33 sayısı sizler için ne ifade ediyor, 33 deyince aklınıza ne geliyor? Bu sayının dünyadaki önemi nedir diye birkaç soru soracak olsaydım cevabınız ne olurdu? Eminim birçoğunuz hiç düşünmeden masonlarla ilgili olduğunu ve masonların en üst kademesi olduğundan bahsederdi. Haksızda sayılmazlar, ancak bugün masonlarla bağlantılı olduğu kanıtlanamayan ilginç şeylerden bahsedeceğim. Eğer siz de bu paralelde yaşanan olayları merak ediyorsanız, 33. paralelinde gerçekleşen ilginç şeyler başlıklı bu yazımı okumanızı tavsiye ederim.

33. paralel, Mason grupların Ölüm Hattı ya da Ölüm Yolu dedikleri bölgedir.

33. paralel için masonların Ölüm Hattı ya da Ölüm Yolu denmektedir.

33 sayısının masonlarla bağlantılı olduğunu bilmekteyiz. Dünyada bulunan bir negatif gücün dünyayı yönettiğinden ve insanların yaşayışlarını şekillendirdiğinden bahsedilmektedir. Bazılarımız bu negatif güce illuminati deriz, bazılarımız 13 aile deriz, bazılarımızda dünya dışı negatif varlıklar deriz. Her şeyi deriz ama gerçeği tam olarak hiçbir şekilde bilemeyiz. Ancak tek bir gerçek var, o da bu dünyayı yöneten grupların ya da kişilerin soylarının çok eski zamanlara kadar uzandığıdır.

Soylarının çok eskiye dayanması nedeniyle, geçmişlerinde bir şekilde dünya dışı negatif varlıklarla yolları kesişmiş ve onların kontrolü altına girmişlerdir. 33 sayısı masonlar için çok önemlidir ve en üst düzey olarak bilinmektedir. Fakat 33 sayısının bir başka önemi daha vardır. Dünya üzerinde 33. paralel bulunmaktadır. Bu paralel için masonların ölüm hattı ya da ölüm yolu denmektedir.

Peki neden 33. paralel masonlarla ilişkilendirilmiştir?

33. paraleli anlatmak için biraz geri gitmemiz gerekmektedir. Fenikeliler yaşamış oldukları zaman dilimi içerisinde birçok kent ve şehir kurmuşlardır. Kurmuş oldukları başlıca şehirler ise Gebal, Sidon, Tsor ya da Tire, Beyrut ve Filistfler'dır. Gebal günümüzdeki el-Cubeyr'dir. Sidon, Sayda'dır. Tsor ya da Tire, Sur'dur. Beyrut tabi ki sizinde anladığınız üzere Beyrut'tur. Filistfler ise günümüzdeki Filistin'dir. Ayrıca Lüban, Ürdün, Portekiz, Fas, Cezayir, Libya, Suriye, Afganistan, Irak, İran ve İsrail'de Fenikeliler tarafından ilk temelleri atılmış olan ülkelerdir. Filistfler denilen yerde yani günümüzün Filistininde birçok da küçük krallıklar kurmuşlardır. Bunlar İbraniler, İsrailoğulları ve Yahudilerdir. Peki Fenikeliler bu kentleri kurarken neye göre kurdular?

O zaman diliminde uydular yoktu, modern pusula yoktu, bilgisayar gibi teknolojiler yoktu. Bu kadar şehri, bu kadar ülkenin temelini tesadüf olarak mı 33. paralel üzerine kurdular? Kurulan bu kadar şehir bir şekilde 33. paralel üzerine inşa edilmiştir.

Phoenix Işıkları olayında iki ayrı UFO grubu gökyüzünde çatışmıştır.

Phoenix Işıkları olayında iki ayrı UFO grubu gökyüzünde çatışmıştır.

Masonların ölüm yolu diye adlandırılan 33 paralelin önemi ve özelliği bu kadar asla değildir. Fenikeliler zamanında başlamış olan 33. paralel üzerindeki yapılaşma günümüzde de devam etmiştir.

1 - Washington'da bulunan George Washington Masonic Memorial'da 33 paralel üzerinde yapılmıştır ve 333 metredir.

2 - Amerika'da Kuzey ve Güney savaşı yaşanmıştır. Yaşanan bu savaşta Amerikalılar Kuzey ve Güney olarak ikiye ayrılmıştır. Ayrılmış oldukları nokta ise tam 33. paralele denk gelmektedir. Ayıca bu savaşta ilk ölüm olayı ve ilk savaş muharebesi de yine aynı paralel üzerinde gerçekleşmiştir.

3 - 1947 yılında yaşanan Roswell kasabası UFO olayını birçoğunuz biliyorsunuzdur. Bu olayda 33. paralel üzerinde yaşanmıştır. Ayrıyeten UFO olaylarının çok sık görüldüğü Phoenix, Dallas gibi şehirlerde 33. paralelin üzerindedir.

