Header Ads

Canım Castle Clash Çekti

Gecenin bir yarısı canım Castle Clash çekti. İki büklüm yattığım kanepeden ters takla atarak kaltım. Evin karanlık koridorunda yalın ayak mutağa doğru adımlamaya başladım. Mutfağa vardığımda kardeşimin bademlerimi yediğini gördüm. Gözlerim döndü, kalp atışlarım hızlandı. Öfkeyle "Ulan hıyar benim bademlerimi ne diye yiyorsun" dedim. "Abi tadı çok güzel" dedi. O an ruhum bedenimden ayrılıyor zannetim. Kötü zamanlar için sakladığım badem zulam iki dakikada hiç edilmişti. Ağlamaklı bir halde masanın üzerinde duran son badem tanelerinden bir-iki de ben aldım. Bademleri alırken hemen yanında duran tabletimide alarak geri odama döndüm. İşte o moral bozukluğu ile size şu videoyu hazılardım. Seyredin...



Video nasıldı beğendiniz mi? Açık konuşmak gerekirse ben bile beğenmedim ama işte yazıda dursun diye ekledim. Videosuz yazıları pek sevmediğimden olsa gerek yazının arasına serpiştirdim. Her neyse konumuz şuan video değil zaten videoda da çok bir şey anlatmayacağımı belirttim. Bildiklerimin tümünü yazıda sizlere aktaracağım. Lanet olsun ki hiç de yazı yazma havamda değilim ama bu yazıyıda iyi-kötü bir şekilde bloga eklemem gerekiyor. O yüzden yazım hatalarına ya da üslüp bozukluklarına lütfen dikkat etmeyin. Burada mühim olan bilgidir. Ben de size elimden geldiği kadarıyla onu vermeye çalışacağım. Siz hazırsanız ben anlatmaya ve bilgileri aktarmaya başlıyorum. Arkanıza yaslanın ve yazdıklarımı okuyun...

Castle Clash

Gems: Castle Clash'da gems devamlı lazım olan değerli bir taştır. Neyse ki oyunda kazanması hiç de zor değil. Görevleri ya da yapıları inşaa ettikçe ödül niyetine sık sık veriliyor. Fakat her ne kadar devamlı gems kazanma şansınız olsada kimi zamanda yetersiz gelebiliyor. Bunun için elde ettiğiniz gemsleri gereksiz yere çarçur etmemelisiniz. Ola ki böyle bir hataya düşerseniz tekrar gereken gemsi kazanana kadar belli bir vakit beklemek zorunda kalabilirsiniz. Bu nedenle beklemekten haz almıyorsanız dediğim gibi gemslerinizi hunharca harcamamalısınız. Aksi takdirde sağda-solda gems dilenen bir oyuncuya dönüşüverirsiniz. Bir Castle Clash dilencisine dönmek istemezsiniz öyle değil mi? O halde gemslerinizi akkıllıca kullanın.

Castle Clash

Süre: Bir şeyi beklemekten nefret ederim. Otobüstür, minibüstür hatta asansörü bile beklerken sinirlerim bozulur. Ne yazık ki Castle Clash'da da bazı şeylerin yapılması için beklemek gerekiyor. Yeni bir inşaat mı yapacaksınız ya da yeni bir şeyin kapasitesini mi arttıracaksınız o halde işiniz var yapılana kadar belli bir süre beklemeniz gerekiyor. "Ben bekleyemem arkadaşım" filanda diyemiyorsunuz devlet dairelerindeki gibi. Ne bileyim kuyruğa kaynak filanda yapılamıyor. Biz millet olarak alıştığımızdan olsa gerek bu süre olayları falan bize göre değil. O sebeple beklemekten hoşlanmıyorsanız, bir hayli canınızın sıkılacağını söylemeliyim. Mesela şunu yazarken bile bekliyorum. "Benim dayım bakan lan" da işe yaramıyor.

