Header Ads

Saeculum'u Duymayan Kaldı Mı?

Ursula Poznanski'nin Saeculum adlı romanını duymayan kaldı mı? Sizi bilmem ama ben daha geçen hafta öğrendim. Kitabıda bir tesadüf eseri aldım ve aynı tesadüf eseri okumaya başladım. Normalde sadık bir polisiye roman okuyucusum, polisiye romanın dışında başka kitaplar okumam. Arada çok sık olmasada dergi bulursam göz gezdiririm. Onun dışında farklı şeyler okumam daha doğrusu okuyamam; dikkatim dağılır. Ancak Saeculum'u okurken hiç böyle olmadı. Aksine elimden düşüremedim, hep bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye merakta kaldım ve tabiri caizse kitabı su gibi içtim. Eğer yakın bir zamanda kitap almayı düşünüyorsanız, kesinlikle Saeculum'u okumalısınız. Bakın kitap inceleme videomu seyredin...



Nasıl, inceleme videomu beğendiniz mi? Elimden geldiği kadar kitabı en iyi şekilde size tanıtmaya ve neye benzediğini göstermeye çalıştım. Umarım bu konuda size yardımcı olabilmişimdir. Her ne kadar videonun görüntü kalitesi yazıların okunmasına imkan vermesede kitabın tasarımı ve yazım biçimi az çok farkedilebiliyor. Zaten videonun dışında yazıyı fotoğraflarlada az-çok destekleyeme çalışacağım. Elbette onların kaliteside istenilen yükseklikte olmayacaktır ama hiç yoktan iyidir. Okumaya devam edin...

Saeculum

Keşif: Kitabı ilk gördüğüm an dikkatsiz bir okuyucunun yere düşürdüğü bir kitap zannetmiştim. Hemen polisiye roman raflarının altında yerde ayağıma takılmıştı. Eğilip elime alırken kitabın adı ve tarzı gözüme çarptı. Tarzını görünce bir an ilgim dağaldı, ön yargılarıma teslim oldu. Nihayetinde ben polisiyeden başka kitap okuyamayan biriydim. Raflara baktım hiç boş yer bulamadım. Kitabı yanlamasına diğer kitapların önüne sıkıştırmaya çalıştım ama kitap bir türlü yerinde durmadı ve devamlı yer çekimine teslim oldu. Bu hengamede kitabın konusu dikkatimi çektim. Tekrar elime aldım ve okudum ve o an aradığım kitabın kesinlikle bu olduğunu farkettim.

Saeculum

Kabulleniş: Kitabı ters yüz ettim. Her ne kadar aradığım kitabın kesinlikle bu olduğunu düşünsemde ön yargılarımı kırmam gerekti ve benim ön yargılarım öyle kolay kırılabilecek duygular değildi. Bunun için avını tanımak isteyen bir köpekbalığı gibi kitabın etrafında dolandım. Kaç dakika geçti bilmiyorum ama kitap elimde bir hayli döndüm. Defalarca evirdim, çevirdim ve sonunda ikna oldum. Polisiye romanın dışında bir kitap okumam gerekse bu kesinlikle Saeculum olmalı diye düşündüm ve kitabın iç sayfalarına doğru yöneldim. Başta giriş bölümünü gördüm ve büyülendim.

Saeculum

Giriş: Kitabın giriş bölümü çok etkileyiciydi. Sayfanın kapak bölümünde yazan hikaye beni adeta büyüledi. Bir an bahsedilen o eski zamanları hayal ettim. Elimde kılıç, kitap reyonunun kasiyerlerini kovalıyordum. Zira kitap benim için biraz tuzlu gelmişti ama yinede tek kuruşuna kadar değeceğine emindim. O yüzden kitabı biraz daha inceledim. Daha iç sayfalara doğru ilerledim ve karşıma diğer sayfalardan daha farklı siyah bir pencere açıldı.

Saeculum

Sayfa: Siyah sayfada yazanlar, ilk anda bir şiirin mısralarını andırıyordu ama daha sonra onların bir diyalog olduğu farkettim. Kitapta geçen önemli konuşmalardan derlenmiş bir buket sözdü. Alt alta sıralananınca şiir gibi hem kafiyeli hem de anlamlı oluyordu. Sonra başka bu siyah sayfadan var mı diye baktım. Kitabın içlerinde benzer sayfalar buldum ve son olarak bitiş sayfasınada şöyle bir göz attım.

Saeculum

Arka: Kitabın arka kapağı yazarın öz geçmişini aktarıyordu. Yanında yer alan sayfada da yazarın diğer kitabının tanıtımı vardı. Kendi kendime "Tamam" dedim. "Almak istediğim kitap kesinlikle bu" diye tembihledim ve kasaya yöneldim. Kitabın parasını ödedim ve Saeculum'un sahibi olarak kitapçıdan dışarı çıktım. İşte benim Saeculum'la tanışmam böyle oldu. Biraz roman tadında anlattım ki o anları hissedin, benim gözümden yaşayın istedim. Umarım bu hissi sizde uyandırabilmişimdir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.