Header Ads

Six Guns'daki En Zor Düellom

Six Guns'da daha önce hiç oynamadığım bir bölümde mutantlara karşı düello yaptım. Açıkçası bu kadar zorlanacağımı tahmin etmiyordum. Neyse ki bölümde yardım eden botlarda vardı. Onlar sayesinde bölümü kazasız belasız atlattım. Zira bir ara üzerime fena çullanmışlardı. Zar zor kendimi duvarlardan atarak kaçmayı başardım. Sonra mı, sonrasını dilerseniz ben anlatmayayım. Çektiğim videodan seyredin.

Buyurun...

video

Size bahsettiğim kadar varmış öyle değil mi? Aslında oyun göründüğü kadar zor değil. Fakat ben bir yandan oyunu anlatmaya çabaladığım için kendimi çok fazla bölüme veremedim. Bu nedenle bazı hatalarda yaptım. Fakat ziyanı yok, sonuçta bölümü geçmeyi başardım. Bundan daha da mühimi bunu video çekerken yapabildim. Sanırım bunun için kendime ufak bir ödül vermem gerekiyor. Her neyse onu daha sonra hallederim. Zamanınız varsa size Six Guns hakkında başka şeylerde anlatmak istiyorum. Yalnız biraz uzun bir yazı olacak şimdiden söyleyeyim. Zira oyun adına anlatacak çok fazla şey biriktirdim. Unutmadan hepsini bu yazıda anlatmak istiyorum. Beni yazı boyunca yalnız bırakmazsanız menun olurum. Okuyun...

Six Guns

Tüfek: Six Guns'da 19 çeşit farklı silah var. Benim aralarından en çok tercih ettiğim ağırlıkla tüfekler oluyor. Çünkü oyunda çok fazla yakın mesafede çatışmaya girmesini sevmiyorum. Ekseriyetle rakip oyuncuları kendime çok yaklaştırmadan işlerini bitiriyorum. Bazen mesafe ayarını tuturamadığımda oluyor. Keza yakın mesafede de başarılı sonuçlar alabiliyorum ama o zaman benimde vurulma ihtimalim artıyor. Bu nedenle rakiplerimin işlerini ne kadar uzak mesafeden halledebilirsem halletmeye çalışıyorum. Eğer atışlarımda sonuç alamıyorsam rakibime biraz daha yaklaşarak tekrar ateş ediyorum. Bu sayede oyunda çok fazla ölmediğimi söyleyebilirim. Yanlış hatırlamıyorsam Six Guns'da öldüğüm oyun sayısı bir elin beş parmağını geçmez.

Six Guns

Tabanca: Six Guns'da tabanca tercihimi her zaman altı patlarlardan yana kullanırım. Zira çok iş gördüklerini söylemeliyim. Her ne kadar çok fazla ıska geçme şansınız olmasada hedefi vurduğu zaman diğer tabancalardan daha fazla can götürdükleri bir gerçek. Ama işte dediğim gibi hedefi ıskalama gibi bir lüksünüz yok. Zaten topu topu bir seferde altı mermi sıkabiliyorsunuz. O mermileri bu nedenle boşa atma gibi bir şansınız olmuyor. Tamam belki teke tek mücadelelerde bu pek sorun olmuyormuş gibi görünebilir. Ancak hayli kalabalık bir grup tarafından çıkmaz bir köşede sıkıştırılırsanız işte o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Bunu anlamak için kendinizi bir köşeye sıkıştırmayın tabii denk gelirse diyorum. :)

Six Guns

Görev: Six Guns'da yaklaşık 40 görev ve bunun yanında gerçekleştirmeniz gerken bir o kadar iş var. Yalnız bazen bazı görevleri yaparken baya baya sıkılabiliyorsunuz. Bilmiyorum belki bu yalnızca bende de oluyor olabilir ama insan bazen farklı şeyler arıyor. Gerçi oyunda birçok farklı şey de var. Ama işte dediğim gibi sıkabiliyor. Bu sanırım oyunun kendi dilimizde olmamasıyla alakalı bir durum. Zira her ne kadar oyunda sizi yönlendiren bir ok olsada bazı zamanlarda görevin ne olduğunu anlayamayabiliyorsunuz. Tabii herkes benim kadar zorlanacak diye bir şey yok. Eğer ilk okulda hocanın anlattığı yabancı dil dersinden bir şeyler kapabildiyseniz ne mutlu size. Yoksa benim gibi gün boyu tablet başında görev arasınız; muhtemelende bulamazsınız.

Six Guns

Yarış: Six Guns'da başarılı olduğum alanlardan birisi at yarışlarına katılma ile ilgili. Katılma diyorum çünkü henüz bir yarış kazanamadım. Şuan sadece katılma konsunda başarı göstermiş durumdayım. Pek tabii illa ki ileride bir yarış kazanacağımı ümit ediyorum. En azından dünya üzerinde benden daha kötü at süren birilerinin olduğunu varsayıyorum ve o günü bekliyorum. Şaka bir yana oyunda para yapmak için en iyi yer bana göre yarışlar. Zira yarış kazandığınız takdirde bir eşşek yükü altın kazanabiliyorsunuz. "Sen nereden biliyorsun ki, hani hiç yarış kazanmamıştın" diyenler olabilir. Onlara şöyle cevap vereyim; arkadaşımdan. Oyunuda zaten o arkadaşım vesilesi ile buldum. Mübarek atıda güzel sürer, ayıptır söylemesi her yarışı kazanır.