Castle Clash

Para: Parayı severim. Kim sevmez ki öyle değil mi? Castle Clash'da sanırım parayı çok seviyor ki bazı şeylerde devamlı para istiyor. "Kardeşim biz öğrenci adamız, akbille biniyoruz otobüse" demekte işe yaramıyor. Para'da para, Napolyon musun lan sen! Elbette para tam öyle oyunun göbeğinde duran bir şey değil ama olmazsada bazı şeyler olmuyor. Misal size bakkaldan para vermeden ekmek alabilir misiniz? Şayet dükkan babanızınsa alırsınız ama onun dışında sakız bile vermezler. Aynı hesap ama biraz daha farklı çalışan bir sistemi var. Dükkan babanızın ama belli şeylerden sonra babanız sizden para istiyor. Sanırım durumu en iyi özetleyen cümlede bu oldu sizcede öyle değil mi? Neyse sorunun cevabını zaten ben biliyorum.

Castle Clash

Asker: Daha benim askerliğe çok var ama Castle Clash'da şimdiden birçok askerlik tüyolarını öğrendim. Mesela savaşta askerler ölmediği taktirde geri geliyor. Diğer benzerlerinde böyle bir şey yok. Giden asker ölsede ölmesede gidiyor. O yönden çok iyi ama taktikte önemli elbette. Saldıracağınız yerleri çok iyi belirlemeniz gerekiyor aksi takdirde şehirin içlerine erişemeden buz gibi eriyip gidiyorsunuz. O halde "Hani benim askerlerim geri dönmedi, dönecek" demiştin diyemezsiniz. Öldü ulan asker mi kaldı. Hepsini harcadılar. Haa olurda ölmediği halde dönmeyen askerleriniz varsa o zaman ne deseni haklısınız. Ama bana değil oyuna. Askerleriniz bize yatıya gelmedi heralde, bana niye diyeceksiniz ki? Mantık hatası var tam bu noktada.

Castle Clash

Klan: "Bir elin nesi var iki elin sesi var" demiş atalarımız. Şimdi bunu durup duruken söylemiş olamazlar. Bir bildikleri var ki söylemişler. İsterseniz hemen bunu sizin için bir örneklendireyim. Bir güçlü, bir de güçsüz iki kişi düşünün. Bu ikisi kavga etse ne olur, güçlü olan yener öyle değil mi? Ama bu güçsüzün yanına bir kişi daha eklerseniz ne olur bu defa güçlü olan dayağı yer. Klan işe böyle bir şeydir. Castle Clash'da bir klana katılırsanız pek fazla sırtınız yere gelmez. Elbette sizden daha güçlü klanlara denk gelebilirsiniz. Bazen girdiğiniz savaşlarıda kaybedebilirsiniz ama atalarımıdan dediği gibi iki elin sesi var. Eğer oyunda sesinizin çıkmasını istiyorsanız ya bir klan kurun ya da bir klana kendinizi kabul ettirin.

Castle Clash'dan Notlar


Castle Clash oynadığım süre boyunca birçok şeyle karşılaştım. Tabiri caizse başıma gelmedik kalmadı ama en çok da yeşil taş bulma konusunda sıkıntılarım oldu ve halada oluyor. Onun dışında dizilim yaparken bazı problemlerim oldu. Fakat onu kısa sürede aştım. Basit bir hilesi varmış, kullandım ve açıkçası memnunda oldum. Ama hileyi bulana kadar birkaç tomar saç kaybettim. Kafam adeta erezyona uğradı. Geceleri dracula gibi gezdim. Yabancı forum sitelerinde dalga konusu bile yaptılar. Ama ben yılmadım en sonunda yardım sevmeyen ama para seven bir oyuncuya denk geldim. Bütün taktikleri ve stratejileri satın aldım. Haa memnun muyum, menunum. Öğrendiklerim sayesinde daha hızlı ilerledim. Misal zindan, kudret, balkabağı, öz büyücüsü, belediye binası ve savunma hakkında hiçbir şey bilmiyorken bir anda bilgiyle donatıldım. Bunun yanında level atlama ve taş hilesi hakkında da hediye olarak bilgilendirildim. Gerçi o zaman öğrendiğim birçok şey artık güncelliğini yitirdi ama hala işe yarıyan birkaç numaram var. Ama size böyle bir şey yapmanızı önermem. Zira bir süre sonra oyundan keyif alamamaya başlıyorsunuz. Eskiden aldığınız hazzı bir daha aynı şekilde yakalayamıyorsunuz. Ondan sonra o kadar yaptığınız şey bir anda hiç oluyor. Hani yine aranızda bu anlattıklarımı denemek isteyenler olacaktır elbette ama denememeniz daha iyi olur kanısındayım. Gerçekten hızlı ilerlemek insanı bir anda oyundan soğutabiliyor. Tüm heycanı ortadan kaldırıyor.

