Header Ads

PC İçin Mükemmel Hayatta Kalma Oyunları

Mars'a Giden İlk İnsanlar Olabiliriz

Mars'a gitmeyi düşündüğünüz oldu mu hiç? Daha dün bir belgeselde izledim, 90 yaşında bir adam Mars'a gitmenin sanılanın aksine o kadar da zor olmadığını söylüyordu. O an kafamda bir ışık yandı. Neden Mars'a giden ilk insanlar biz olmuyoruz ki diye düşündüm. Biz derken ben ve sizden bahsediyorum, başkasından değil! Anlamamış gibi yapmanın hiç sırası değil. Şuan Mars'a gidiş planımı sizlerle paylaşmak üzereyim. Planım şöyle...

Mars

01: Önce kendi aracımızı yapmamız gerekiyor. Bizi atmosfer dışına kadar sağ sağlim taşıyacak bir rokete ihtiyacımız var. Normalde bunu NASA'dan rica edebilirim ama yerli olmaz. Biz değil, NASA başarmış olur. Çocukluğunuzu hatırlayın, hepimiz aynı kibritlerden roketler yapıp uçurmadık mı, şimdi neden kendimizi uçuramayalım? Hayır hayır hayır! Kendimizi patlatmaktan bahsetmiyorum. Gerçek anlamda uçmaktan, gökyüzüne yükselmekten bahsediyorum. Bence yaparız. Yapamamamız için bir neden göremiyorum. O yüzden roket bölümünü halletiğimizi varsayarak planımın diğer aşamasına geçiyorum.

Mars

02: Aç acına, türlü fedakarlıklara katlanarak 9 ay sonunda Mars'a indiğimizi varsayıyorum. Nasıl ineceğimizi sormayın. Heralde roketi tasarlarken onlarıda düşüneceğimizi sanıyorum. Düşünmediğimiz takdirde zaten Mars'ın yüzeyine sinek gibi yapışırız. Mars'a ilk çakılan insanlar olarak tarihteki yerimizi alırız. Hiç yoktan iyidir. Her şekilde ilk olma garantisi altındayız. O yüzden korkmamıza gerek yok. İnemesek bile adımız kerizler kelimesi altında ebediyete kadar yaşayacaktır. Sanırım çok olumlu bir konuşma yapamadım. Neyse Mars'a indik. Hem de oksijensiz. Su desen o da yok. Yemeği hiç sorma. Ama indik. Geçelim planımın diğer aşamasına...

Mars

03: İner inmez keşife başlamamız gerekiyor. Kolonimizi kurmak için kendimize güzel bir nokta belirlemeliyiz. Başta Mars'ın şiddetli rüzgarlarından bizi koruyacak bir alana ihtiyacımız olacaktır. İndiğimiz noktaya en yakın yerde kalmamız hepimiz için en iyisi olacaktır. Biliyorum biliyorum, koloniden bahsettiğimden beri hepiniz aynı soruyu düşünüyorsunuz. Hayır, yanımızda kız yok. Mars projemi oluştururken hepimiz roketi ateşlerken ölürüz diye düşünmüştüm. O yüzden roket ateşlendikten sonrasını hesaba katmadım. Şimdi sanırım koloniden bahsederken neyi anlatmak istediğimi anlamışsınızdır. Hepimize büyük fedakarlık düşüyor. Hem de çok büyük! Hemen moralinizi bozmayın. Aslolan Mars projesini sürdürebilmektir. O yüzden projenin devamında bir araca ihtiyacımız olacak. Bunu diğer aşamada anlattım...

Mars

04: Mars'ın koca bir yüzeyi var. Dünyanın 2-3 katı olduğunu hatırlıyorum. Muhtemelen bu genişlikte bir alanda yürüyerek hareket edersek 2 güne kalmaz kaybolur ve ölürüz. Gerçi hala oksijensiz nasıl yaşadığımızı düşünüyor olabilirsiniz. Ona henüz ben de bir yanıt bulamadım. Konu dağılmasın. Hareket edebilmemiz için bir araç yapmamız gerekiyor. Bu parçaları Mars'a indiğimiz roketten alabiliriz diye düşünüyorum. Önce roketi bir güzel sökeriz. Daha sonra kullanabileceğimiz parçalarını ayırır, birleştirir ve kendimize son model bir Hummer cip yaparız. Hatta artan parçalarla ben bir de radyo yaparım, takıp dinleriz. Akü yok, benzin yok. Muhim şeyler değil. Mars'ta bunlar gerekmiyor zaten. Son adıma geldik. Geri nasıl döneceğimizden bahsedeceğim...

Mars

05: Aşağı yukarı 1 yıl sonra Mars'tan geri dönebiliyoruz. Matematik hiçbir zaman yanılmaz. Hesaplamalarıma göre, 26 Ocak 2018 tarihinde dünyamız ve Mars tekrar yola çıkabilmemiz için doğru bir açıda olacaktır. Yani biz eğer Mars'tan belirlediğim gün ve saat diliminde çıkabilirsek tekrar dünyamıza geri dönebiliriz. Tabii okul hayatım boyunca matematiğimin 1 olduğunu bunun orta okul ve lisede de hiç değişmediğini bilmeniz gerekiyor. Matematik yanılmaz derken yalan söylemiyordum. Hesabı şayet yanılmadan doğru yapabilirsem 9 ay sonra evimizdeyiz. %5 ihtimalle hata yapmamış olabilirim. Geriye kalan %95'lik ihtimal çok da muhim değil. Sonuçta hepinizi sağ sağlim aya getirdim öyle değil mi? Ay dedim galiba. Şey, sanırım başında Mars değilde aya gitmemiz gerekiyordu. Neyse en azından Mars'ı da görmedim demezsiniz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.