4 - Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı John F. Kennedy, Dallas şehrinde 33. paralelin üzerinde öldürülmüştür. Abisinin öldürülmesini araştıran Robert F. Kennedy, Los Angeles'ta bulunan Ambassador Hotel'inde infaz edilmiştir. Bu otelde yine 33. paralelin üzerindedir.

5 - 32. Amerika Birleşik Devletleri başkanı Franklin D. Roosevelt'de 33. paralel üzerinde ölmüştür.

6 - Bermuda Şeytan Üçgeni 33. paralelin üzerindedir ve üçgenin köşelerinden çizilen düz çizgilerden bir tanesi tam 51. bölgeye denk gelmektedir. Diğer taraftan çizilen bir çizgi ise Stonehenge denk gelmektedir. Üçgenin üçüncü ucundan çizilen düz çizginin de nereye denk geldiğini yazının ilerleyen bölümlerinde sizlere aktaracağım.

7 - Gökyüzünde yaşanan ve UFO savaşı diye bilinen Phoenix Işıkları olayının birçok görgü tanığı bulunmaktadır. Bu olayda iki ayrı grup UFO gökyüzünde çatışmışlardır. Olayın olduğu yer 33. paraleldir.

8 - İlk nükleer patlama denemesi 33. paralel üzerinde gerçekleştirilmiştir.

10 - Fas'ta bulunan büyük bir altıgen piramit yapı bulunmaktadır ve bu yapı 33. paralel üzerindedir.

11 - Japonya'ya atılan nükleer bombaların ateşleme veren Amerika Birleşik Devletleri başkanı, Amerika Birleşik Devletlerin 33. başkanıdır. Atılan nükleer bombalarda 33. paralele denk gelmektedir.

12 - İncil'de cennet bahçesi olarak tanımlanan Dicle ve Fırat ayrıca uygarlığın beşiği denilen Sumer medeniyeti de 33. paralel üzerindedir.

13 - Bağdat 33. paralel üzerindedir. Hatta Saddam Hüseyin'in sarayı tam 33. derece, 33 kuzey paraleline inşa edilmiştir. Şam Antik Şehri'de 33. paralele denk gelmektedir.

14 - 33. paralel üzerinden ortadoğudan, uzak doğuya doğru yol alırsanız karşınıza Xian yaklaşık 100 kilometre güney batısında bulunan muhteşem Beyaz Piramit çıkacaktır. Ayrıca Bermuda Şeytan Üçgeni'nin son kalan ucundan çizilen çizgide Beyaz Piramit'e denk gelmektedir.

Bu hat üzerinde bulunan birçok bina Mason gruplarla bağlantılı olan kişilerin adlarını taşımaktadır.

Ölüm Hattı üzerinde bulunan birçok bina masonlarla bağlantılı olan kişilerin adlarını taşımaktadır.

Masonların ölüm hattı üzerinde bulunan birçok bina bulunmaktadır. Hastane, okul, kütüphane gibi. Ne hikmetse bu binaların hepsi de masonlarla bağlantılı olan kişilerin adlarını taşımaktadır. Çok eski zamanlardan beri varlıklarını sürdürmekte olan masonların ne kadar dünyaya hakim oldukları ve dünyayı istedikleri gibi nasıl şekillendirdikleri apaçık ortadadır.

Tabi ki görmek isteyene...

Dünya üzerinde yaşanan savaşlara baktığımızda Suriye, Filistin, Afganistan, Irak, Vietnam, Japonya'ya atılan nükleer bombalar, Kuzey Güney savaşı hep 33. paralel üzerinden yaşanmış savaşlardır ve bilinçli olarak çıkarılmışlardır. Dünya insanları olarak bir şekilde gözümüze sokulan olayları görmez ve aman hepsi komplo teorisi bunların diye geçiştirip uyumaya devam edersek, geleceği ancak rüyalarımızda görürüz.

Bu dünya neden yetmiyor bizlere, neden insanlar açlık sınırı içerisinde yaşıyor, neden insanlar köleleştiriliyor, neden bilgiler diğer insanlardan saklanıyor, neden savaşlar çıkarılıyor, neden insanca sevgi ve barış içerisinde yaşamamız istenmiyor? Sevgiye, barışa huzura ulaşabilmek için ne yapmamız gerekiyor? Esasında çok bir şey yapmaya gerek yok, insan olmak yeterli. Hırslarımızı, egolarımızı, bencilliğimizi bir kenara bırakarak kim olursa olsun ne olursa olsun birbirimizi kucaklamalı ve sahte yüzlerin ardına saklanarak yaşamayı terk etmeliyiz. İnsan olduğumuzu hatırlamalı, içimizdeki sevgiyi, bize verilen güzellikleri ortaya çıkartmalıyız.