Castle Clash Tavsiyelerim


Sizlere ilk tavsiyem Castle Clash'da hile yapmayın. Bu yeşil taş hilesi olur ya da başka şeylerin hileleri olur bunlardan uzak durun. Yukarıda bunlara neden bulaşmamanız gerektiğini yazdığım için bu başlık altında da tekrar tekrar aynı şeyleri tekrarlamak istemiyorum. İkinci tavsiyem savunmanıza çok fazla yatırım yapmayın. Her ne kadar savunma ve saldırı oyunda en önemli faktörler olsada savunma harcamanızı düşürmeniz oyunda daha iyi bir konum elde etmenizi sağlayabiliyor. Şöyle düşününün çok iyi bir savunmanız var, ama saldıran oyuncunun askerleri ve diğer bütün şeyleri sizin savunmanızın direncini kırabiliyor. Eee o halde ne olacak tüm o kadar yatırım boşa gidecek. Savunma yerine yapacağınız yatırımı saldırı yönünde yaparsanız daha iyi bir taktik izlemiş olursunuz. Zaten birçok profosyonel Castle Clash taktik geliştiricisi bu yöntemi kullanıyor. Elbette yerine göre değişik taktiklerde uyguluyorlar ama Castle Clash taktikleri arasında en iyi yöntemlerden biri olduğunu söylemem gerek. Zaten ben de devamlı olarak aynı taktiği uyguluyorum. Moğol taktiği diyorlar buna birçok yerde. Artık siz ne isim verirsiniz bilemem ama uygulamanızı şiddetle öneririm. Zaten savaşlardan edindiğiniz ganimetlerle savunmanızı çok rahat bir şekilde geliştirebilirsiniz bol bolda level puanı kazanırsınız. Hızlı bir şekilde yeni seviyelere geçebilirsiniz. Hatta öyle ki saldırdığınız oyuncunun hesabını silme noktasına getirebilirsiniz.

Son Söz

Castle Clash hakkında anlattıklarımı umarım beğenmişsinizdir. Elimden geldiği kadar sizlere en yalın hali ile oyunda bulunan şeyleri anlatmaya çalıştım. Elbette zaman kısıtlamamdan dolayı bazı konulara değinemedim ama üstünkörü hemen her şeyi yazmaya çalıştım. Biraz acele yazdığımdan dolayı bazı yerlede saçmalamış olabilirim özellikle bazı espri girişimlerim oldu onlar komik olmamış olabilir onun için kusura bakmayın. Acele edince ancak bu kadar oluyor. Zaten muhim olan bilgi. Onuda ne kadar verebildim orasıda tartışılır. Neyse daha fazla yazıyı uzatmadan burada noktalamak istiyorum. Zira dışarıda bazı önemli işlerim var. Takıldığınız yerler filan olursa yorum kutusunu kullanarak sorularınızı bana iletebilirsiniz. Vakit buldukça cevaplamaya çalışırım. Kendinizi iyi bakın, başka yazılarda tekrar görüşürüz umarım. Şimdilik hoşçakalın, kendinize iyi bakın...
Blogger tarafından desteklenmektedir.