

Etrafında çeşitli dinsel törenlerin yapıldığı bu kayalık, kutsal kabul edildiğinden kayanın üzerine çıkmak yasaktır.

250 tonluk ağırlığı ile bir yokuşun başında yer çekimine meydan okuyan bu kayaların adları var. Yerel halk tarafından konulan tereyağı topu adı, halkın taşı büyülü zannetmesiyle de doğal orantılıdır. Kimi bu taşın tanrılar tarafından kimi de dünya dışı varlıklar tarafından oraya konulduğunu düşünmektedir.

Yerel halk yıllar içerisinde taşı oynatmak için çok çabalamış olsa da sonuç daima hüsranla sonuçlanmıştır. Hatta bir seferinde 1908 yılında dönemin valisi Arthur Lewbel'in yönetiminde tam 7 fil bu kayayı çekmeyi denemiş ama başarılı olamamıştır. Uzmanlara göre bu kayaların ağırlıkları 250 tonu geçmektedir.

Sadece 2.000 ailenin yaşadığı Kodinhi köyünde 450 çiftten fazla ikizin olduğu tahmin edilmektedir.

19 - İkizler Köyü

Kerala'nın Malappuram bölgesinin ücra bir noktasında bulunan Kodinhi isimli köy, burada doğan çok sayıda ikiz sebebiyle bilim insanlarını şaşırtmaya devam ediyor. Sadece 2.000 ailenin yaşadığı bu köyde 450 çiftten fazla ikizin olduğu tahmin ediliyor. Ülkedeki ikiz doğumlarının ortalaması binde dokuzdan fazla değilken, Kodinhi'de bu sayı bin kişide kırkaltı'ya yükseldi.

2016 yılında bu tuhaf olayı açıklamak için köye farklı kurumlardan seçilen bir araştırma ekibi gitti. DNA'larını incelemek için ikizlerden tükürük ve saç örnekleri topladılar. Ancak bu durumun kesin bir cevabını bulamadılar. Bazı Harry Potter hayranlarına göre burada Wizdy adında birkaç tane kızıl saçlı ikiz olabilirmiş.

Ama bu bilgiyi ben inandırıcı bulmuyorum.

Kalachi'de yaşayan bölge halkı günlük işlerini yaparken birdenbire uyuya kalmaya başladılar.

20 - Uyuyan Kasaba

Esrarengiz taşra kasabalarından söz etmişken uyuyan kasabadan da bahsetmemek olmazdı. Gerçek yaşamda kendine yer edinmiş ve tabiri caizse uykulu kuytu söylentisinin yaşandığı yer Kazakistan'ın sapa bir yöresinde bulunan Kalachi kasabasıdır.

2013 senesinde bölge halkı günlük işlerini yaparken birdenbire uyuya kalmaya başladılar. Ben de otobüse bindiğimde ya da parkta huzur içinde piknik yapmaya gittiğimde şöyle bir şekerleme yaparım ama bu insanların yaşadığı şey arka arkaya birkaç gün boyunca süren bir uyku kriziydi ve yolda yürürken bile buna yakalanıyorlardı. Giderek artan sayıda kasaba sakini zaman içinde bu garip uyku hastalığının kurbanı oldu.

Burada yaşayan halkın genel sağlık durumu, kasabadaki havanın kalitesi ve yerel halkın tükettiği yiyecekler ve su büyük bir araştırma kapsamında analiz edildi. Ancak olağandışı hiçbir şeye rastlanmadı. En nihayetinde 2015 yılında bu olaya sebep olan büyük gizem çözüldü Yetkililer yakınlardaki eski uranyum madenlerinden gelen yüksek konsantrasyonlu karbonmonoksit ve hidrokarbonların kasabadaki oksijen seviyesine düşmesine neden olduğunu belirttiler. Bunun üzerine ise kasabanın yerinin değiştirilmesi için bir program başlatıldı.

Taşlaştıran Kuyu, Knaresboroyght şehrinin içinden geçen Nidd nehrinin yakınında bulunmaktadır.

21 - Taşlaştıran Kuyu

Bu gizemli kuyu İngiltere Kuzey Yorkshire'da bulunan Knaresboroyght şehrinin içinden geçen Nidd nehrinin yakınında bulunmaktadır. Ve evet bu kuyu suyunun nesneleri taşa dönüştürmesiyle tanınmaktadır. Yüzyıllar boyunca yere halk, taşlaştıran kuyunun lanetli olduğuna inanıyordu. Bu kuyuyu adını 16. yüzyıldan kalma bir kahin ve sözde bir cadı olan Shipton Ana'dan almış olan bir mağarada bulabilirsiniz.

Günümüzde insanlar bu olağandışı dönüşüme tanık olmak için oyuncak ayılardan tutun, bisiklete kadar farklı eşyalarını orada bırakıyorlar. Ancak durumla ilgilenen bilim insanları, taşlaştıran kuyunun su örneklerini analiz ettiler ve burada olduğuna inanılan doğaüstü durumu açıklığa kavuşturdular.

Suyun çeşitli nesnelerin üstünü kaplayan yüksek oranda mineral içerdiği ortaya çıktı. Bu katmanı ise nesnelerin taştan yapılmış gibi görünmesine sebep olan sert bir mineral kabul oluşturuyor. Bu durum temelde çoğu mağarada gördüğünüz tavandan aşağı veya yerden yukarı doğru oluşmuş buz şeklindeki sarkıtlar ve dikitlerle aynı şeydir. Fakat bu oluşumların meydana gelmesi yüzyıllar alırken, bu nesnelerin taşlaşması boyutlarına bağlı olarak sadece haftaları veya bazen en fazla ayları alıyor.

Bilim insanları ise bunu hala açıklayamıyorlar. Belki de bu oluşumlar Shipton Ana'nın bir lanetidir.