Bunu yapabilir miyiz?

Evet yapabiliriz ama yapmanın da bir şartı var. Bu şartta tüm dünya insanları olarak bunu aynı anda yapmamızdır. İşte bunu aynı anda yapmayı hiçbir zaman yapmayı beceremeyeceğimizi bilen bu dünyayı yöneten gruplar, örgütler ya da her neyseler istedikleri gibi dünyanın gidişatına yön veriyor be biz insanları istesek de istemesek de köleleştiriyor. Birgün gelirde tüm dünya insanları olarak yapılmasını gerekeni yapabilirsek o zaman işte dünyayı ne yöneten bu gruplar kalır ne de istediklerini yapabilecekleri oyun alanları.

Tüm dünya insanları illuminati örgütleri tarafından manipüle edilerek yönlendirilmektedir.

Tüm dünya bu bir grup insanın istediği gibi yaşamaktadır.

Eskiden derdik hani, ekmek aslanın ağzında. Sonra o ekmek indi aslanın midesine. Şimdi artık ekmek yok ama aslanın ağzında başka bir şey var ve onu da kaybetmeye başladık. Artık insanlık aslanın ağzında insanlığımızı kaybetmeye başladık. Dünyanın birçok yerinde savaşlar yaşanıyor, çocuklar ölüyor ama dünya uyuyor. Hayvanlar katlediliyor, ormanlar talan ediliyor ama dünya uyuyor. İnsanlık açlık sınırında hatta aç yaşıyor, her türlü pislik kol geziyor ama dünya maalesef uyumaya devam ediyor. Uyutulduğu gibi birçok erdemimiz, birçok güzelliğimizde bizler uyurken bizlerden çalınıyor.

İçimizdeki sevgi, içimizdeki iyilik, içimizdeki iyi niyet, acıma duygumuz, vicdan duygularımız zamanla köreltiliyor ve bunların hepsi de bilinçli bir şekilde yapılıyor. Tüm dünya insanları olarak, büyük bir çoğunluğumuz hayatımızı kazanmak ve geleceğimiz olan çocuklarımız için bir şeyler yapmaya çalışmaktayız. Bunları yapmak içinde paraya köle oluyoruz. Biraz daha fazla para kazanmak için hayatlarımızı feda ediyoruz.

Ancak evrende toz tanesi kadar olan dünyamızın üzerinde yaşarken, evrenin büyüklüğünü ve daha büyük amaçlarımızın olduğunu göremiyoruz. Kafamızı önümüze eğmiş bir şekilde günümüzü kurtarmaya ve çocuklarımıza iyi bir gelecek sağlamak için kölelere dönüyoruz.

Her zaman için kendi gelecekleri ve kendi soylarını düşünen, bizleri yani dünya insanlarına köle gözüyle bakanlar ne şekilde yaşamamızı istiyorlarsa o şekilde yaşıyoruz. Onların isteklerine göre hayatlarımız şekilleniyor. Dünyayı yönetenlerin oyun alanındaki karakterlere dönüşerek özgürlüğümüzü kaybediyoruz.

Yeni dünya düzeni İlluminati'nin daha çok insanı köle yapma projesidir.

Yeni dünya düzeni İlluminati'nin daha çok insanı köle yapma projesidir.

Hani hep diyorlar ya yeni dünya düzeni, altın çağ diye bu ikisi birbiri ile aynı gibi gözükse de aynı değildir. Yeni dünya düzeni kendilerinin kurmuş olduğu ve kendi kurmuş oldukları sistemde onların istediği gibi yaşayacak kölelerin olmasıdır. Altın çağ ise tüm insanların, içinde bir hayal olan ve gerçekleşmesini beklediği sevgi, barış ve huzur dolu bir hayattır. Dünya insanları olarak bu iki seçimden birini yapmamız gerekiyor. Ya gerçek altın çağı ya da yeni dünya düzenini seçeceğiz.

Görünen o ki istesek de istemesek de bizler yeni dünya düzenini haberimiz olmadan seçiyoruz. Aynı bir kara deliğin olay ufkuna kapılmış ve geri dönülmez bir yola girmiş gibi.

Peki ne yapacağız, bu gidişattan nasıl kurtaracağız?

Maalesef hiçbir şey yapmayacağız, yapamayacağız. Hayat aynı akşını sürdürecek ve hiçbir şey değişmeyecek. Çocuklar maalesef ölmeye devam edecek, insanlar savaşlarda hayatlarını kaybedecek, hayvanlar katledilecek, insanlar savaşacak. Bizler için güzel günler çok uzakta gibi görünüyor. Ama geleceğimiz, çocuklarımız için güzel günlerin gelmesini, onların bizler gibi yaşamamasını hepinizin çocukları adına diliyorum.