Six Guns

Haydut: Six Guns'da en sevdiğim şey birkaç haydut yakalamak. Zira şuana kadar oyunda en iyi yapabildiğim şey bu. Nedendir bilinmez ama haydutları yakalamak konusunda bir yeteneğim var. Sayıları ne kadar olursa olsun en dandik silahla bile işlerini bitirebiliyorum. Zaten benimle boy ölçüşemezlerde atı süremiyorum. En yakın zamanda şu atın üstesindende gelebilirsem şayet red kit yanımda halt eder. Özellikle son zamanlarda at konusunu biraz daha geliştirmeyi başardım. Sanırım birkaç haftada bu işin üstesinden gelebilirim ve meydan okumalara cevap verebilirim. Öyle birkaç hafta dedim diye IQ'mu çok düşük sanmayın ha, zamanım olmuyor. Yoksa zehir gibi kafam var. Saat gibi işliyor mübarek; tık tık, tık tık...

Six Guns'da Meydan Okuma


Yukarıda Six Guns hakkında birçok şey anlattım. Ancak bunlar oyun adına size anlatacaklarımın bir kısmıydı. Şimdi müsade ederseniz diğer kısımada geçiyorum. Merak etmeyin, yazının bu bölümü fazla uzun olmayacak. En azından şimdilik öyle düşünüyorum. Yazı nereye götürür bilemem. Okuyun...

Six Guns aslında meydan okumalarıyla meşhurdur. Genelde ben çok fazla meydan okumam. Ancak nedense bana sürekli meydan okuyorlar. Acaba yürüyüşümden mi kaynaklanıyor, ata binişimden mi anlamadım. Ama en amatör oyuncu bile bana meydan okumaktan geri durmuyor. Bir havalar, bir artistikler sormayın gitsin. Eee bunları görünce haliyle gönderdikleri meydan okuma davetini geri çeviremiyorum. Onlar muhtemelen sanıyorlar ki bunun atıcılığıda at sürmesine benziyordur. Hahayt işte orada dur. Biz Counter Strike'ın harman olduğu internet cafelerde büyüdük. 1, 3'ü nasıl ki gözümüz kapalı kullanabiliyorsak altı patlarıda aynı şekilde kullanabiliriz diye ince hesaplar içine girmişken; tak, tak, tak yerdeyim. Neyse canım maus basmadı, ben istedim öyle yenildim falan filan derken şaka maka önüne gelen bizi sulu götürüp susuz götürüyor.

Sonra anladım ki, iş tabancada bitiyormuş. Yoksa atıcılığımda bir şey yok her attığımı vuramasamda en azından yanında geçiriyorum. Tabii bu bir ay önceydi, siz biraz gülün diye anlattım. Valla bir ay; şaka yaptım, ciddi diyom bak bir ay önceydi. Yahu bir ay önceydi diyorum.

Six Guns Hilesi


Six Guns hakkında yeterince geyik yaptık sanırım. Ama gerçekten bir ay önceydi o anlattıklarım. Her neyse size şimdi bir de oyun hakkında bir hile göstermek istiyorum. Google'a Six Guns hilesi yazınca zaten direk karşınıza çıkıyor ama bunu bir de benden dinleyim istedim. Hem o hilenden başka bir hile daha anlatacağım. Evet arkadaşlar bildiğiniz gibi Six Guns silah almak için biraz altın bayılmanız gerekiyor. Ancak gamekiller adlı hile progamını kullanarak oyunda istediğiniz silahı alabiliyorsunuz. Programa silahın girmeniz gereken numarasını yazınca silah otamatik olarak program tarafından sizin için alınıyor. YouTube'de filanda zaten videosu var. Nasıl yapıldığını merak ediyorsanız oyunun adını yazın video zaten direk karşınıza gelecektir. Bunun dışında oyunda bir hile daha var. Bilgisayarın saatini ileri alırsanız canınızın tekrar dolmasını beklemek zorunda kalmıyorsunuz. Şöyle ki bildiğiniz gibi oyunda art arda defalarca ölünce tekrar doğmak için belli bir sürenin geçmesini beklemek zorunda kalıyorsunuz. İşte o süreyi beklememek için yukarıda size söylediğim yöntemi uygulayabilirsiniz. Bunu ben kendim buldum genelde tüm online oyunların hepsinde oluyor. Yalnız internete bağlı olmamanız gerekiyor bu numaranın çalışması için. Yoksa hilenin çalışması mümkün olmuyor. Şunuda söyleyeyim çok sıkta kullanmayın, sonra hileye güvenip normalde ölmeyeceğiniz yerlerde kendinizi öldürtebiliyorsunuz. Bu da haliyle oyunu zevksiz hale dönüştürüyor. Ben baştan söyleyeyimde sonra neden anlattın demeyin.

Son Söz

Benim Six Guns hakkında anlatacaklarım bu kadar. Normalde bir oyun için bu kadar uzun yazmıyordum. Ancak bu bir istisna oldu. Gerçi diğer yazılarımda pek kısa sayılmaz ama bu yazı şuana kadar yazdıklarımın en uzunu oldu sanırım. Durun bir cetvel alıp ölçeyim. Evet, dediğim gibiymiş en uzun yazım bu oldu. Kendi adıma yeni bir rekora daha imza attım umarım bundan sonra imza atarken yine yanımda olursunuz. Biliyorum her defasında lafı çok uzatıyorum ama kendimi yazmaktan alamıyorum. Zaten bundan dolayı şikayet etme gibi bir lüksünüz olamaz. Zira yazının başında uzun bir yazı olacak demiştim. Ama bu kadar uzun olacağını tahmin etmiyordunuz heralde öyle değil mi? İnanın bunu bende tahmin etmiyordum. Her neyse olan oldu yazı daha fazla uzamadan burada noktayı koyuyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle; iyi oyunlar, güzel günler diliyorum hepinize...
Blogger tarafından desteklenmektedir.